SESİNİZİ DUYUYORUZ
Sitemizin kurucusu Gazeteci-Yazar Faruk Kırtay'ın yazmış olduğu" Sesinizi Duyuyoruz" adlı kitabını buradan okuyabilirsiniz.,
29 Mart 2014 Cumartesi 21:38:12

Basım Yılı: 2001

Baskı: Livane Matbaacılık-İstanbul

GİRİŞ
17 Ağustos’ta, enkaz haline gelen her binanın altından yüreklerimizi yakan çığlıklar yükseliyordu:
“Sesimi Duyan Var Mı?”

Binaların enkazları başında yakınlarını kurtarmak için günlerce çaba sarfedenlerin de çığlıkları enkaz altından çıkan seslere karışıyordu:
“Sesimi Duyan Var Mı?”

Kardeşlerimiz, yakınlarımız, dostlarımız, anılarımız geçmişimiz ve umutlarımız enkazların altında kalmıştı. Ve çaresizliğin getirdiği suçluluk duygusuyla enkaz başında, kurtarıcıların ve kurtulmayı bekleyenlerin ortak sesiydi:
“Sesimi Duyan Var Mı?” sözleri

İş makinelerin çıkardığı gürültüleri birlikte, enkaz altında ve üstünde bulunan insanlarımızın bu feryatları birbirine karışıyordu. Yüzlerce insanımız enkaz altında günlerce süren yoğun mücadeleler sonrasında kurtulması başarılmıştı. Kurtarılması mümkün olmayanların ağzından çıkan ikinci ses ise:çocuklarının kurtarılması ve bir daha böylesi bir felaketin gelecek kuşakların yaşanmaması dileğiydi..

Enkaz altında günlerce süren mücadeleler sonrasında kurtulanlar, bu duyguyu ve düşüncelerini, geleceğe bakış açılarını 17 ağustos’un 1. Yılında deprem anıtında bulunan ve şuan da okumakta olduğunuz deftere, taleplerini ve duygularını yalın bir şekilde dile getirdiler..

17 Ağustos, deprem bölgesinde büyük yaralar açtı.
Anaların, babaların, kardeşlerin, sevgililerin, arkadaşların isimlerini deprem anıtında görenler önce gözyaşlarıyla yıkadılar mermer sütunları.
Sonra da insanın yüreğini yakan ve yanıtı hiçbir zaman alınamayacak mektuplar gönderdiler; yer altına…

İstedik ki; enkaz altına gönderilen her mektup, her ağıt adrese ulaşsın..İstedik ki; bu mektuplar aynı zaman da yer üstüne, gelecek kuşaklara da ulaşsın ve yaşadığımız bu faciadan dersler çıkartılsın.. İşte bu nedenle, enkaz altında kalanların “seslerine ses vermek” amacıyla bu çalışmamıza;
“Sesinizi Duyuyoruz” adını verdik..

Deprem anıtında bulunan ve son bir yıl içinde onlarca deftere yazılanları tek bir kitapta topladık, imzasız olarak yazılanları ilkesel olarak yazmamayı benimsedik. Yazılan yazının altına not bırakıp okunmamasını isteyenlerin taleplerini de yerine getirdik..

Ancak belirtmeliyiz ki; bizleri kahreden 17 Ağustos depremini ilahi bir ikaz olarak değerlendiren ortaçağ karanlığını savunan insanlık düşmanlarının tüm deprem bölgesini günah kuşağı olarak ilan etmeleriydi..

Tüm bunlarla yetinmeyenler, kefensiz olarak toprağa verilen bebeklerin, masum insanlarımızın  isimleri bulunan deprem anıtındaki anı defterine “ bu deprem iyi ki oldu” diye yazma cüretini gösterdiler..

Oysa bizler biliyoruz ki; bu doğal afeti felakete dönüştürenler biz insanlardık..Acıları bir daha yaşamama umuduyla..
Faruk Kırtay-Gazeteci/Yazar 
Numan Özkan/Yalova Belediye Başkan Yardımcısı

Not: Deprem Anıtındaki deftere ziyaretçilerin ve yakınlarını kaybedenlerin yazdıkları yazıların orjinalliğine özen gösterilmiştir.

MEKTUPLAR

Deryam'a
Seni çok özledim güzelim.
Habersizce gidişin, o gittiğin yol senden çok beni yordu.
Dedile rki; simsiyah o uzun saçların toza tuğlaya karışmış.
O bebek yüzün tanınmaz olmuş.
Yatağından bile kalkamamışsın, uyanamadın mı?
Yoksa bir teslimiyetmiydi bu.
O gece anneciğinle vedalaşarak uyumaya gitmiştin!
Niye?
Biliyor muydun yavrum!
Hissettin mi olacakları?
16 ağustos’ta neler paylaşmıştık seninle..
Ne çok ağladık gidenlerimize..
Hani çocukluğunun geçtiği unutamadığın o ev varya yıkılmadı canım.
Hala sapasağlam seni ve ağabeyini bekliyor.
Sana mezar olan evimiz varya üç duvarı varmış.
Sana güzel haberlerim yok bebeğim. Çeyizlerini hep çaldılar. Geri kalanı da enkaza karıştı gitti.
Adını bir mermer sutunda binlerce insanla kaynaşmış olarak görmek hoşuma gitmiyor. Bu sutünlar keşke bir iftihar listesi olsaydı.
Senin için bol bol dua ediyorum.
O sevdiğin kremalı bisküiyi artık yiyemiyorum.
Seni çok özledim bebeğim.
Sen okumasanda ben yazmaya devam edeceğim.
Bu sabah saat 04.30’DA sana iki mum gönderdim, karanlıkta kaybolma diye!
İçim yanıyor bebeğim..
Annen Sümbüle Ferah

 

Canım Öğretmenim Özlem Çakıroğlu'na
17 ağustos günü bir sallantıyla uyandı şehrimiz, 7.4. Şiddetindeki depremle açtık gözlerimizi.
Böyle olacağını bilsek açmak istermiydik gözlerimizi.
Sallantı durdu binaları sağlam olanlar dışarı çıktı.
Ya diğerleri..
Daha sonra öğrendikki, oturduğunuz bina yıkılmış ve sizi kurtaramamışlar. Oysa ne hayallerimiz vardı geçen yıldan..
Ama siz sözünüzü tutamadan ayrılmak zorunda kaldınız aramızdan. Biliyorum sizde daha hayatınzıın baharında öğrencilerinizden ve sevdiklerinizden ayrılmak istemezdiniz.
Bizlerde siz aramızdan bu kadar erken yolcu etmek istemezdik. Tam birbirimize alıştık derken 17 ağustos girdi aramıza. Bazen isyan eder gibi sormak geliyor içimden neden depremde buca insan ölüyor?
Şuan yanımızda olmayabilirsiniz ama biz sizi hiç unutmuyoruz. Her beden dersinde bizlerde öldük, ölüyoruz.
İnşallah siz bizi görüyorsunuzdur ama, bizlerin sizi görmemesi varya işte o en kötü kader olsa gerek..
Bilmiyorum siz o kefeni nasıl giydirdiler, üzerinize nasıl toprak döktüler sizi yalnız bıraktılar.
Ama biliyorum ki, bir gün ellerimiz öyle birleşecek ki, enkazları kaldıran binalrı yerinden oynatan iş makinaları bile bizleri ayırmaya gücü yetmeyecek..
Tüm öğrencileriniz sizi öyle özlüyorki, bazen resminize bakıp bazende hatıra defterlerimize yazdığınız o birkaç sözle yetinmeye çalıuşıyoruz.
Yetinmeyeceğimizi biliyoruz ama genede bir çözüm. Hani bana yazdığınız hatırada “ adaşım olarak sen hiç özlem  çekme olur mu” demiştiniz ama bana o özlemi siz çektiriyorsunuz..Huzur içinde yatın öğretmenim.

Öğrencin Özlem İymen

Cennetin Çocukları

Deprem gecesi kaybettiğimiz diğer masum insanlarımız gibi birde çocuklarımız vardı. İşte onlar Cennetin çocuklarıydı. Onlar ana yüreğine muhtaçtı. Kıpır kıpırdı yürekleri O güzelim gözleri “Yağmur” kokardı.
Deprem gecesi kaybettiğimiz diğer masum insanlarımız gibi birde çocuklarımız vardı. İşte onlar Cennetin çocuklarıydı. Onlar ana yüreğine muhtaçtı. Kıpır kıpırdı yürekleri O güzelim gözleri “Yağmur” kokardı. Tepeden tırnağa günahsızlık vardı bedenlerinde. Çünkü onlar tanrı kokardı. 
Deprem gecesi yatağından düşerken koynundaki oyuncak ayıyı bile bırakmayan çocukları bizler toprak altında bıraktık! Işıklar yaktık ülkemizde oysa her ölen çocuk, gökten bir yıldızın eksilmesi demek! Çocuklarımızı kolay ölümlere terk ettiğimiz için ülkemiz böylesine karanlık demek!!

Hatice / Seher Karayavuz, Uygar Genç, Tayfun Yıldırım, Şule Dimerkaya, Yeliz Denizli

Hiç birinizin öldüğüne inanmıyorum.
Hepiniz bizler için yeniden doğdunuz.
Hem de ölümsüzcesine ..
Ve hiç biriniz deprem nedeniyle ölmediniz.
Hepinizin birer katili var.
Beyinlerimiz değişmedikçe bu sürüp gidecek.
Ama temennim ne bizim katil olmamız,
Ne de sizler gibi ölümsüz olmamızdır..
Özcan Karakaş

 

Ben Anadolu'yum, 
Sizlerle birlikte bende yıkıldım. Ağladım ama yılmadım. Siz yüreğimde sızı, gönlümde derin acı, gecelerimde çığlıktınız..
Anamdınız, babamdınız, bacım, kardeşim, çocuğumdunuz.
Sizi kaybetmekle tenimi, kanımı kaybettim.
Ama yılmadım. Sizleri çok seviyorum.
Karanlık gecelerimde dualarımdasınız, rüyalarımdasınız.
Biliyorum ki, cennettesiniz. Tek yürek, tek bilek, tek millet olmanın şuuru bizi yılgınlığa düşürmedi.
Hepimiz bıraktığınız acılara rağmen ayaktayız...
Sizlere rahmet diliyorum.
Emanetiniz, emanetimizdir.
Saygı ve rahmet hepinize.
Anadolu'dan..
Şehmuz Ceyhan

Biz 17 Ağustos 1999 gecesi ruhen ve madden çırılçıplak kaldık..
İstediğim sadece (bu olayı bire bir yaşayan evsiz ve ailesiz kalan bir kişi olarak) bu olaya sebebiyet veren, bir şekilde ihmali olan, sırf kendisine para ve menfaat sağlayan kişilerin cezalandırılması.
Cezalandırılsınlar ki,bundan sonra para ve ona benzer şeylerin hayatta pekte yeri olmadığını öğrensin..
Cezalandırılsın ki, benim acım birazcık dinsin.
Cezalandırılsın ki, başka insanlar benim yaşadığımı yaşamasın..
Cezalandırılsın ki, insanlar hayata daha güvenli baksın..
Daha mutlu yarınlar dileğiyle ..
Nevin Dağlıoğlu

Artık ölüm eskisi gibi ürkütmüyor beni.
Biliyorum bir çok dostum var öbür dünyada..
Acıların insanları birleştirdiğini duymuştum.
Ama şahit olmakta varmış kaderde ..
Farihan Kazdal

17 Ağustos'ta 5 yakınımı, annemi, kardeşlerimi kaybettim.
Allah bu felaketi bir daha insan oğluna yaşatmasın.
Biz her an o anı yaşıyoruz.
Ölen kardeşlerimin hepsi üniversite mezunuydu.
Ben kurtuldum ama sakat kaldım..
Gönül Bilgin


'Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı, düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı...'
Mehmet Akif'in bu sözlerini şimdi daha iyi anlıyorum.
Unutmayın!
Şu an üzerinde bulunduğunuz alanda belki de binlerce şehit kanı var.
Lütfen,
Onlara saygı duyalım. Bari sadece bu alan üzerinde hareket ve davranışlarımıza dikkat edelim.
Belki bu alanda bizlerinde kanı olabilirdi..
Ne dersiniz..?
Ya da emin miyiz, ileride aynı akıbete uğramıyacağımıza! Sahi emin misiniz?
Ayfer

Geçen yıl bu zamanlar yaşadığımız acı günler.
İnşallah o günleri bir daha yaşamayız.
Kaybettiğimiz yakınlarımızı rahmetle anıyoruz, 
Ve onları asla unutmayacağız.
Yıkılanlar, Yıkılmayanların yüklerinde daima yaşayacaklardır.

Tuğba Erge


Eğer bir gün bu yazıyı aklı başında olan genç insanlar okursa diye yazıyorum.
Yaşanan bu korkunç deprem bir gün gelip sadece bu resimlere bakıldığında hatırlanacak.
Ama artık bu böyle olmasın.
Bizleri aklı başında insanlar yönetsin, insanlar birbirlerine saygılı olsun..
Bizi yöneten insanları ise iyi değerlendirip görevlendirsinler.
Herkes üzerine düşen görevi yapsın
Yapsın ki;binalar yıkılmasın, bizler ve çocuklarımız daha iyi bir Yalova ve Türkiye'de yaşasın.
Bende depremde ailemden çok sevdiğim insanları kaybettim.İnşallah bu yazılar defterde kalmaz.
Bütün dileğim bu!
Muharrem Ertan

Bir inşaat mühendisi olarak utanıyorum.
Meslektaşlarımın, müteahhitlerin yaptıklarını görmek,yaşamak..
Çok ama çok acı veriyor.
Değişmeli artık değişmeli..
Ne olur, ders alınsın.
Artık kimse ölmemeli..
Deprem acı vermemeli artık..
Alper Uluiş

Korkunçtu!
Ve daha demincek...
Yıllar geçsede demincek..!
Özgür


Acıların en büyüğünü yaşadık.
Kıymeti gördük, ölümü gördük.
Yıkıldık, yok olduk, çaresizliği yaşadık.
Yardım edemedik, kırıldık, yandık,
Dostlarımızın acısını paylaşamadık.
Biz ne olduğumuzu anlayamadık.
Nuran Altınören

Bir Tanem Barışcan..
Seni 17 Ağustos gecesi kaybettiğim an bil ki seninle birlikte her şeyimi kaybettim.
Seni ne kadar özlediğimi anlatmam için denizler mürekkep olsa yetmez..
Seni Çok Seven Annen Hülya Günhan

Sevgili Yengem Süreyya ve Amcam
Sizleri çok seviyoruz.elimizde olmayan 17 Ağustos depreminde sizleri kaybettik.
Ama sizleri unutmadık.
Amcacığım ve yengeciğim sizleri çok özledik..
Tuğba Çete/Raif Çete


Deprem Şehitlerine..
Depremi yaşadıktan sonra her gece saat 03'te uyanıyorum.
Ve bir daha uyuyamıyorum.
Evlerin yıkılmasına neden olan müteahhitler ellerini kollarını sallayarak dolaşırken şu an toprak altında yatan deprem şehitlerinin huzurlu uyumadıklarını düşünüyorum.
Ve bunlar cezalandırılıncaya kadar da huzurlu uyuyamayacakları kanısındayım.
İnsanlar bu kadar gamsız olduktan sonra daha çok felaketler yaşarız.
Büşra Kopuz

Canım Kardeşlerim...
Canım kardeşim Erdem, Çiğdem, Sinem Akbaş.
Sizler hiç ölmediniz.Daima bizimlesiniz.
Biliyor musunuz!sizleri öldüren şerefsiz katiller hala içimizde ve ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar.Üstelik utanmadan.Bu dünyada elbet kalıcı değiller, yarın öbür gün ölüp yanınıza sizlerin katilleri olarak gelecekler..Sizleri çok seviyor ve özlüyorum..
Sizi çok seven ağabeyiniz Mehmet Akbaş


Canım Öğretmenim Ayfer Tuncer
Seni hiçbir zaman unutmadık.
Unutmayacağız.
Son senemizde bizleri yalnız bıraktın.
Ama sen hep kalbimizde yaşayacaksın.
Öğrenciniz Kader

Sevgili Öğretmenim
Seni çok özledik. Bizlere çok şey öğrettiniz. Her şey için teşekkürler.
Seni çok ama çok seviyoruz.
Öğrencin Çisem


Sevgili Ailem
17 Ağustos'ta hep birlikte karanlıklara boğulduk.
17 saat enkaz altında kaldım.
Eşim Dilek, kızım Dilara, oğlum Ulaş Yıldırım..
Sizlerin anılarını bir yıldır bu anıtta taşıyorum.
Ve bu anıtı bekliyorum.
Sizler ölmediniz her zaman her yerde kalbimdesiniz.
Sizleri çok seviyorum.

Babanız Memiş Yıldırım

Sevgili Kuzenim
17 Ağustos, bizden canımızı çok sevdiğimiz seni (Senem'i) alıp götürdü.
Bir daha göremeyeceğimiz uzak yerlere.
Daha küçüktü.
Onu bir daha görememek....
Dünyanın en kötü hissi bizim için.
O çok tatlıydı.
O bir taneydi.
Onu hiç unutmayacağız.
Ve hep boşlukta yaşar gibi yaşayacağız...
Kuzenlerin Hümay, İlay ve Elif Ablan

 

Kardeşim Yakup Sarı Bir gün mutlaka kavuşacağız.Ama o gün ne zaman olur bilinmez.Keşke burada olup bütün bu olanları görseydin(Belki buradasın ve görüyorsun).
Ablan Gülten Sarı

Ömer Fırat ve Ayhan'a
Kaderin böylesi..
Dünyada en çok neyi sevdiysem elimden aldılar.
Hayatı sevdim, bana haram oldu.
Ailemi sevdim hüzün oldu.
İnsanları sevdim onlarda acı doluydu.
O gece demek ki..
Bu dünyada sevilen her şeyi kaybedecekmişiz.
Alın yazısı bu..
Fakat bundan sonra ölümü de seveceğim..
Belki bende sevdiklerime koşarım..
Sevgili Ayhan Abi, senin yokluğun çok hissediliyor.
Seni anlatmak mümkün mü!..
Ömer Fırat, sen gittin buraların tadı tuzu kalmadı.
Seni unutmadık..
Sizleri unutamadık..
Birkaç güne kalmaz bizde geliriz.
Gökhan, Tüzün, Murat, Ferit..

Sizleri Unutamıyorum..
Büyük kayıplar vermeme rağmen ayaktayım..
İnanın aranızda olmak isterdim.
Çünkü, sizler olmadan hep bir şeyler eksik..
Sizdense geriye kalan resimler, hatıralar..
Ve güzel günler.
Sizleri öyle özledim ki...
Ayşe Çırak


Zehra Karaosmanoğlu
İbrahim Uslu
Güner Kılıç
Yusuf Kalender
İbrahim Tosun
Milis Tarım
Turan Yazıcı
Resul Civelek(yandı)
Ve diğer tüm deprem şehitlerine rahmet, kalanlara Allah'tan sabır dilerim.
Birgül Yılmaz


Sevgili Emine..
Seninle en son konuşmamızı hatırlıyorum.
O zamandan bu güne bir daha sesini duyamadım.
Öldüğünü öğrendim o an kulaklarıma inanamadım.
Seni çok özledim.
Şimdi ne diyorum biliyor musun?
Hani düğüne gelememiştim ya, keşke gelseydim.
Keşke seni o beyaz gelinliğinin içinde görebilseydim.
Ama olmadı.
Duygularımı anlatamıyorum.
Eminim ki, sen beni anlıyorsun.
İlk defa böyle bir acı yaşadım.
Son görüştüğümde bebek yapmayı düşünüyordun.
Bebeğini eline alman kısmet olmadı.
Daha fazla yazamıyorum...
Sana ve eşine rahmet diliyorum.
Nur içinde yat.
Öldüğüne inanmak istemiyorum.
Seni çok seven arkadaşın
Berrin Sevgili

Ümit, Deniz ve Mustafa Abim..
17 Ağustos'ta sizleri kaybettik.
Sizleri çok özlüyoruz.
Bugün sizlerinde isimleri bulunan deprem anıtı açıldı.Oysa bu felaket hiç yaşanmasaydı ve bu anıt hiç açılmasaydı.
Ama yinede unutulmamanız için bu anıt anlamlı.
Sizleri çok seviyor ve özlüyoruz. 
Birhan, Akın, Asmen, İrem ve Çağrı

Sevgili Anneciğim
Hayatımın en kötü gününü o gece yaşadık.
Aklımıza gelmeyen düşüncelerimizde olmayan ve asla benliğimizden silinmeyen gecenin üstüden koca bir yıl geçti.
Ama hala dün yaşanmış gibi devam ediyor.
Her ne kadar hayat acısıyla tatlısıyla devam etse de.
Kaybettiklerimizi unutmadık.
Onlar her an bizinle beraber.
Tıpkı içtiğimiz su, yediğimiz yemek gibi.
Keşke Günay anneciğim hayatta olup yine beni dinlesen ve doğru olanı bana gösterip yanlışlarımı düzeltsen.
Biliyor musun?
En çok istediğin şey gerçekleşti..
Canan ile Ufuk evlendi..
Sevgi, bankacılığı kazandı. Sevilay dersanede. Hayırsız, sen biliyorsun o da Allah yolunu bırakıp kendi yolunda çamura saplandı.
Seninle en güzel 3 yıl yaşadık.Bana bazen anne, bazen baba, bazen de en yakın arkadaş, sırdaş oldun.
Senin kızmalarını bile çok özledim.
Yerini kimse tutamaz.
Mekanın cennet olsun...
Manevi kızın Songül Erman

17 Ağustos bir tek sizleri alıp gitmedi aramızdan.
Biz yaşayanlar belki de şanslılar bir çok şeyimizi yitirdik.
Ama en çok sizleri özledik.
Yakınlarımızın zamansız gidişine ağladık.
Yetmedi ağlayarak tepki göstermek istedik olmadı.
Çünkü yaşam;depremden daha da acımasız ve can alıcı... Para hırsı var...
Mutsuz, çünkü siz yoksunuz .
Olduğunuz yerde mutlu kalın, bizim olamadığımız kadar...
Göz yaşlarımız sizinle...
Çiğdem Esen

Anne
Senin bir anıt büyüklüğündeki varlığının gölgesinde ne türlü mutlu yaşadığımızı, adına dikilmiş bu anıtta da gördük.Öyle büyük ve sağlam yaşadın ki, senin muhteşem yumuşaklığına ancak bu şiddette bir felaket denk düşebilirdi.!
Çanakkale'den Yalova'ya gördüğüm bütün ışıklarla dolu aziz hatıran, önünde hürmetle duruyoruz..
Demirel, Kahyaoğlu ve Öztürk Aileleri

 

Uğurumuza..

Seni her gün anıyoruz. Hayalinle yaşıyoruz inan. Sesin kulaklarımızda çınlıyor, kahkahaların bizlere mutluluk veriyor. Ama uyanıyoruz bir zaman sonra ve ardından gözyaşları.

Sitem edemiyorum tanrıya, seni bizden çok seviyordu demek ki, yoksa ayırırımıydı bizden.

O gece yüreğime öylesine bi acı saplandı ki; yılarca geçmeyecek inan. Herkesten bir şeyler koptu belki. Ama hiçbiri seni kaybetmek kadar acı olamaz.Biz “ seni unuttuk” kelimesini tanımıyoruz.

Tanımak istemiyoruz. Çünkü, sen bizim her şeyimizsin, yaşamaya bağlanma hevesimiz, mutlu olmamız için tek sebepsin.

Özlemin öylesine kocaman ki, bizi yiyip yiyip bitiriyor. Hayallerindeki kızı umarım bulursun:

“mor saçlı, pembe gözlü, 3m 50 boyunda, 2 yaşında yeşil tenli”.Seni çok seviyor ve özlüyoruz!

Leyla, Selda ,Selda

Selam Özge;

Seni çok seviyorum maviş gözlüm. Buraya sana olan son görevimi yapmaya geldim.

Yattığın yerde huzurlu musun?

Hani daima başarmak istediğin bir meslek vardı ya, belki sen bunu başaramadın ama ben başaracağım. Herkes senin için öldü diyor ama ben biliyorum ki, sen kalbimizi aydınlatan bir ışıksın. Ölüm seni bizden aldığını sanıyor yanılıyor aslında. Seni hiçbir zaman bizden ayıramayacak.

Seni o kadar çok seviyorum ki, canını alan azrail bile bunu öğrenecek.

Ölüm sadece senin canını aldı. Peki ya sevgini götürebildi mi?

Ölüm belki canımızı alabilir (hatıralarımızı, anılarımızı, sevgilerimizi dostluklarımızı da) yanına götürebilir mi?

Asla. Sadece bir şeyi bilmeni istiyorum

Seni hakikaten çok seviyoruz ve unutmadık!

Seni hiç unutmayan arkadaşlarından

Emel Çoban

Not: bir şiir yazdım sana

Arkadaşım diye başlayan

Dostum diye devam eden

Seni unutmayacağım diye son veren

Bir şiir yazdım sana

Geri dön maviş gözlüm seni seviyoruz. Seni çok özledik

 

Özgeye

Seni öyle seviyorum ki bunu canını alan azrail bile öğrenecek!

Mezar taşıma iki kelime ile seni unutmadığımı yazsınlar

Üzerine iki gül koysunlar

Dostluğumuzu simgeleyen

Doğduğum gün yerine

Tanıdığım gün koysunlar

Öldüğüm gün yerine ise

Nokta koysunlar

Bende seninle yaşayacağım

Vardı öldü desinler

Mezar taşımı okuyan dostlar ölmeyen dostluk desinler!!

Unutmak mı?

Seni unutmak mı diyorsun sus

Çünkü günaha giriyorsun

Güneş unutursa “doğmayı”

Deniz unutursa “sahili”

Dünya unutursa “dönmeyi”

Rüzgar unutursa “esmeyi”

İşte o zaman unuturum “bende seni”

Özge seni seviyorum

Emel Çoban

 

Canım Deryam’a

Canım, canımın yarısı, dostum, kardeşim, sırdaşım, her şeyim.Beni bırakıp gidişinin üzerinden bir yıl geçti.

Ama ben hergün gelişini bekliyorum.

Çünkü, biliyorum sen beni yalnız koyup gidemezsin. Sensiz yapamayacağımı nefes alamayacağımı bilirsin.

Yaşıyorsun Deryam, ben yaşadığım sürece sen yaşayacaksın..

Nasıl ki, benim bir parçam seninle enkazın altına girdiyse, senin bir parçanda benimle hayata devam edecek..

Yaptığım her şey ikimiz için..

Biz bir gün bir yerlerde tekrar buluşana kadar senin için yaşamaya devam edeceğim.

Sen yaşamdın  deryam, biliyorum ki, ölümün soğuk yüzü bile senin güzel gözlerindeki ışıltıyı yok etmeye yetmez..

Beni beklediğini yanı başında yer ayırdığını biliyorum.geleceğim güzel gözlüm, geldiğim zaman aynı eski günlerdeki gibi birbirimize sarılıp hüngür, hüngür ağlayacağız ve kahkahalarla güleceğiz.

Seni çok sevdim deryam, seni çok seveceğim.Tekrar can dostum, bir gün her şey tekrar başlayacak.

Aynı şarkımızda olduğu gibi “ birgün, birgün ayrı düşsek bile, hiçbir zaman ayrı değil yollarımız. Aynı yolda yürüdükçe, gün gelir ellerimiz dostça birleşir”..Ayrılsakta kopamayız (Pınar)

Sevgili Melise..

Hani sana Çingene güzeli diyorduk hatırlıyormusun?

Ne kadar çok kızardın.

Şimdi biliyor musun o güzeli çok özlüyoruz.

Tarih dersinde yine tahtaya kalkmaya hazır mısın?

Çalıştın mı? Yine deliler gibi?

Resimci sana Meliş dediği zaman ne kadar da kızardın.

Keşke hep yanımıza olsaydın da seni hiç kızdırırmıydık.

Ama biliyorsun bizim sınıfın halini, her zaman şakaydı..

Seni öyle çok özledik ki, seni bizden alan o güne lanet ediyoruz.

Senin çektiğin acıları şimdi biz çekiyoruz.

Ama üzülme elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak.

Her zaman kalbimdesin.

Her zaman sevildiğini bil!

Figen/Şebnem/Melek/Sinem/Özlemve 8/D(Eski)

 

Bir tanem Barışcan..Seni 17 ağustos gecesi kaybettiğim an bilki seninle birlikte her şeyimi kaybettim. Seni ne kadar özlediğimi anlatmam için denizler mürekkep olsa yetmez..

Seni çok seven annen Hülya Günhan

 

Sevgili yengem Süreye ve Amcam

Sizleri çok seviyoruz. Elimizle olmayan 17 ağustos depreminde sizleri kaybettik.

Ama sizleri unutmadık.

Amcacığım ve yengeciğim sizleri çok özledik..

 

Tuğba Çete/Raif Çete

Deprem şehitlerine..

Depremi yaşadıktan sonra her gece saat 03. de uyanıyorum. Ve bir daha uyuyamıyorum.

Evlerin yıkılmasına neden olan müteahhitler ellerini kollarını sallayarak dolaşırken şu an toprak altında yatan deprem şehitlerinin huzurlu uymadıklarını düşünüyorum.

Ve bunlar cezalandırılıncaya kadar da huzurlu uyuyamayacakları kanısındayım. İnsanlar bu kadar gamsız olduktan sonra çok felaketler yaşarız.

Büşra kopuz

 

Canım kardeşlerim..

Canım Kardeşim Erdem, Çiğdem, Sinem Akbaş. Sizler hiç ölmediniz. Daima bizimlesiniz.

Biliyor musunuz! Sizleri öldüren şerefsiz katiller hala içimizde ve ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar.

Üstelik uyanmadan.

Bu dünyada elbet kalıcı değiller, yarın öbür gün ölüp yanınıza sizlerin katilleri olarak gelecekler..

Sizleri çok seviyor ve özlüyorum..

Sizi çok seven ağabeyiniz Mehmet Akbaş

 

Sevgili kuzenim

17 Ağustos, bizden canımızı çok sevdiğimiz seni, (senem’i) alıp götürdü.

Bi daha göremiyeceğimiz  uzak yerlere.

Daha küçücüktü.Onu bir daha görememek.

Dünyanın en kötü hissi benim için.

O çok tatlıydı.

O bir taneydi.

O’nu hiç unutmayacağız.

Ve hep boşlukta yaşar gibi yaşayacağız..

Kuzenlerin Hümay, İlay ve Elif Ablan..

 

Sevgili öğretmenim Meryem Işık

Adın gibi ışık kalasın.

Kalbimiz yanıp tutuşuyor.

Seni hiçbir zaman unutmayacağız.

Bahçelievler ilköğretim okulu 5/c öğrencilerinden Kevser Kaya

 

Sevgili yengem İhsan Korkmaz

Seni çok kısa bir zamanda tanıdım!

Kısa bir zamanda da kaybettim.

Ama hep kalbimdesin..

Gelinin Yasemin

 

Canım arkadaşlarımız..

17 Ağustos bizlerden bütün sevdiklerimizi alıp götürdü.

Bizlerin en yakın arkadaşları olan

Semanur, Cumhur, Ufuk, Funda , Nilüfer, Aysel ve Erhan.

 

Sizler, hiç ölmemesi gereken insanlardınız..

Sizler sadece buralardaki taşlarda değil, bizlerin kalplerinde yaşıyorsunuz. Sizler, bu taşlardan silinebilir ama yüreğimizden asla..

Arkadaşların Sem, Nilban, Nuran Nüknet..

 

Mehmet Koçal,

Seni enkazdan kurtaramadım.

Ama eşini kurtardım.

Enkazın altında eşine ilk suyu ben içirdim.

Üzgünüm.

Sucu Resul

 

Sevgili arkadaşlarım..

Depremde ölmelerin ardından hepimiz çok üzüldük.

İnşallah bir daha olmaz.

Not: inşaatçılar iyi iş yapsınlar

Ezgi Karakoyun 1992 Doğumluyum.

 

Benim isyanım sizlerin ölümüne sebep olanlara..

Çürük binaları yapanlara..

Onlara göz yumanlara..

Allah bir daha böyle felaketler göstermesin

Rahat uyuyun..

Zehra Gök

 

Ben annemi, babamı 17 ağustosta kaybettim.

Daima acılarını içinde taşıyacağım.

Anneciğim, babacığım sizleri çok özlüyorum.

Unutmadım. Unutmayacağım.

Nurcan Baran

 

Sizler hepiniz.

Toprak altında kefensiz yatanlar..

Hiç aklımdan çıkmıyorsunuz.

Andıkça içim burkuluyor, gözlerim doluyor.

Sizler benim kalbimizde yaşıyorsunuz.

Semih işçi

 

Metin Saygı’ya..

Üzüntünü, acını yüreğimden halen atamadım hocam..

Bizleri, öğrencilerini ne kadar aydınlattıysan senin yerinde o kadar aydın olsun.

Ben seni hiç unutmayacağım hocam

Bütün dünyada senin gibi aydın ve iyi yürekli hocalar tükenmesin.

Deprem seni aramızdan aldı ama, benim bu küçük yüreğimden hiö bir kuvvet seni koparamayacak..

Yerin rahat olsun..

Ebru Cengiz

 

Merhaba İpek..

Büyük facia biteli 1 yılı geçti.

Ve sen ipek, senin yaran bitmedi.

Hep seni, güleç yüzünü her yerde görüyorum.

Seni gelinlik göremeden kara topraklara gittin, en kötüsü o kara toprağa bile girerken gelinlik giyemedin…

Hep aklımdasın arkadaşım.. Mekanın cennet olsun.

Seni unutmayacağım.

Elif Şanlı

 

Sera,

Seni ve diğer ölenleri unutmayacağım!

Sizleri çok özleyeceğiz.

Eminim orda mutlusunuzdur!

Sevcan /Çınarcıktan

 

Nihat Yıldız’a

Gözyaşlarıyla dolaştım bu anıtı.

Aklım hep sende kaldı arkadaşım.

Seni hiç un utmadım ve unutamam.

O kadar iyiydin ki, seni unutamam. Yüce allahtan ölenlere rahmet kalanlara başsağlığı diliyorum.

Pınar Doğan.

“milyarların olsun neye yara ki, sonunda sana kalan bir kara toprak..”

 

Sevgili Perihan Ablam..

17 ağustos’u hiçbir zaman unutmayacağım.

Zaten bu anıt var olduğu sürece unutulacağınıda sanmıyorum.

Ve Sevgili Perihan Ablam…

Ben varolduğum sürece kalbimde yaşayacaksın.

Allah bir daha kimseye böyle felaket yaşatmasın.

Sen bir güvercin..

Uçuyorsun göklerde

Ay on dördünü kuşanmış enginlerde..

Adın Perihan, Adın Destan Dillerde..

Fatih Yağcı

 

Canım ablacığım..

Aramızdan ayrılışının 13. Ayında sana bu satırları yazıyorum.

Büyük acı halen tazeliğini koruyor. Seni asla unutmayacağım.

Nur içinde yat, mekanın cennet olsun seni seven kardeşin Münevver Öztürk

 

Ablacığım Feyza Dumantepe

Seni çok seviyorum, ama bir gün geleceğine inanıyorum.

Senin çocuklarınla kendimi avutuyorum..

Sen her zaman yaşayacaksın ablacığım. Sana bu mektubu ağlayarak yazıyorum.

Fatma Morgül

 

Her insan bir yıldızdır

O gece çok yıldız kaydı

Hepinize allah rahmet eylesin

Hasan Turabiye

 

Hepinize..

Ben Çorumluyum..

Bizim oralarda nerelisin denilince..

Evli olanlar “hanım köyülüyüm “derler..

İşte ben de Yalovalıyım..

17 ağustostan yaklaşık iki hafta önce bende sizlerle birlikteydim.

Aradan geçen bir yılda yine sizlerle birlikteyim.

Elbet ki, sizlerin acıları halen yüreğimde taşıyorum.

Ama beni asıl üzen, sizlerin aramızdan ayrılmanızdan çok sizden sonra hiç birşeyin düzelmemiş olması..

“her nefis ölümü tadacaktır” sözünden anlaşıldığı gibi sizler, bizlerden önce tattınız ölümü..

Sizlere rahmet diliyorum..

Ama!!

Sizleri unutanlardan nefret ediyorum..

Cengiz Eker

 

Öğretmenim Mehmet Terzi  ve Ailesine..

Sizleri ömür boyu unutmayacağız.

Dilerim ahiretteki mekanın cennet olsun.

Tüm depremzede yakınlarına ve Gökhan Tomrakın ailesine başsağlığı diliyoruz.

Ufuk koleji öğrencileri adına.

Ahmet Alparslan Çelik

 

Ozan , Okan, Gökhan Ve Özgeye

Sevgili arkadaşlarım, yanımda olmanızı o kadar çok isterdimki, bunu anlatamam. Keşke şu an hayatta olsanız..

Sizin yeriniz hep boş kalacak kimse ama hiç kimse o yeri dollduramıyacak. Keşke, 17 Ağustos benimle birlikte olsaydınız. Ne olurdu ki? Beni bırakıp gittiniz.

Sizleri çok ama çok özledim, seviyorum..

Ve kendime de çok kızıyorum.

Şu an mezarınızın nerede olduğunu bile bilmiyorum.

Hepinize allah rahmet eylesin, yattığınız yer cennet olsun, sizleri unutmadım, unutmayacağım.

Arkadaşınız Elnar Mutlu

 

Gökhan ve Melda Gökdemir’e

Şu anda diyecek tek bir kelime dahi bulamıyorum.

Öyle bir duygu içersindeyim ki, bu duyguyu yazı ile anlatmak mümkün değil..

Buna ne ağlamak ne de başka bir şey teselli ve huzur verir.

Sizlere rahmet diliyoruz.

Sizleri tanımayan ama buralarda bir yerde gömülü olduğunuzu bile 3 Kelkitli..

Hüseyin Berat Taşlı/ Okan Aksu Cihan Sargınalı

 

Sevgili öğretmenime..

İlk kez mektup yazarken ağlamak geliyor içimden.

Ama bu kez de koruyorum gözyaşlarımı.

Bu mektup öteki dünyaya nereye gideceği belli olmayan bir yere gidiyor.

Ve öğretmenim sen oralardasın.

En acısı nedir biliyor musun?

Seninle birlikte olması seven ben olarak, senin  yanında olmak..

Öğretmenim, ben senin tatlı öğrencin Yağmur..

Belki çok düzgün değilim, ama yine öğreteceksin sen bana bu kuralları değil mi?

Geleceğe dair planlarımız vardı. Siz hep benim yanımda olacaktınız..

Ve öğretmenim, size bir kitaptan sesleniyorum..

Bir gelecek düşleriz hep.

Ama gelecek bir plandır ibarettir yalnızca.

Okusaydınız benim kadar beğeneceğinize eminim. Öğretmenim,

Bir sözünüzü tutmadınız!

Bilmem orada hatırlıyor musun?

Benim evime yemeğe gelecektiniz ve ailece tanışacaktık.

Eğer müsait olursanız lütfen bir 17 Ağustos’ta bize gelin..

Öğretmenim..

Bu seneki bütün Yalova 1. liklerini size armağan ediyorum. Ve ben hiçbir öğretmenimi böyle sevdiğimi hatırlamıyorum.

Sizinle burada değil ama her nerede olursa olsun,Karşılaşmaya hazırım. Ve size deprem anıtı değil, başarı anıtı yapmışlar.

Öğretmenim, seni kucaklamayı çok isterdim.

Seni hiç unutmayacak öğrencin Yağmur Balki

 

M. Ali Öztürk’e..

Öncelikle bütün depremzedelerimize allahtan sabır, ölenlere rahmet dilemekten başka yapacak bir şey olmadığı kesin ve aşina..

Ancak tüm temennim bir daha böylesi bir felaketi allah düşmanlarıma bir yaşatmasın..

Depremde, ruhunu ve bedenini kaybettin ama ruhunu, prensiplerini, düşüncelerini hep kalbimizde yaşatacağız.

Sevgili dayım,

Seni hiç unutmayacağız!

16 ağustos 1999 günü senin yazmış olduğun son dörtlükte mektubumu noktalamak istiyorum.

Hakan Araz

Vadesi gelmeden döktü çiçeğin

Hata gülde, bağıbana dokunma

Sevda değdin yalan gerçeğin

Hata aşkta, sevdakara dokunma

Yoruldum boşuna ama denedim

Senin aşkın geçicidir söyledim

Belki uslanırsın hatan görmedim

Hata dilde, gönüllere dokunma

 

Sevgili Dursun’a

Depremden hemen sonra o gece sizlere koştum. Sizin binayı görünce dünyam yıkıldı.

Seni ve Serayo kendi ellerimizle sağ çıkardık.

O an dünyalar bizim oldu, fakat hastanede vefat ettiğini öğrenince ikinci sefer yıkıldım.

Allah bir daha böylesi  feci günler göstermesin.

Yerin cennet olsun..

Dayın Alişan ve Güler Korkut

 

Sevgili arkadaşlarım..

Canım arkadaşım ersin, Ayşe ve Ergin Sarıca..

Hani hiç ayrılmayacaktık, kopmayacaktık.

Sizler benim en iyi arkadaşlarım değimliydiniz?

Varmıydı öyle bırakıp gitmek.

Sizi deprem almadı aramıızdan, duyarsız gözünü para hırsı bürümüş müteahhitlerin kurbanı oldunuz..

Onlar bu vicdan azabı ile ne kadar yaşarlar!

Tabii vicdanları varsa!

Hani ilerde çocuklarımız beraber oynayacaktı,

Yalovanın sokaklarında bahçelerinde..

Zamansız gittiniz..

Beni beklemediniz dostlarım.

Kırıldım size aşk olsun

Murat Polat

 

Sevgili halkım,

Sizleri ve Yalovayı çok sevdik.

Bir daha allah yaşatmasın.

Sonuna Kadar Yalovalı, Yalovadayız.

Narin Öztüzün

 

Canım arkadaşım Halime,

Seni hiç unutmadık.

Çalıştığımız ortamda hep yanımızdasın..

Her an snei yaşıyoruz. Sen hep bizim kalbimizdesin.

Senin o deniz gözlerini hiç unutmayacağız.

Seni çok özledik

Deniz gözlerinin gözlerimizde,

O güzel sesin kulağımızda.

Her an hayalin yanımızda,

Hep seni anıyoruz. seni çok özlüyoruz.

Emine/Ebru/Maviş/Mümin/Ramazan

 

Hepinize,

İlk kez kendimden ve ailemden farklı olan hiç tanımadığım sizler için ağladım.

İlk kez, başka insanlar için yüreğim sızladı.

O gün bir melek olup, yardım etmeyi çok istedim..

O gün iyi bir müteahhit olmak istedim..

O gün, başbakan olmak istedim..

O gün cumhurbaşkanı olmak istedim..

Enver Bilgehan Hilal/ Adana

 

Artık ölüm eskisi gibi ürkütmüyor beni.

Biliyorum birçok dostum var öbür dünyada..

Acıların insanları birleştirdiğini duymuştum.

Ama şahit olmakta varmış kaderde.

Farihan Kazdal

 

Biz çok küçüğüz.

17 ağustosu unutmadık.. Ama siz unuttunuz..

Berhan Şahin/ Tolga Özden

 

17 ağustos anlatılmaz.

Zaten fotoğraflar her şeyi anlatıyor.

45 saniyede yaşanacak umutlar gitti..

Söylenemeyecek sevgiler gitti!

Daha yetmezmi?

Zaten neyimiz kaldı!

Ölenler göçüp gitti.

Bizler ya diğer depremde çökeceğiz.

Yada bu korkuyla..

Burcu  Gürer

 

Ben 17 Ağustosu yaşamış bir vatandaşım.

17 ağustosta 3 çocuğumu ve teyzemi kaybettim.

Bu anıtı yapanlara teşekkür ederken,

Bütün depremzedelerin başı sağolsun.

Harun Öztürk

 

Yaşadığımıza sevinemeyecek kadar üzgünüm.

Sen, ben o değil..

Hepimiz aynı acıyı yaşadık.

Korkuları paylaştık ve sizleri çok özlüyoruz.

Hilal Çeçen

 

Umarım böyle felaketler bir daha yaşanmaz!

Ve yine umarım ki;

Bazı kişiler akıllanmıştır.

(o kişiler inşallah barınacak yer bulamazlar)

Münevver Demir

 

Kendi insanımızın çocuklarımızın yanında olmak için çalıştık, çabaladık.

Acılarımızı hisselerimizi paylaştık.

Amacımız;

Deprem anıtındaki hüznü, çocuklarımızın yaptığı mozaiklerle umuda dönüştürmekti.

Bizlere inanmalısınız

Türkiye değişecek.Çünkü; biz geleceğiz..!

Çorem Kurucu Gönüllüsü Aysun Hürol

 

O gece tatl�� rüyamız büyük bir kabusa..

Karabasana dönüştü.

Ders almamız gerekiyordu.

Ama alamadık.

Sanıyorum hiç birşey düzelmeyecek..

Esma

 

Biz onları çok seviyoruz. Onları çok özledik.

Onlara kavuşmak için katil müteahhit mi bulmamız gerekiyor.

Başka 17 ağustoslar yaşamayalım.

Kaybettiklerimiz bizim canımızdı.

Serpil/ Gökhan Ulubay

 

17 ağustosu yaşadıktan sonra tüm insanların hayat görüşlerinin değiştiğine inandım.

O felaketi yaşayıp ta hayatta kalanlar ve o üzüntü, o elem, o keder ve o mağduriyete göre bir şeylerin değişmediğini sananlar ve yaşayanlar hayattan ders almamışlardır.

Nu mutlu ki, ben üzerime düşen dersleri aldım.

Benden önce bu acıları yaşayanları şimdi daha iyi anlıyorum.

Gani Ufuk Ergan

 

Şebnem Ve Şenay Alp kuzenlerimdir..

Kumsalda adının kalıcı olmasını isterdi soruyorum ona değer miydi?

Yada Şenay; niye yanında götürdü?

Aslında ne diyebilirim ki;

Tırtılın kaderi kelebek olmak..

Bizim artık bu acıları unutmamıza engel olamazlar.

Biz çocuklar her gün ölene dek çekeceğiz.

Sevdiğimiz ve değer verdiğimiz klişileri de unutmamalıyız.

Mecliste keyif çatarak oturanların koltuk kavgası yapanların bizim burada acılı günlerimize ve acılı ailelerimizi duymalarını, görmelerini istiyoruz

Mehtap Akın

 

“gezdik,

Gördük biz utandık vebalimiz olmadığı halde”

H. Tezsezen/ lüleburgaz

 

Sevdiğimiz kişilerin ölmeden önce değerlerini bilmeliyiz

Çok geç olmadan..

Halide/ Mehtap

17 ağustos tüm sevgileri, tüm dostlukları aldı götürdü dünyadan.

Yüreklerde kalan bir sancı, bir acıydı hep.

Sevgilerde yıkılan evlerin altında kalan..

İnsanlardı hep o acılara katlanan.

Unutulmayan sevgiler ve çileler geriye kalan.

Unutulmadınız ölenler.

Unutulmadın 17 ağustos!

Oylum Tezsesen / Lüleburgaz

 

Umarım bir daha böyle acılar yaşamayız.

Allah ölenlere rahmet, kalanlara sabır versin. Her şeye rağmen yaşamaya devam edeceğiz. Ama unutarak ama unutmayarak..

Aslı Özer Bilek

 

Ben Yalovalı değilim ama Yalovalıların yaşadığı acıları bende yaşadım.

Kendimi onların yerine koyup çok üzüldüm.

Umarım, bundan sonra böyle acılar yaşamayız.

Ölenlere rahmet, kalanlara sağlık diliyorum.

Seda / Gemlik

 

Ben Yalovalıyım. Ama yaşıyorum!

Yaşadığım onca acıdan sonra yaşıyorum..

Kaybettiğimiz o kadar can var ki!

Onlar için üzülüyorum..

Ama halen o kaygıyı taşıyoruz.

Enkaz altında kalma kaygısı

Neslihan

 

Ben bu felakette canımdan çok sevdiğim dayımı, yengemi ve ağabeyimi kaybetim. Depremi Çınarcıkta yaşadık.

O geceyi bir daha unutmayacağıma eminim..

Bizde canlarımızı kaybettik,

Mesa bloklarındaki akrabalarımızı unutmayacağız.

Allah bir daha bu günleri göstermesin. Tüm Türkiyenin başı sağolsun.

Bir daha o özürlü beyninize sokun ki, yapacağınız bloklar sağlam olsun. Bu hepimize ders olsun.

Artık yazamıyorum. Ellerim titriyor.

Ömer Güler / 12 Yaşında

 

17 ağustos depremini birlikte yaşadık.

Büyük sarsıntıda canımızdan çok sevdiğimiz annemizi kaybettik.

Onu unutmak mümkün değil., hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.

Bizlere bu güzel anıtı yaptıran sevgili milletvekilimiz yaşar okuyan’a ve belediye başkanımız Yakup Koçal’a sonsuz teşekkürler ediyoruz.

Mehveş/ Oktay Ünsal

 

17 ağustos depremi yıktı bizi.

Yıkıldık , yaralı kaldık.

Öldük, aç kaldık, açık kaldık.

Velhasıl yalnız kaldık boynu bükük

Anası olmayan babası olmayan ve evladı olmayanların arasına katıldık.

Cenabı allah, bir daha böyle bir felaketi inanan veya inanmayan hiçbir kimseye  veya hiçbir topluma göstermesin.

Hadi şimdi yaraları saralım, hep birlikte el ele.

İlhami Ardahan

 

17 ağustos depremini Yalovada birlikte yaşadık acıları, acımız..

Sema sitesinde birçok komşumuzu yitirdik.

17 ağustos depreminde yitirdiklerimizin tümüne allahtan rahmet dileriz. Bir daha böyle acılar görmemek tüm dualarımız.

17 ağustosu unutmadık, unutmayacağız..

Elif Çeldiren/ Gönül Çukuroğlu Aileleri

 

17 ağustos 1999 günü meydana gelen ve milletimizi derin ve anlatılmaz acılara boğan felaketin üzerinden 1 yıl geçti.

Bu alim felakette hayatını kaybeden aziz insanlarımızı rahmetle anarken, bu büyüklükte bu felakete insani ve yasal yozlaşmadan dolayı sebep olan tüm sorumluları lanetle ve nefretle kınıyorum.

Mustafa başaran

 

Eğer size sebep olanlar varsa bilmiyorum nasıl hesap verecekler

Nasıl nasıl

Düşünmesi bile korku veriyor..

Sizlere allahtan rahmet diliyorum

Beyhan aydın

 

Yalnızca ve yalnızca 45 saniyede binlerce gül soldu güzel Yalovamızda..

Bir daha güllerin bu şekilde solmaması dileğiyle.

Kaybettiklerimize allahtan rahmet diler geri de kalanlara sabır ve mutluluklarla dolu bir ömür dilerim.

Asla seni unutmayacağız 17 ağustos..

Gökhan Angın

 

Keşke, ne bu anıt olsaydı

Nede senin adın bu mermerlere yazılsaydı.

Tanrıdan bütün yakınlarını kaybedenlere sabır diliyorum.

Büşra’…. Seni çok seviyorum

Halan

 

Şu anda fotoğraflara baktığımda hep ağlamak istiyorum.

Tanrıdan ölenlerin hepsine rahmet diliyorum.

İçimden bağırmak, bağırmak geliyor.

Nursel Yıldırm Ve Ailesi

 

17.08.1999 saat 03.03 idi.

Aniden sanki kıyamet koptu. Nice yavrular anne, babalarından nice canlar yandı.

O zalim gece Yalovaya karabulut gibi üstüne çöktü.

Ve o güzelim insanlar, o güzelim Yalova yok oldu.

Hayata kalanların belleğinde derin izler ve derin yaralar bıraktı.

O kötü günleri inşallah bir daha görmeyiz.

Ölenlere rahmet diler ve kalan ailelere de sabırlar dilerim. Nice güzel günler. Hümanist düşüncli insanlar olsun..

Fatih Takım

 

17 ağustos..

Ama allahım..

Bir daha böyle felaket göstermesin.

Acısı hepimizin yüreğinde asla gitmez

Hayrullah/ Gül Özkan- Kandıra

 

17 ağustos şehitlerine merhaba..

Merhaba ey acılı insanlar..

Merhaba çaresizliğe, ilgisizliğe, bilgisizliğe ve bütün olumsuzluklara göğsünü siper edip ve hatta canını veren yüce insanlar, hepinize merhaba .

 Yeryüzündeki insanlar sizin öldüğünüzü zannediyor, ama öyle değil, şu anda siz bizleri yukarıdan eminim görüyorsunuz.

Ayrıca, bizim gibi maneviyatını kaybetmemiş bir grup insanın kalplerinde yaşıyor ve yaşmaya devam edeceksiniz. Ruhunuz şaah olsun

Atilla Gülay Emrecan / Doğukan Ünsal

 

İnsan en sevdiklerini kaybetmekten hep korkar.

Oysa bu farklı ! Sebepsiz ölüm. Belki şuanda aramızda değilsiniz ama, sizi silmek mümkün değil

Büyük afetle hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Dilek Doğan

 

Dün 17 Ağustostu,

Bugünde 17 ağustos 1999..

Yarında 17 ağustos 1999 olacak..

Yaşadığım bu doğa gerçeğini bir cinayet niteliğinde olduğunu halk biliyor.

Bu katil insanlar halen elini kolunu sallaya sallaya geziyor.

Ben doğma büyüme Yalovalıyım. 17 ağustosta yaşadığımız bu acı felaketin ardından bir yıl geçti. Ama biz 17 ağustosu hiç unutmayacağız.

Herkes o gece büyük çaresizlikle uyandı uykusundan.

Allah herkesin her zaman aynı durumda olduğunu gösterdi bizlere.

Dileğim böyle (felaket demiyorum) doğal olaylarda kimse acı çekerek canından almasın..

V. Korkmaz

 

81 yaşındayım.

Bu yalıma kadar Erzincan omak üzere bir çok deprei yaşadım.

Ama 17 ağustos depremi, deprem değil, bir afetti.

Allah bir daha milletimize böyle afetler göstermesin..

Selahattin Tahran

 

Saraçoğlu ailesi

Ve depremle hayatını kaybedenle, sizleri hiçbir zaman unutmayacağız..

Uyuma Türkiye

Ben uyumuyorum!

Nalan Saraçoğlu

 

Bende 17 ağustos felaketin sevdiklerimi kaybetmenin acısını yaşıyorum.

Belki bu felaketin yarası ileride kapanabilir, ancak felaketten zarar görenlerin yarasını kapatamaz.

Çünkü, bende bu felakette evimi kaybettim, evimden çok sevdiklerimi kaybettim. İnşallah bir daha böyle acıları yaşamayız. Depremde ölenlere rahmet, zarar görenlere yardım dilerim..

Hasan/Şakir Çoban

 

Koç ailesi,

Sizi hiçbir zaman unutmayacağız.

Sizleri hiç kalbimizden silmeyeceğiz.

Vede 17 ağustosu unutmayacağız.

Mehtap/ Melis Koç

 

Ey sevgili kardeşim Gelengül.

Bir gün seninle konuşmuştuk, adımı bütün dünyaya duyurmak istediğini söyledin..

Evet, adını bütün herkes duydu.

Ama sen bu dünyadan göçüp gittin.

Sensizliği her geçen gün çok anlıyor ve ağlıyorum.

Özge

 

 

Sen bilmezsin 45 saniyenin şidedtini.

Sen bilmezsin, çünkü aramızda yoktun.

Sanki uçuverdik hep beraber. Bak biz ayaktayız ama seni unutmak mümkün mü?

Sen biricik  tek insan. Sema seni unuturuz yıllarca..

Muhammet Öztürk

 

Zaman alışmayı öğretti..

Ama ….!

Unutması asla!

Serkan Bozkurt

 

17 ağustos bir tek sizleri alıp gitmedi aramızdan. Biz yaşayanlar belki de şanslılar bir çok şeyimizi yitirdik.

Ama en çok sizleri özledik.

Yakınlarımızın zamansız gidişine ağladık.

Yetmedi ağlayarak tepki göstermek istedik olmadı.

Çünkü yaşam, depremden daha da acımasız ce can alıcı.. Para hırsı var..

Mutsusuz, çünkü siz yoksunuz.

Olduğunuz yerde mutlu kalın, bizim olamadığımız karda

Gözyaşlarımız sizinle..

Çiğdem Esen

 

Hiçbir çığlık bu kadar yükselmez.

Dilerim bu çığlığa kulak tıkayan yada görmemezlikten gelenlerde aynı çığlığı atmasınlar

Hasan Taşçı

 

17 ağustosu  anlatıyorum

Uyuyordum hiçbir şey duymadım, odamda tek başınaydım.

Birden titremeye başladım.

Kalktığımda yıldızların yere düştüğünü gördüm. Herkes çığlık atıyordu.

Herkes dışarı çıktı.

Ama korkudan herkes donuyla, yırtık pırtık pijamalarıyla çıktı.

Herkes çok korktu.

Cereyanlar gitti, o geceyi dışarılarda namaz kılarak geçirdik.. Bitti..

M. Cemal Demir

 

17 ağustos 03.02.

Herkesin en derin uykusundan birden uyandığı ,

Kundaktaki bebeklerin çığlıklarının yükseldiği, annelerin babaların evlatsız kaldığı..

Evlatların ise, rahmetten ve şevkatten yoksun kaldığı bir geceydi o ..

Sizler, hep kalbimizde;

Gülüp ağlamalarımızla, sizlerin bizde bıraktığı anılarda yaşayacaksınız..

Fahri Doğan

 

Şuan hayatta olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Ama büyük acılarla büyük kayıplarla ayaktayım.

Tıpkı diğer insanlar gibi…

Şunu bilmenizi isterim..

Gözyaşlarım, suskunluğumun en büyük çığlığıdır..!

Tuğa Özen

 

Sanırım en zoru, hem bilimsel

Hem duygusal olarak olayı kavramaya ve aşmaya çalışmak..

Dökülen gözyaşları, dökülmeyecek gözyaşları

Ve unutulmayacak acıların temeli olsun..

Hepinize allahtan rahmet diliyorum.

Seçil Albayrak Jeafizik Mühendisi

 

17 ağustos, pazartesiyi salıya bağlayan gece saat 03.02’de acı olayı yaşadık.

Sabah olduğundan ise en yakın arkadaşım.

Büşra ve Belgini kaybettim.

Sanırım bu acı ve keder hepimize yetti.

Ölenlerin mekanı cennet olsun

Ebru Güner

 

Saat 03.02ydi.

Herkes tatlı rüyalara dalmışken bu tatlı rüyayı korkunç bir kabus bozdu.

Ölenler yaralananlar, kanlar, toz, toprak, çadırlar herşy vardı. Bazıları kardeşini, annesini, babasını kaybetti. Bu kabusu hepimiz yaşadık.

Unutamayız ama unutmamız gerekir.

Kardelan Yücesan 11 Yaşında

 

Tarih tekerrürden ibarettir.

Bugün unutulursa yarına tedbirsiz ve temkinli yaklaşılmaz.

Ve aynı olay tekrar tekara yaşanır.

Tayfun Ünsal J. Er. / İstanbul

 

Daha 13 yaşındayım.

Depremi yaşadım ama ailesini kaybedenler gibi yaşamadım.

Evini kaybedenler gibi yaşamadım.

Belki şanslıyım.

Ama hayatım bütünüyle değişti.

Anılarım, üzüntülerim, sevinçlerim

40. Saniyede ölenlerle birlikte gömüldü.

Zaman unutturmaz, yalnızca alışmayı öğretir.

Burcu Gürer

 

17 ağustos 1999..?

Türkiyenin unutamayacağı kadersiz tarih. Biz askerler olarak maddi kaybımız olmayışından dolayı manevi kaybımız da olmayacak diye bir şey yok.

Sizler bir akrabanıza yanarken, ben tüm gördüklerime, tüm çıkarttığım şehitlere ve yaralılara ağladım. Ben değil tüm teşkilat ağladı.

Bir yavrunun ane diye ağlayışı, bir ananın bir babanın evlat diye bağırmasını duymak ve görmek ve parça parça ağlamasını çaresizlik içinde izledik…

Allah bir daha sizleri ağlatmaya bizleride izletmeye nasip etmesin..

Yavuz Aydın J. Er / İstanbul

 

Depremde bir çok insanımızı kaybettik..

Ama, müteahhitler hala depreme karşı dayanıksız ve çok katlı binalar yapmaya devam ediyorlar..

Hayatlarını kaybeden canlara allahtan rahmet diler, kalanlara başsağlığı dileklerimizle..

Yıldız Ailesi

 

17 ağustos o korkunç gün işte o gün ölümün bizlere çok yakın olduğunu anladım.

Ama insanın elinden bir şey gelmiyordu.

Sanki bir boşluğun içinde yapayalnız gibi.

Ölenlere allahtan rahmet kalanlara sabır dilerim.

Aslı Demirci

 

Dünyada tek mutluluğu tattığım insanı kaybetmek acısıyla yanarken bir daha böylesi bir felaketin kimsenin başına gelmemesini dilerim .

Ölenlere rahmet kalanlara can sağlığı dilerim.

Seni hiç unutmayacağız Nurten Teyze

Fikriye

Ben bu depremi yaşadım ve biliyorum.

Binlerce insanın öldüğü ve binaların insanlara mezar olduğunu da biliyorum.

Bu acı gün unutulmayacak.

Binlerce insanın ölümü beni etkiledi.

İnşallah böyle bir felaketi hiç unutmayacağım.

Bu benim için çok ama çok kötü bir gündü.

Ölenlere rahmet, kalanlara ise sabır dilerim.

Bizleri depremden çok sahipsizlik yıktı..!!

Demet Aras

 

17 ağustos 1999 da depremde hayatını kaybeden bütün insanlara allahtan rahmet, yaralı olarak çıkanlara ve sakat kalanlara acil şifa diliyorum.

Belki de o geceyi hiç unutmayanlardan biri olarak şu anda bu cümleleri yazıyorum.

Saat tam 03.’te depremden 3 ya da 5 saniye önce nasıl olduysa yer yatağından kalkıp, tuvalete gitmiştim. O an o korkunç sarsıntı başladı.

Ve o an kalktığım yatağın üstüne koakocaman bir vitrin devrildi. Yatağım kaybolmuştu. Yani anlatması zor olan ve mucize olan an o an hiç unutulmaz. O an kalkmasaydım belki de şuan bende sizlerin yanında olacaktım.

Yine de ben sizleri hiçbir zaman unutmayacağım

Fatih Gökmen

 

17 ağustos 1999u yaşadığım sürece asla unutmayacağım.

Ben 10 yaşaındayım.

Büyüdüğümde yaşadığımız olayları, felaketleri çocuklarıma anlatacağım ve hüzünle anacağım

Sedef Demir

 

17 ağustosu bir daha yaşamak istemiyoruz.

Biz çok kayıp verdik.

Savaşımızı sonuna kadar sürdürdük.

Benim bir arkadaşım vardı adı Tolga’ydı.

Çok severdik ama onu da kaybettik.

Nasıl üzüldüğümü kimse bilemez.

Bir daha allaha dua edelim deprem olmasın..

Buradan Tolgaya bir mesajım var.

Seni unutmadık unutmayacağız.

Herkesin acısını paylaşmak isterdik ama olmadı.

Seni seviyoruz Tolga ve hep seveceğiz..

Erdal Yıldız Ve Sınıf Arkadaşları

 

Bu kötü felaketi Çiftlikköy’de yaşadım.

Yanımdaki ve karşımızdaki binalar yıkıldı.

14 ceset gördüm.

Ve o günden sonra hayatın boş olduğunu anladım.

Ölenlere rahmet, sağ kalanlara sabır ve öksüzlerle yetimlere hayatlarında başarılar dilerim

Turgut Demirci

 

Şu anki duygularımı anlatmak mümkün değil.

17 ağustos depremin bu kadar büyük olduğunu bu resimlerini görünce bir daha anladım.

Allahtan temennim bir daha böyle acının yaşanmaması. Depremde ölenlere rahmet, geride kalanlara şifa dilemekten başka bir şey demek elimden gelmiyor.

Ayrıca bu resimleri çeken kişilere ve bu anıtı yapan Yalova belediyesine böyle bir şey düşündükleri ve gerçekleştirdikleri için teşekkür ediyorum.

Ömer Özdemir

 

Çoğu kimsenin, annesini, babasını, evladını kaybettiği geceydi o gece.

Herkesi ağlatan geceydi.

O gece bu küçük yaşta böyle bir felakete tanık olduk.

İleride kimsenin tanık olmaması için çalışacağız..

Biz bu felaketi değil,

Bizleri bu felakette unutanları unutacağız.

Bu anıtı yapanlara teşekkür ediyoruz.

Özkan/ Kübra

 

Yalovalıyım ama 17 ağustos 1999 günü Gaziantep 5. Zırhlı tuğ.79/ 1 tertip olarak vatani görevimi yapıyordum.

Daha 8 aylık askerken Yalova halkının acısının beklide 1000 misli acılarla dolu günler yaşadım.

Geri kalan 10 aylık askerlik dönemim çekilmez olmuştu.

Yakınlarım, arkadaşlarım öldümü, yaşıyor mu düşüncesi ile askerliğim 21.02.2000 de bitti ve hemen bu anıta geldim.

Anıtta gördüğüm resimler benim yaşadığım  acıların yanında hiç kaldı.

Tüm ölenlerin ailelerine allahtan  sabır diliyorum.

Ölüm insana bir çizgi kadar yakınmış meğer../Fedai Güngör

 

Bu büyük afette nice canlarımız gitti.

Yaşlısı genci, çocuğu bebeği hepsi bziim canımızda.

Hepsi birer insandı ve şimdi tüm dünya onlara ağlıyor.

Umarım, o ağlayan insanların gözyaşları birer fidan olur ve tekrar yeşerip geride kalanlara

Hayat verir.

Tüm insanlar bizimdir.

Sizleri hiçbir zaman unutmayacağız ve daima kalbimizde yaşatacağız.

Ayça Adıgüzel/ Fatma Kaya

 

17 ağustosta marmara depreminde pek çok kişi öldü, yaralandı.

Kimi annesini, babasını, kimi tüm ailesini yitirdi.

Hepimiz bu acıyla yandık.

Biz, bir canın ne kadar önemli olduğunu anladık.

Deprem bize acının yanında insanlık dersi de verdi.

Ölenlere rahmt diliyorum. Bir daha böyle acı tatmamak dileğiyle..

Dilara Arslan/ Çiftlikköy

 

17 ağustosta öldüğümü hissettim.

O gece korktuğumu hatırlamıyorum.

Sanki azrail kapımı çalmıştı.

Böyle bir şeyi ilk defa yaşıyordum.

Neslihan Demirci

 

17 ağustos 1999 günü enkaz altında kaldım.

Babamı ve kardeşimi kaybettim. Ama yaşamayı halen seviyorum.

Beş gün enkaz altında yaşam mücadelesi verdim.

Bu büyük felaketi hiçbir zaman unutmayacağım.

Ve bunu unutanları unutacağım.

Bence her ne olursa olsun babam ve kardeşim olmasa bile yaşamak güzel.

Ben sadece bu felakette yaşamayı değil, her şeyi öğrendim.

En önemlisi ise acı ve ızdırabı öğrendim.

Not: bir kuşun kanadı olmadan uçamaz ve çırpınır, çırpınır. Bağırır ama insanlar onu duymazdan gelir,. Bende şimdi o kuş gibiyim

Elif Yaşar

 

17 ağustos’ta olan felaket hepimizi yıktı.

Depremde ölenleri rahmetle anıyoruz.

Umarım bu tür felaketlr bir daha hiç olmaz.

Burayı gezdikçe kendimi daha kötü hissettim.

Çiftlikköyde oturuyoruz.

Şu an lise 1 öğrencisiyim.

Hayatı ve yaşamayı yine de çok seviyorum.

O an ölme olasılığımız varken sağ kalmamız mucize oldu.

Fakat insanlar birbirlerine bağlı kaldıkça ve kardeşlik devam ettikçe her felaketi yenebiliriz.

Önemli  olan kardeşçe ve bağlılık içinde dostça yaşamak.

Özlem Yıldırım/ Çiftlikköy

 

İnsanın kendisini şanslı hissetmesi bile bazen ağır geliyor.

Söylenecek hm çok şey var; hemde hiçbir şey yok.

Böyle bir felaketten sağ kurtulmak belki bir şans , belki de bir mucize. Ama bir gerçek varki o da binlerce insanın ölmüş olması ve asla unutulmayacak acılar..

Tek dileğim, insanların bu yaşanan acılardan biraz olsun ders almaları.

Çünkü, bu yaşanmışlıklar dayanılır acılar değil.

Felakette hayatını kaybeden bütün insanlara allahtan rahmet ve bütün yakınlarına başsağlığı, sabır diliyorum.

Özge Çalışkan

 

İlk önce ölenlere rahmet diler, geride kalan depremzedelere başsağlığı dilerim. İstanbuldan geldim.

Yalovayı merak ettim, ne yapıyor bu insanlar diye..

Yalovada herkes suskun kimse konuşmuyor, çünkü acıları çok büyük. Nasıl dayansın bu acılara bu halk.

Zekai Bilgin

 

17 ağustos 1999 saat 03.05…

Çağın en büyük faciasını hep birlikte yaşadık

İnsanlarımızı kaybettik. Ama insanlığımızı kaybetmeyelim..

İnsanlığı kaybedenler elbet unutulmaya mahkumdurlar.

Her faciadan ders alıp, ileriye doğru gidelim.

Geride kalanlara sabır, ölenlerimize rahmet dilerim

Unutulmamak umuduyla…

Selma- Ardahan

 

Yalovaya ilk gelişim.

Gerçekten televizyonlardaki görüntülerden daha kötü burada olmak.

Fazla bir şey yazamıyorum..

Çünkü, ben o kötü günleri yaşamadım.

Ama yinede burada çok üzüldüm.

İbrahim Kenkaya/ Aydın

 

Şu an hepimiz çok üzgünüz. Duygularımı kelimelere dökmek o kadar zor ki… buradaki korkunç manzaradan çok kötü etkilendim. Allah kimsenin başına böyle felaket vermesin..

Bu korkunç depremde ölen tüm insanlarımıza rahmet dilemekten ve onları saygıyla anmaktan başka bir şey elden gelmiyor.

Biz sadece bu fotoğrafları görerek acınızı anlamaya çalışıyoruz. Ama sizin çektiğiniz acının bunun binlercesi olduğuna inanıyoruz.

İnanıyoruz ki milyonlarca insan 17 ağustosta yaşanan bu depremin acısını unutmayacak..

Sizleri asla unutmayacağız…

Züleyha/Şevket/Yaşar Çetin

 

“bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı…”

Mehmet akifin bu sözlerini şimdi daha iyi anlıyorum.

Unutmayın!

Şuan üzerinde bulunduğunuz alanda belki de binlerce şehit kanı var.

Lütfen,

Onlara saygı duyalım. Bari sadece bu alan üzerinde hareket ve davranışlarımıza dikkat edelim.

Belki bu alanda bizlerinde kanı olabilirdi..

Ne dersiniz..???

Yada emin miyiz,

İleride akibete uğramayacağımıza!!

Sahi emimi siniz??

Ayfer

 

Hepimiz çok zor günler anlattık. Ölen yakınlarımıza bile üzülemedik.

Çünkü bizde ölümle yaşam arasında yaşamak zorunda kaldık.

17 ağustosu sanırım hiç kimse unutmayacak. Unutanlara da bizler hatırlatacağız.

Çünkü, yurdumuz deprem bölgesi ve bir başka yerde 17 ağustos yaşanabilir.

Ölenlere allahtan rahmet, kalanlara sabır dilerim

Hepimizin başı sağolsun..

Zülay Altun

 

17 ağustos deprem anıtını gördüm.

Gerçekten çok etkilendim, duygulandım.

Ölenlere rahmet, kalanlara başsağlığı dileriz.

Başka ne yapabilriz ki?

Unutmadık bu acıyı…

Lamia/ Ekrem Özkul

 

Kaybettiklerimle gçen bir yıl…

Acılar dineceğine daha da çoğaldı.

17 ağustos milletçe nereye geldiğimizi gözler önüne serdi. İnsan yüreği taşıyanların yardımlarına sonsuz teşekkürler ederim.

Kayıpları olanlara bugün bile başsağlığı diliyorum.

Geçen bir yılın tablosunda en kötü resmi veren ve acı gelen ise yaşanan bu faciadan ders alınmayıp, çıkar peşinde koşanlar oldu.

Onlara söyleyecek sözüm yok.Lakin gerçek varki,“allahın hesabı büyük olur”

İşte bunu düşünmelerini tavsiye ediyorum.Bu dünyada kalanlara söylemek istediğim ise, meraklanmayın üzülmeyin, bu dünya fani dünya zaman çabuk geçer ve bizlerde göçeriz, sevdiklerimize kavuşuruz.

Keşke bende onların yanında olsaydım.Sevdiklerim bu dünyadan çok öbür dünyada.Elbette bizlerde varacağız oraya.Aklıma geldikçe onlara dua ediyorum..

Benim için en iyi tarafı bu dünyaya bağlılığım azaldı.Zaten kısa bir seyahat için geldiğim ve başka bir aleme , sonsuzluğun olduğu bir yerde daima yaşayacağımdan bu dünyada işlerimi azalttım.

Yüreğim yumuşadı, kalbim daha bi güzelden, güzellikten yana oldu.Bu diyarda hep yanlış ve kötü görmeye alışmış olan kalbim, güzelliğin doğru adresini buldu…

Kaptan Ahmet Olgundağ

 

Ölümden korkum yok

Tek korkum unutulmak!!

Zeynep Toplu

 

O günün kıyametten bir sahne olduğunu çok iyi biliyorum.Çünkü kaçmaya çalışırken, 40 günlük bebeğimi aklımın ucundan bile geçmemişti.

Annemlerin evinin yıkıldığını hiç düşünmemiştim bile. Mesalarda  evin 3. Katından yere inen annem, babam ve kardeşime, hayatlarını bağışladığı için rabbime şükrediyorum.Enkazda ölen komşularıma (deprem şehitleri)ne rahmet diliyorum.

Ve biliyorum ki;

Allah anneden daha şefkatlidir.Ve onları en güzel şekilde karşılamıştır.

Belediye başkanı Yakup Koçal beyfendiye sonsuz teşekkürler, çünkü nefret edilesi ruhsuz şehri ancak bu kadar güzelleştirebildi.

Hilal Kantarcı

 

Ben şanslı bir insan olarak, depremden zara görmeden kurtuldum.Olan eve oldu.

Benim kadar şanslı olmayan ve bazılarının yeri bile belli olmayan tüm ölenlere allah rahmet eylesin, yakınlarına sonsuz sabır dilerim.

Bir daha felaketler olmasın diye dua etmek yetmiyor, her an bir yenisi olacakmış gibi önlem almak gerekiyor.

Ben Yalovadan ayrılırken, giderek yaralarını saran bu şehre ve tüm insanlara kolaylıklar…

Şule Özgül/ Öğretmen

 

O gün ve bugün…

İnsan olarak aciz içinde kaldığımız günlerdi.sanki tüm teknik teknoloji hiç bir şey işe yaramadı. Saatlerce cep telefonu ile sağı solu aradık durduk.

Fakat dünya ile irtibatımız. Bağlantımız kesilmişti. Yıkılmış yüzlerce bina ve ardında binlerce insan belki canlı belki cansızdı.

En çok etkilendiğim durum ise, saatlerce belki günlerce canlı olarak enkaz altında kalan insanlardı. Kurtarma ekiplerinin canlı insanlara saatlerce ulaşma gayreti çok bir şey ifade etmiyordu. Sanki, zaman kısa idi ve heryere ulaşmak çok zordu.

O gün dünyaya herkes eşit gelmiş gibiydi. Zengini, fakir hep aynı durumdaydık. Büyük binalar, çok katlı yapılar, kitap sayfaları gibiydi.

Bu binalar gözümde birer kabristan gibiydi.. Ama maalesef bugün 18 eylül 2000 bu çok katlı binalar tamir edilmeye çalışılıyor.

Ben tüm bunlar, gözlerime inanamıyorum. Bu bir cinayet gibi geliyor bana.Maalesef ders almamışız…!

Yılmaz Pala

 

Tek kelime!

Bir daha 17 ağustosu yaşamak istemiyorum.

Ama biliyorum ki içimden korkusunu atamayacağım.

Depremin, hayatımı etkilemesine sallanmadığım sürece izin vermeyeceğim işte hepsi bu!

Nazlı Yılmaz 18 yıllık Yalovalı

 

17 ağustosun ardından 13 ay geçti.İnsanlar halen daha ders almadı.

Kendimden özeleştiri vermek istiyorum.Bazılarımız ilk günkü korkuyu, duyguları hissetmiyoruz.

Ölen insanlara nankörlük etmiyor muyuz?

Etmiyor muyum?

O günlerde ağlayanlar, kuyruğa giren insanlar , şimdilerde zevki sefa yapıyorlar…

Allah herkese akıl fikir vermesini istiyorum. Bu fotoğraflara bakmak için bakmayın!

Ders almak için bakın!

Aldığınız derslerin yine faydasını siz görürsünüz..

Erol/Taner

 

Yaşadığımız o büyük felaketin adını 17 ağustos depremi koydular.

17 ağustosu unutmayacağız diye bas bas bağırdılar.

Yüreğimize, beynimize kazılan tüm acıları ve depremi nasıl unutabiliriz ki?

17 ağustos depremi her gün, her an bizimle..

Biz onula birlikte yaşıyoruz.

Şu anda bulunduğumuz mekandaki resimler aslında bizim , bizlerin beyninde yer edinmiş.

Belki bir gün bu kağıt parçaları yok olabilir, ama bizim yüreğimizdeki acıları, beynlerimize kazınan azı resimler asla yok olmayacak…

Deprem bizlerden çok şey aldı.

Ama bir çok şeyide bizlere kazandırdı. Beklide bu depremin en iyi yönüydü. Çünkü bize bizden başka insanları da olduğunu öğretti.Paylaşmayı, sevmeyi, yardım etmeyi, çevremizdekileri görmeyi hatırlattı..

Bu felakette kaybettiklerimize allahtan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı dilerim..

Neslihan Bingöl

 

Sizleri hiçbir zaman unutmayacağım.

Hande doğum gününü kutlamak isterdim ama o gün, seni kaybetmekte varmış kaderde..

Rahat uyu bir tanem..

Seda

 

Anıta geldiğimi ilk gece ..

Sanki o günü yeniden yaşıyoruz.

Tüm ailemizle birlikte sanki herkes o gece gibi titriyor..

Sanki o gündü bugün.

Fotoğrafların dili 17 ağustos’a  götürüyor..

Emre Güralp/ Ufuk Çalışkan

 

O gece, kıyamet koptuğunu zannettim.

Deprem olurken dua ettim.

Bu satırları yazarken butün vücudum sarsılıyor.

Resimlere baktım, kurtulduğumuza şükrettim.

Kimbilir biz nasıl nerde öleceğiz

Ertesi gün Yalova ya geldiğimde çimenlere basmayınız levhaları olan yerde çadırlar kurulmuştu..araba park edilmez levhası yerine binalar yıkılmıştı.

Depresyon geçirdim…

Hala etkisindeyim.

Ölenlere rahmet, kalanlara sabır diliyorum.Allah bir daha bu acıları yaşatmasın.

(yıkılan binaları kaldırdınız, ya benim beynimdeki, yüreğimdeki yıkıntıyı kim kaldıraca)

Ayşe Arslan / Elmalık Köyü

 

17 ağustos depreminin acılarını unutmak mümkün değil.

Ölenlere allahtan rahmet dilerim.

Sağ kalanlar, doğum günlerinizin 17 ağustos 1999 olduğunu unutmayın

İzzet akın

 

Şu anki duygularımızı kelimelerle, sayfalarla anlatmak çok güç. Çünkü bu duyguları bilmesi gereken herkes yaşadı.

Depremin bize verebileceği tek şey acıdır. Deprem insanları öldürmez, insanları öldüren binalardır.

Deprem binaların yıkılmasına ve insanların ölmesine neden olmuştur. O duyguları kalbimizde ve beynimizden hiç silemeyeceğiz..

Ziya Gökalp İlköğretim Okulu 7/a ve 7/b öğrencileri olarak binaların daha sağlam yapılmasını istiyoruz.

Sinem Keçici/ Cansu Hoşgör Selen Darat / Şirin Karaca / Nur Gül

 

Ben aydın’dan gezmeye geldim.

Depremi yaşadım ama buradaki resimleri görünce yaşamış gibi oldum.

Çok üzgünüm.

M. Gülay

17 ağustosu hiçbir zaman unutmayacağın. Şuan anda bulunduğum yerdeki resimleri görünce acım bir kat daha arttı. Umarım bu afet bir daha olmaz

İlhan Bingöl

 

17 ağustos depreminde yakınlarını kaybedenlere başsağlığı dilerim. O geceki sizler kadar şiddetli yaşamadık ama gün ışığınca felaketin boyutunu görünce sizinle aynı şeyleri paylaştık.

Her enkaz gördüğümde, buradaki anıtı gördüğümde, resimlere bakınca halen tüylerim diken diken olduğunu ve ürperdiğimi söyleyebilirim..

Unutmadık,

Çünkü unutulacak bir şey değil.

Unutmamak lazım ki, bir daha unutamayacağımız olaylarla karşılamayalım..

İstanbul’dan bugün geldik, inanın şu anda gözlerimden yaşlar akıyor.

Gökşentutuk/ Deniz/ Muhammet Kılıç

 

Tüm doğal felaketlerde unutmamız gereken;

Tedbir, iyilik üzerine bir yaşam, bilim, doğayı yaratanla düzenli bir ilişki!

Adem Gülen

 

17 ağustosu unutmadık, unutmayacağız.

Hepimizin acısı büyük. Depremi yaşamış olduğum halde buradaki resimleri görünce tüylerim diken diken oldu.

O anı, o acıyı, korkuyu bir kez daha yaşadım. Ölenlere rahmet,i yakınlarına başsağlığı dilerim

Yavuz Bingöl

 

17 ağustosta vedalaşmadan gittin canım abim Yücel Erkorkmaz..

Son gördüğümde hayat doluydun.

Seni çok özlüyoruz..

Kardeşin Emel Kunar

 

Biz erzincan’lıyız.1992’de bizde bir deprem yaşadık.

Allah bir daha böyle bir felaketi kimseye, hiçbir şehre ve ülkeye vermesin.

Bizler, 1939 ‘da 40 bin şehit verdik..

1992 de de 1000 şehit verdik.

Şefik Arpacı

 

Bir yaz seninle akıp gitti!

Tutulur hergün gözlerim sen nerdesin?

Gelmeyecek geriye o güzel günler…

Anarım seni o en güzel halinle..

İyiki hep benimlesin!!!

Bahar

 

Şuan ne yazacağımı bilemiyorum. Depremden buyana ilk defa bu kadar duygulanıyorum

Şuan şu satırları yazarken o lanet günü tekrar yaşar gibi oluyıorum. Ölenlere rahmet, kalanlara sabır diliyorum.

Ancak hayat her şeye rağmen devam ediyor.

Bundan sonraki yaşamımda, yapılan hatalara çizik atıp, hayata yeniden başlayacağım.

Hatalar yapmamak üzere hayata devam edeceğim.

Bu sözümü unutmayacağım

 

Liseli Gül Seven

Kim ne derse desin bazen kelimeler yetmiyor halleri anlatmaya.. Yalova binlerce insanrabbine yolladı.

Bir gecede!

Bir daha görüşemiyecekler onlarla..

Lakin bugün inanıyorum ki, her bir Yalovalının kalbi bu binlerce yürek büyüklüğünde atıyor..

Ali Yavuz

 

17 ağustos depreminde olanbları ömrümün sonuna kadar unutmayacağım..

Hep şunıu düşündüm !!

Nasıl öldüler, ne hissettiler..

Umarım bir daha asla böyle bir şey yaşamayız..

Bir daha asla karşımıza katil binalar çıkmaz..

Arzu

 

Ben ve ailem bu olayı çok kötü yaşayanlardanız.

Evimiz anında çöktü ve olaydan 4 saat sonra 5 kişi olarak enkaz altından çıkartıldık. Can kaybımız yoktu, fakat bütün komşularımız sevdiklerimizin çoğu ölmüştü.

Bu olaylar gün geçtikçe bize daha zor geliyor ve unutulmaz bir hal alıyor.

Can Kaybı Olanlara Başsağlığı, Herkese De Geçmiş Olsun Dileklerimizle…

Türkan/ Bingöl Özdemir

 

Herkesin başına gelebilecği şeyler sizlerin başına geldi.

unutulmamanız ve insanların sizleri saygı ve ibretle anmaları umuduyla.

Çevik kuvvet görevlileri

 

“yaşanmamış günlere tutundu umut”

O an yaşanılan duyguları anlatmak için kelimeler, dar, zayıf ve güçsüz geliyor..

Mehtap/ Mehmet Haner/ Batman

 

O anı hatırlamak istemiyorum.

Ama o anı unutmakta elde değil

İstesekte istemesekte bu acıyla yaşamak zorundayız.

O an var ya o an bence bir milletin tamamıyla çöküşüydü. bunda azda olsa bizim suçumuz var.

Çünkü bilinçsiz yetiştik.

Ne olurdu bizde deprem hakkında japonlar kadar bilinçli olsaydık. Ama olsun ben yine vatanımı, milletimi seviyorum.

Herkesin de benim gibi düşündüğüne inanıyorum..

Lise Öğrencileri Serhat Acar/ Ali Yılmaz

 

 

Sadece televizyonlarda gördüğüm bu acı dolu tabloların hiç yaşanmamış olmasını isterdim.

İbret alınmasını ve daha duyarlı bir toplum olmamızı çok isterdim

Bu da sadece eğitimle olacak..

Çiçek Kıvançoğlu

 

Şu anda çok mutluyum ama..

Şu anı yaşamak bana çok üzüntü veriyor.

Keşke bir şey olmasaydı da bende bu yazıyı yazmak zorunda kalmasaydım..

Sizleri Çok Özleyeceğiz.

Hülya Kara

 

Yüreğimizde bir damla gözyaşı ile veda ettik.

Sizleri unutmadık, unutmayacağız..

Özellikle Meltem Özçelik’i..

Seni çok özledim cadı..

Senem

 

 

Bir arkadaşım vardı benim.

Adı ışıl’dı.

O arkadaşım halen var ama sadece içimde..

Seren

 

17 ağustos, yüzyılın felaketi olarak adlandırılan o gece.

Çığlıklarla uyanan insanlar.

Bir anda ne olduğunu ne yapacaklarını, ne yaşadıklarını anlamaya çalışan insanlar..

Gecenin karanlığında örtünen gözler..

Gün ışıyıp o korkunç sahne ortaya çıktığında kendini kaybedenler..

Ne yazıkki, o andan itibaren yazılacak pek bir şey kalmamıştı. Ancak sonrası için çok şeyler yazılabilir di!!

Gül

 

Yalovada şehitlik mertebesine ulaşan tüm vatandaşlarım, acılarınız yüreğimizde, sizleri unutmak mümkün değil..

Bilemeyiz 17 ağustos 1999 günü ne acılar içinde gittiğinizi. Allah bütün günahlarınızı affetsin ve ailelerinize sabırlar versin. Sizler yüreklerimze gömüldün��z..

Neşe Çom/ İstanbul

 

İnanılmaz bir felaket. Bir anda her şey bitiyor.

Çok büyük bir acı.

Yaşananları anladığımdan emin olun..

Kader / Samsun

 

Çığlık çığlığa uyanan insanlar n eolduğunu anlamadan hayatlarını kaybettiler.

Ne olduğunu anlamadan evin üstüne çöküşü ne acı bir olay.

Depremden geriye sadece enkaz kaldı.

Ve deprem, doğal afetlere karşı her zaman tedbirli olmamız gerektiğini takrardan öğretti.

Kimbilir hangi küçük eller şu mermerlerin üstünde yazan isimler hangi okul defterlerine yazdılar.

Yada hangi evrakların üzerine..

İsimlerinize çok büyük bir sevgi ile bakıyorum.

Yani hepinizi büyük bir sevgiyle anıyoruz..

Hep birlikte hepinize allahtan rahmet, kalanlara sabır diliyorum,

Esra/ Canan/ Şükran-Batman

 

Öncelikle tüm Yalova halkına geçmiş olsun diyorum.

Binalarımızı daha sağlam ve biliçli yapmış olsa idik, bu kadar zararımız olmazdı.

Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın..

Aslı/ Volkan Koçdemir

 

Çiçekler güzel koksaydı, dünya böyle olmazdı..

17 ağustosu ben de unutmadım..

Canbulut

 

17 ağustos günü ben annemi ve babamı kaybettim.

Babam öz değildi. Ama benim için çok değerliydi.

O gece herkes gürültüyle uyandı. Herkes canıyla uğraşıyordu.

Sokağa çokzor çıkmıştım. Üstümüze binalardan taşlar ve tahtalar düşüyordu. Dışarı çıktığımız an herkes kendi camıyla uğraşıyordu.

Kimi ailesinin hepsini kaybetmişti.2 gün sonra annemi ve babamı enkazdan çıkardık. Nefesi kesilerek ölmüş. Kimbilir kaç insan benim gibi hatta benden çok acı çekmişti. O gece ben teyzemde kalmıştım.

Annemi göremedim ama o gece annemi çığlık çığlığa duydum… şuanda bu mermerin üstünde isimleri yazılıyor…

 

Böyle mi olmalıydı.Ama isyan etmeyeceğim. Allahtan gelen bir afet. Bunu okursanız benim gibi düşüneceksiniz..

Depremde ölenlere allah rahmet eylesin, kalanlara sabır versin. Bundan sonra el ele vererek acımızı yenmeliyiz.

Hayat her şeye rağmen devam ediyor..17 ağustos günü gerçekten çok acı bir gündü. Unutmam ve asla da unutmayacağım.

Gamze Çetiner

 

17 ağustos depremi hepimizin hayallerini ve umutlarını enkazlar altında bıraktı.

Herkes depremle yaşamaya alışmalı.Depremde ölenlerimize rahmet rahmet diliyoruz.

Kaybolan umutlarımızla birlikte bizde enkazlar altında kalmayalım. Yeni umutlara doğru merhaba demeliyiz.

Melike Kolpar

Bu fotoğrafları sorumsuz , 
aç gözlü,doymak bilmeyen müteahhitler
her gün gelip görsünler!!
Onların vicdanları yinede sızlamaz..
Em. Öğr. Emine Soydan


Bu anıttaki fotoğraflar facianın ne kadar dehşet verici
olduğunu anlatmaya yetiyor. Bizler belki bu korkunç olay
olurken bu faciayı yaşayanlarla beraber değildik.
Ancak; sevgili Yalovalılar acınızı tüm içtenliğimizle
paylaşıyoruz.
Kabici Ailesi


Çok isterdim tekrar günaydın demeyi
iyi akşamlar diledikten sonra sizlere..
Sizli günleri özledik Mehmet Tuncer ailesi..
Sizleri hiç unutmayacağız.
Aydın Gelmedi / Bülent Elgin

Sizlere evrensel boyutta sabır diliyor, acılarınızı paylaşıyorum. İnsan gücünün ve iradesinin yetersizliği yanı sıra
sıradan, özensiz, umarsız olmanın son çizgisi olmasını diliyorum.
Acılar tazelenmesin, sevgi, saygı ve yardımlaşmanın özlemi içindeyim. Acılarla kalanlara sabır, göçüp gidenlere rahmet diliyorum.
İmren Ö


Sevgili Şennur teyze ve Serpil..
Sizin gibi anne-kız ölen çok var bizim buralarda. .
Sizleri hiç unutmayacağız..
Merve Parim



Bu anıtın anısına yazıyorum bu yazıyı.Siz yaşamıyorsunuz artık aramızda yoksunuz!
Bizleri de yaşıyor mu sanıyorsunuz buralarda.
Size tam kesilenin faturanın yarısını da biz ödüyoruz,enkazdan çıkan acılarla..
‘‘Takdiri ilahi’’ denen klişenin kalmışız arasında kaçamazsın ne sola, ne sağ.
Eğer yaşamaksa bu mecburuz hafif, orta, ağır hasarlı binalarda..
Sorumsuz devlet, hırsız müteahhit, cahil mühendis işte bu üçgenin içinde kalmış senin kaderin..
Onca acıdan sonra edilen onca yeminden  hatalar devam ediyor..
Sessiz bir şekilde yeni kar kapıları açılıyor hızla..
Katil müteahhiti  gördüm son model bir arabada..
Her şeyin başı, dürüstlük mantık ve akılsa..
Yeni yüzyılda, ortaçağı yaşatmayın bize asla..
Yalovalı depremzede A.B

Ölüm var ölüm ..
Kalp kırma gülüm..
Hayatımızı en zor günlerini yaşıyoruz.
Biliyor musunuz,
Serra, Semiha, Mete, Tuğba, Doğukan bugün sizleri
ziyarete geldik ve hiçbir zaman unutmayacağız..


Acaba bütün Yalovalılar..
Bu fotoğrafları gördükten sonrada deremi unutma gafletine düşer mi?
Nimet Kolsuz


Merhaba ölü canlar..
Sizler bir doğa tepkisiyle ölmediniz.
Sizi biz öldürdük..
SİZİ BİZ ÖLDÜRDÜK..
Elbirliği edip Cehaletimizle, para hırsımızla,
Hırsızlığımızla..
Umarsızlığımızla
Ve olmamaları gereken yerde olan politikacılarımızla..
SİZİ BİZ ÖLDÜRDÜK..
Bağışlayın diyemiyorum )
Yusuf Nalbant 


Sevgili Tombiş halacığım Rabia ..
Seni asla unutmayacağım.
Seni benim içimdeki en büyük acısın..
Esma


Merhaba, Aylin, Arzu, Ayhan, Gürcan ve Denizhan.
Buradaki fotoğrafları görünce..
Artık iyice emin oldum.
Siz ölmediniz..
Öldürüldünüz..
Tanju Nalbant


Umarım ki, hiçbir insan,
hiçbir yerde bu görüntülere tanık olmaz..
Serdar Yazgan

Bu felakette burada değildim..
Belki acınızı tam olarak anlayamam, fakat paylaşmaya  çalıştım. Yalova’ya ilk gelişim, fotoğraflar olanın sadece bir anını yansıtabiliyor. Şu anda ne hissettiğimi ne yazmam gerektiğini bilmiyorum.
Sadece ağlamamak için kendimi zor tutuyorum..
Cansu Yıldırım / Kırşehir.

Anne, baba, nerelerdesiniz?
Sizleri çok özledim.
Neredesiniz diye haykırmak istiyorum..
Beni bu dünyada tek başına bıraktınız..
biliyor musun çok zor oluyor.
Sizleri unutmak mümkün değil.
Hakan Aydın

17 Ağustos 1999'da çok iyi arkadaşlarımı kaybettim.
Herkesin acılarını paylaşarak, çok üzgün olduğumu ifade etmek istiyorum..Ama hayatta ne olursa olsun yaşamak güzel,
Özelliklerde 7.4 şiddetindeki depremden sonra yaşıyorsak, bu bizim için mucizedir.
Depremden sonra her şeyi, hayat şartlarını daha iyi öğrendim...
Acıyı, ızdırabı, sevgiyi daha iyi anlıyorum.
Biz, 17 Ağustos’u hiçbir zaman unutmayacağız,büyük bir ders aldık..
Her insan bir yıldızdır.
Bu yıldızlardan biri kaydığında işte o zaman bir insanımızı daha kaybediyoruz.
Keşke hiçbir yıldız kaymasa, hep aynı yerde ve hep parlak olsa.Sizleri çok seviyoruz..
Çağrı /Çağla /Mübeccel Kırtay

Hepimizin başı sağolsun.
İnşallah o vicdansız sorumlular
bu olaydan ders alırlar..
Volkan Gürses

Sevgili Akrabalarım.
Sizleri unutmak mümkün değil. Her gün sizlerle birlikteyim inanın. 17 Ağustos’tan buyana mahfolmuş durumdayım.
Sizlerin sevdiklerinize hep destek vererek acımı dindirmeye çalışıyorum. Her gece sizleri rüyamda görüyorum.
Sizleri çok özledim bu acıya artık yüreğim dayanmıyor.
Sanki dünya benim üstüme yıkıldı. Sizlerin o görüntüleriniz bizleri mahvetti. Sizlerle geçirdiğim o güzel günleri unutamıyorum.
Her gün bir parçam eriyip gidiyor..
Mert Aşkın

Bu ülkeyi geleceğin gençlerine bırakıyorum.
Onlarda bu acıyı bu felaketi yaşadılar.
Geleceğin büyükleri olarak bunları unutup geçmişteki gibi büyüklerini örnek almazlar.
Sağlam binalar yaparlar.
Para uğruna benliklerini satmazlar.
Biz büyükler geçlerimize inanıyor,
güveniyor ve onlardan çok şeyler bekliyoruz.
Nuran Gürses

Yaşadığım Adana depreminden sonra, yani yaşadığımı zannettiğim! Fakat burada yaşadığım deprem büyük bir acı bıraktı.
İlknur Meriç


Yıkıldık Ey halkım Unutma Bizi..
Gece saat 03’te sallantı başladığında televizyon 
seyrediyordum. Aklım deprem gelmemişti.
Nedense ‘ Kıyamet kopuyor zannetmiştim ’böyle düşünmüştüm. Gündüz gözüyle Yalova’ya baktığımda yıkılmış binaları, ağlıyan insanları gördüm.
Şunu söylemeden geçemeyeceğim.
Ben 21 yaşındayım.‘‘yıkılan bir binanın enkazı altında kendimi gördüm.’’
Gürsel Akgün


Günlerin getirdiğini günler götürür
Ama bu günü 
kimse götüremez..
Sibel / Ceyda


Deprem oldu. Bu deprem ocaklar batırdı.
Fay hattı kıpırdadı. Kıpırdamasaydı, teyzemi, dayımı iki yeğenimi ve arkadaşlarımı kaybetmeyecektim..
Ayrıca okul müdürüm Engin Karakaş, yardımcısı Vural Yaşar ve bir de öğretmenim. Ayrıca sınıf arkadaşım Dilara
Yıldırımı kaybettim.
Bu kadarda değil yüz binlerce yaralı ve ölü verdik.
Şimdi yine korkutuyorlar bizleri yok deprem olacakmış diye.. Keşke bu depremde kimse ölmeseydi.
Özlem Barut

Tüm umutlarımızı, tüm gençliğimizi yıkan deprem değildi.
Umutlarımızı ve geleceğimizi Yıkan karartan para hırsıyla...!
Hüseyin K.


Ne oldu, neler oldu bizlere!
Gece saat 03’te aniden gelen ve acımasızca gelen bir depremin failleri ve meçhulleri olduk..
Acımız büyük, feryatlar, figanlar!
Ne oldu bizlere..
Varlığı ve yokluğu bu dünyada öğrendik.
Gecenin sabahında şaşkınlığımızla..
Ne yapacağımızı şaşırdık.
O gece bir cehennem gecesiydi.
O acıları ve sizleri unutmadık,unutmayacağız..
Serap / Taner Ali Ünlü

Saat 03’te büyük bir ses ve uğultuyla uyandık.
8 yaşındayım, daha bu yaşımda depremde teyzemi kaybettim. Teyzem, herkesin üzgün olduğu zaman yardım ederdi.
Anneannem, teyzemi bana anlatırken,teyzemin o ipek saçları tozdan gözükmüyormuş, gözleri içine çökmüş..
17 Ağustos’ta her kez bir ölüsü için ağlıyordu.
Ama bazı acımasız insanlar hırsızlık yapıyordu, altın peşindeydiler. Benim anlatacaklarım bu kadar.
Merve Uğur

Veli Göçer ve diğerleri sağolsun !
Ne diyeyim ki? Bumu adalet?
Devleti dolandıranlar ellerini kollarını  sallayıp dolaşıyor.
Fakir fukara açlıktan ekmek çaldığı için hapis yatıyor.
Ah Türkiye, AHH Türkiye.
Hakan 

Hiç tanımadığımız yabancısı olduğumuz bir şeyle karşılaştık!
Bu bir depremmiş!
Zeynel Akdağ

İnsanlık  tarihin deki en büyük bir toplu katliam.
Toplu katliam diyorum, çünkü yalnızca deprem esnasında insanların ölmesi değil, sonrasında gelişen korkunç yalan furyası..
Karanlık zihniyet!
Aslında İstanbul’dan yardıma gelmiştim. İnsanlık tarihinde korkunun, pervarsızlığın, basiretsizliğin faturasını Allah’a çıkarıldığını ilk defa burada yaşadım.
Ortada dolaşan zihniyet ‘‘Ölmesi gerekenler Öldü’’idi.
Binlerce yıl feodal yıkıntıların arasında kaldı insanlık.
Bir zamanlar, Köleler vahşi hayvanlara yem edildi,din adamları, krallar,soylular tarafından izlendi bu işkenceler büyük bir keyifle..Binlerce yıl sonra 17 Ağustos’ta ortaya  çıkan olaylar yine aynı zihniyet, binlerce insanın ölümü alaycı bir şekilde izleniyor.
Ne zaman insanlık alemi korkularını, tabularını yener o zaman böylesi toplu veya tekli katliamlar son bulur.
Burada ve dünyanın her yerinde böylesi toplu katliamlarda ölen veya beyni öldürülen insanları kalbimde  yaşatacağım.
Ve onları öldüren bu zihniyeti asla unutmayacağım.
Orhan A.

Buradan müteahhitlere ve devlet büyüklerine sesleniyoruz.
Bizler daha küçüğüz ama, ceplerinize biraz daha fazla para girmesi için bunca
insanın ölümüne sebep oldunuz. Sizlerde bir gün cezalarınızı çekeceksiniz.
Ercan / Engin / Emre


Çok acıydı. Allah bir daha göstermesin. Koru köyde pek bir şey olmadığını için burasını görmeden olayın vehametini
pek anlayamamıştık. Hiç bir şey yapamamanın ezikliğini hissediyorum.
Ayşe Yıldız 

Bir gül ölür.
Ölen hemen gömülür.
Benim yazdıklarım ne ölür 
Nede gömülür.
Nurcan Yıldız


17 Ağustos’un üzerinden bir yıl geçti..
Ama kimse o depremi yaşamamış sanki!
Sanki, yaşayanlar enkaz altında kalmış!
Kimse ıslah olmadı, kimse ders almadı
Yani her şey aynı
Bahtiyar

Ünye’den geldim.
Depremde ölenlerin hiç birini tanımıyorum ama hepsini daha önce biliyordum sanki!
Hepsinin hikayesi beni derinden etkiledi.
Geride kalanlar, sevdiklerinden ayrı nasıl bu hayatı
sürdürecekler? Düşünüp kahroluyorum.
Sultan Öztürk


Bizimde bir evimiz vardı!
Ama şimdi pek yok.
Balkonunda bir ampul, camında da bir saksı çiçek kaldı.
Biri yanmayı, diğeri sulamayı bekliyor.
Onu da bir dozer yarı yıkık evimizi yıktı..
Yerle bir ediverdi.
Kezban Çavadar

Bir tanem,
Seni bu anıta ziyaret etmek benim acılarımı bin kere tazeliyor Handan’ım..
Çiçeği..
Izdırap bazen karanlıktan doğar.
Tıpkı 17 Ağustos’ta olduğu gibi.
İçimde acı,anlımda ter..
Bunu kimseye anlatamam ömrüm yetmez.
Ay yüzlüm, apaçık gözlüm.
Narin çiçeğim benim..
Bak sinemde bir ok var.
Senin yanındır ilacım.
Bir tanem güneş artık doğmuyor
Gündüzüm geceme karışıyor
Kır çiçeğim artık açmıyor
Gözyaşlarımda artık feryat ediyor.
Sizleri asla unutmayacağız
Nur içinde yatın..
Annen, Basatik

Beklide biz gençler olarak bu yaşımızda bu kadar büyük bir acıyı kaldırmamalıydık!
Ne var ki;
17 Ağustos gecesi genci yaşlısı büyük acılara göğüs gerdik..
Yalova Melek Yüksek Okulu Öğrencileri


17 Ağustos depremi sınavından can kayıplarıyla, mal kayıplarıyla geçti. Bu sınavı bir daha dilemesek te, depremler
eleceğimiz bir yanı. Siyasal ve maddi çıkarlar bilim ve  ahlakın önüne geçtiği sürece toplu ölümlerin suçunu doğaya ve tanrıya yüklemek yersiz.
Bu suç bizim içimizden doğmuş ve beslenmiştir.
Bizi yeme pahasına..

Dursun Aydın

Türkiye 17 Ağustos depreminde maalesef sınıfta kaldı.
Serhat / Melih Kıvanç

Böyle  büyük bir acıyı bir daha yaşamamak dileğiyle.
Aradan tam bir yıl geçti ve ben yurtdışından bir daha geri gelince aynı şeyleri yaşadım..Ve halen göz yaşlarımızı tutamıyoruz. Böyle acıda en kahredici taraf, çaresiz ve umutsuz olmak. İstediğin halde bir şey  yapamamak. Dileğim, insanlarımıza ve devletlerimize ders olmuştur .
Nice masum insanlar yardımın geç gelmesi üzerine yaşamını yitirdi. İnsanlık dersini iyi  bir notla  geçmek dileğiyle
Öznur / İsminaz Yücetaş KöLn

Ölüm o kadar kıskanç ki !
O gece herkesi birden
yanlarına aldı!!
Serpil Bilecik

Handan elimde büyüdün, güzelliğine doyamadım.
Görüntülerini kasete almıştım, sonra seyrederim demiştim
kısmet olmadı. Kısmet kabrini ziyaret etmekmiş..
İsviçreden Sıdıka Teyze


17 Ağustos tarihi kötü bir tarih.
Aradan bir yıl geçmesine rağmen hasarlı binalar yıkılmadı ama
insanlar her gün yıkılıyor..
Fikret Mert

Şuan ki duruma göre millet olarak acıları çabuk unuttuk,
vurdum duymazlık yine başladı.
Talanlar aynen devam ediyor..
Nasıf Can

Ölüm mü daha korkunç
Yoksa sensizlik mi?
Ölüm sensizlik se
sensizlik zaten ölüm benim için..
Nurettin Büyük

Canım biricik Eşim ve dünyalar tatlısı oğlum.
Siz hiçbir zaman ölmediniz. Sizleri devamlı kalbimde ve
hatıralarımda yaşatıyorum..
M. Yaşar Erkaya

Deprem sildi süpürdü.
İnsanlarımız 45 saniyeye yenik düştü.
Uğur Güngör

Sevgili babacığım, seni hiçbir zaman unutmayacağım.
Sen dünyanın en iyi, en şeker, en sevimli en mükemmel
babasısın. Seni çok seviyorum, daima kalbimdesin.
Esra Aydın


Dünya, dünya yalan dünya
Yalova’mı bir daha batırma
Hasan Uzmanoğlu


1962 yılında aynı sahneleri Iğdır’da görmüştüm.
Şimdi Yalova’da görüyorum.
Dilerim bu son görüntüler olur.
Acaba insanlar bundan da ders çıkartır mı?
Yoksa resimlere bakıp bakıp ağlayacakmıyız!
Ziya Altındağ / Iğdır


Bu anıtı gezip gördüğüm an eski günleri hatırladım.Bu   parkı yapan ve yaşatan belediyeye ve tüm çalışanlarına
teşekkürler. Bundan böyle bina yapan ve yaptıran bu park gezmesini isterim. Çünkü ders alınması gereken durumlardan ders  alınması gerekir.
Cemal Yıldız

17 Ağustos’ta hayatını kaybedenler;sizleri unutmak bizim için önemli
bir insanlık görevi.
Umarım,bundan sonra da en son hatırladıklarımız olursunuz..
Özgür Sevim

Dilara’cığım biz, Kardelen, Gizem, Şule olarak seni anlamak için buraya geldik.
Orada inşallah iyisindir.
Orada anneni, kardeşini üzme.
Okulda hep seni arıyoruz..
K.Yücesan / G. Fitoz /Ş. Korkmaz


17 Ağustos oldukça güzel bir gündü taki saatler 03’ü gösterinceye kadar.
Doğum günün o gündü. Şimdi artık kutlamıyorum.
Herkes gibi tek istediğim bir daha öyle acılar yaşamamak.
Yavrusuz, annesiz, babasız kaldık ama hiç akıllanmadık..
Özellikle kaybettiğim iş arkadaşım Faik Bilek’i hiç unutmadım.
Yetkililere sesleniyorum.
Yeter artık çekilen acılar dökülen gözyaşları, kaybedilen
insanlar..
Ben seneler önceki Yalova’yı geri istiyorum.
Kaybettiğimiz canları geri istiyorum.
Verebilecekmisiniz!
Elbette hayır..
Yakınlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, kalanlara 
sabır diliyorum..
C.Pınar


Yalova’mızda deprem oldu diye terketmeyeceğiz.
Ve ölenleri asla unutmayacağız
Sizleri sonsuza kadar yaşatacağımıza  söz veriyoruz.
Erol seni de çok özledik.
Her zaman gelip seni burada anacağız.
Hep aklımızdasın.
Esra / Sebla / Yasemin


Gerçekler çoğu zaman acıdır.
Fakat, insanın bazen acı çekmeye de ihtiyacı vardır.
Arada acı çekelim ki mutluluğu anlayalım.
İ.H.L. Öğrencileri..


Doğanın ihtişamı, insanların dayanma gücü
17 Ağustos’ta Yalova’da buluştu.
Temennim bu bizlere ders olur.
Yakınlarını kaybedenlere başsağlığı dilerim.
Fevzi Yılmaz

Bu depremde bu kadar ölüm olmasının nedeni depremin olacağının bilinmesine rağmen önlem almayan devlettir.
Şimdi orta hasarlı binalar onarılıyor. Üstelik yeni bir deprem olacağı söylendiği halde ..
Ey depremden sonra her türlü yardımı yapacağız diyenler; deprem beklenen yerde güçlendirme yapsaydınız önceden bu kadar insan ölmezdi.
Zemini kötü olan yerlere binalar yapılmasaydı, sonuç bu  kadar vahim olmazdı..
Seda / Çiftlikköy


Sevgili Yalova,
Sen benim ilk aşık olduğum,konuşmaya,
yürümeye başladığım, sevinçlerimi, üzüntülerimi yaşadığım yersin..
Hazindir seni bu halde gördüm.
Hiç yıkılmadığım kadar yıkıldım.
Bu deprem sadece seni değil  benimde, birçok yanımı yıktı ve altında bırakıp enkaz haline getirdi.
Yaşananlar bir ders olur ve menfaat sahipleri yaşayanları kendilerine ödev edinip, insan hayatı karşılığında menfaat
sağlayamayacaklarını anlar..
Ali Yazıcı


Hayatın en acı, en kötü felaket gecesiydi o gece.
Nasıl anlatılır ki, yaşadık, yaşadık, yaşadık o korkuyu, o karamsar karanlık geceyi yaşadık.
Hayatımızın en bulutlu gecelerinden bir tanesiydi o anlatılmaz ki. Kimimiz annemizi, babamızı, yakınlarımızı kimimiz arkadaşlarımızı kaybettik.
Ne acıdır ki, onlar aramızdan ebediyen ayrıldılar, kimileride bu durumu büyük bir zevkle izledi. Ateş düştüğü yeri  yakar derler ya, acısı olmaya izlemek, menfaat peşinde koşarak, çıkarlarla yetindi.
Çoğu kimse ders almadı almaya da yok gibi..
Kızgınız, öfkeliyiz, çünkü gerçekten çok büyük bir felaket  yaşadık. Dilerim Allah’tan bir daha aynı acıları yaşamayız.
Milleti sömüren büyük bir zevkle izleyen, halkın perişanlığından yaralayan insanlar gereken dersi alırlar.
Çünkü hak edenler gerçekten gidenler değildi..
Dilek K.

Hani bir laf vardır ya!
Acı unutulunca menfaate döner diye. Bizde bu depremde bunu bir kez daha gördük.
Ne de olsa insanoğlu çiğ süt emmiş.
Acı ama gerçek..
Serken Ertaş / Şükrü Kılıçaslan

Öyle zamanlar olur ki, hiç bir şeye, hiç kimseye ve en çok  da zamana söz geçiremezsiniz. Ve yine öyle zamanlar olur 
ki, bunca şeyin altından olmaz dediğiniz toparlanmayı  yaşarsınız..
Dağıldık, parçalandık, üzüldük ve şimdi yarınlara sevgilere gitme zamanı.
N.B.Izvatlıoğlu

Doğum tarihleri ayrı,
fakat ölüm tarihleri aynı olan
bu insanlarımıza rahmet diliyorum.
Remzi Çolaktaş

Yalova’nın adı kara..
Bu yazıyı okuyan arkadaş, kardeş,amca, yenge. Bunca yaşananlardan sonra acaba’larla yaşıyoruz. Sakın andanmayın bir daha olmayacağına..
İnsanız kadar acı çekeriz. Bende arkadaşım Gürcan kardeşimi kaybettim onu görememek halen bende bir yaradır.
Zaman mı değişti?
Yoksa insan mı?
Sakın karaya ak’tır demeyin. Kara kendine karadır.
Her şeyin bedeli insan olmamalı..
Hüseyin Tunay

Aylarda geçse, yıllarda geçse..
Denizler durulsada,belli olmaz belki rüzgarlar da esmez,ama biliyoruz ki, bu acılar hiç silinmez..
Yavaş, yavaş dakikalar gidiyor ömrümüzden, saçlarımız aklaşıyor,bir gün gelecek çocuklarımızda aynı hüznü aynı kaderi içlerinde hissedecekler..
Onlar, onlar hep gülsünler,yavaş, yavaş hayat basamaklarını mutlulukla, sevgiyle barışla çıksınlar..
Allah’ım bir daha böyle acılar gösterme ne olur?
Ali / Rukiye Çolakoğlu

17 Ağustos elbette Türkiye için bir felaketti.
Bu anıtı yapılması bizlere o günlerin hatırasını ve çekilen acılarımızı tazelemek için değil, böyle günlerde millet olarak
kenetlenmemizi, aynı zamanda insan olduğumuzu hatırlatan bir eserdir. Bu eseri yapan ve katkı sunan kardeşlerime minnet ve şükranlarımı sunarım.
Em. Öğ. Nuri Haşıloğlu


Bu resimlere baktığımda
17 Ağustos’u yaşıyorum.
Arkadaşlarımı çok özlüyorum.
Canım Yalova’mı  terk etmeyi hiç düşünmedim..
Yalova yıkılsada ben her zaman burada olacağım
Canan B.

Hayatımda yaşadığım en kötü gündü..
Evim yıkıldı, çok canlar yandı. Ben sağ kaldım ve şükrettim.
Ama o acı yüreğimde hiç eksik olmadı.
Yaşamayan insan için bunlar sadece resim…
Ama yaşayan için o resimlere bakmak, o çığlıkları kulaklarında tekrar duymak ve yaşamak demektir.
Kısacası yüreğinin kavrulması demektir.
Tek dileyim böyle bir korkuyu bir daha yaşamamak ve kimsensin yaşamaması. 25 yaşındayım ama kendimi 50 yaşında hissediyorum.
Aslı Dinç

17 Ağustos kazandı ,biz ise kaybettik.
Esma Ateş

Selam Yalovalı naaşlar,
Geldim,  gördüm siz evlerinizdeyken yıkıldınız.
Bizse her gün yıkılıyoruz.
Biz sizleri unutmadık, unutanlarda olur elbet.
Yalova sizin olabilir ama..
Yalova bizim Türkiye’nin..
Barmen Seyit Bilal / Antalya


Yaşadığımız o günler ve gördüğümüz bu görüntüler bizi gerçekten çok üzdü. Bütün ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum.
Umarım böyle bir felaketi bir daha yaşamayız.
Ayrıca insanların çektikleri acılar unutulmaz ve şu anki depremzedelere yardım eli uzatılır. Ve hepsi sağlıklı, sıcak yuvalarına kavuşur. Onları unutmayacağız
A. Akyol

17 Ağustos’ta Yalovada’ydım..
Çok korktum.
Bizden 3 kişi yaşamını yitirdi.
Özge Şentürk


9 Kasım 2000 tarihinde bu anıtı gözlerim yaşlı olarak
gezdim. 17 Ağustos depreminde bende başka bir yörede  yakınlarımı kaybetmiştim.
Acılarım ve anılarım tazelendi.
Bu anıt, unutulmaması gereken anıları canlı tutması  açısından çok önemli bir yapıttır.
Yapılmasında emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum.
Öğr. Hüseyin Kansın

Ben, yavrusunu, annesini enkaz altına koyan bir anne ve annenin kızı olarak yaşadığıma ve nefes aldığıma sevinemiyorum.
17 Ağustos’u yaşamım sona erinceye kadar unutmayacağım.
O gün dünyamın yıkıldığı hayallerimin umutlarımın sönüp bittiği gündü.
Ben depremden önce 8 Ağustos günü yavrumu söyledim.
10 Ağustos’ta 20 yaşına girecekti. 17 Ağustos’tan üç gün sonra anamla yavrumu çıkartabildim.
Bunun dermanı tesellisi olabilir mi?
Onları çok özlüyorum,kızımın nişanlısı geliyor teselli ediyoruz birbirimizi rol yaparak ve yapmacıktan..
Bedriye..

17 Ağustos; canlarımızı kopardın ama ,
insanlık ve sevgi dolu yüreğimizi asla..
Tahsin Şimşek

16 Ağustos günü gece saat 22’de otobüse binmiş ve  her şeyden habersiz yeni birliğime gidiyordum.
Yoldayken gece arabamız sarsılmaya başladı. Fakat her şeyden habersizdik. Aklımın  ucundan dahi geçmezdi
Yalova’da deprem oldu.. Sabah birliğime vardığımda televizyonlardan Yalova’da Deprem olduğu ve yıkıldığını öğendim. Panikledim..İletişim de kuramıyordum. 18 Ağustos günü afet iznine Geldiğimde bir gün önce bıraktığım şehir tanınmayacak haldeydi. Depremin boyutlarını böylece daha iyi anlamış oldum. Sevdiğim bir kaç insanı kaybetmiştim. Şu an askerliğim bitti. Fakat o acının sıcaklığını Yüreğimde taşıyorum.

Bülent

17 Ağustos asrın felaketinde kaybettiğim ağabeyim Ziya Taşkent,
yengem Ulviye Taşkent, yeğenim Rengin Dalman oğlu ve Efe Dalmanoğluna ve bu felakette yaşamını yitirenlere tanrıdan rahmet dileriz. Ruhları şad olsun
Oğuz Taşkent

 

17 Ağustos çok acı bir gün. Herkes neler, neler düşünüyordu. Ama hepsi bitti. Deprem büyük acılar yaptı. Biz göğüs
gererek kapatmaya çalışıyoruz. Ve sonunda kapatacağımıza inanıyoruz.
Ben küçük bir çocuğum, bu depremde en sevdiğim insanı kaybettim. Bir daha olmaması için neler yapılıyor?
Miray Diner


Sevgili Betül abla, Cengiz abi ve Begüm’cüğüm..
Sizleri çok özlüyoruz.
Umarım gittiğiniz yerde huzurlusunuzdur.
Kendimizi öyle teselli ediyoruz.
Berce’yi merak etmeyin,  ona hepimiz sevgimizi verdik ve hep vereceğiz…
Sizleri kalbimizde yaşatıyoruz.
Harika Uçar

Sizleri o kadar çok anıyoruz ki, şu 29 senede anmadığım 
kadar; her ana içimizdesiniz..
Sizleri çok seviyoruz, her an anıyoruz.
Buna inanın..
Nesime Taşkent


…sen bizim sınıf arkadaşımızdın. Ve biz hep böyle kalmasını istiyoruz.
Yanımızdaki sıralarda değilsin ama kalbimizdesin.
Seni unutmayacağız
En güzel günler seninleydi.
Lakin sen öldün
İnanın ki biz seni
Ne zaman istersek sen orda olacaksın..
Kadir / Kayhan / Erdal

17 Ağustos benim doğum günümdü.
Her yıl kutluyordum ama artık kutlamıyorum,
çünkü benim için hayatımın en kötü günü.
Aysun Saral

Sevgili Gülden Toparlak,
17Ağustos günü seni kaybettiğimize halen inanamadık.
Mutlaka bir gün bir yerlerden çıkıp geleceksin diye bekledik.
Ama olmadı.!
İşte bir türlü yokluğuna alışamadık.
Sen her zaman kalbimizde olacaksın..
Seni çok seviyoruz
Gülistan Minnet / Aslı Yılmaz / Yasemin Özkan

Gerçekten de böyle bir olayın olduğuna  inanmak zor oluyor.
Bu defterin  sayfasına yazı yazmakta
güç oluyor nedense..
Çiğdem


Bir kız sevdim ama ona kavuşamadım.
Çünkü, 17 Ağustos
Haluk Toksoy


17 Ağustos depreminde kaybettiğimiz amca Ali Çekinmez, yengem Münre Çekinmez’e Allahtan rahmet diliyoruz.
Amca; sende öğrendiğim çok şey var.
Seni çok özlüyorum.
17 Ağustos depremde kaybettiklerimizin tümüne rahmet diliyoruz. Temennim inşallah böyle acıların bir daha yaşanmaması ve yaşadığımız deprem bölgesinde yapıların bundan sonra daha sağlam olup öncekilerinde sağlamlaştırılması. Bunda da büyük rol oynayacak belediye ve daha üst makamların bu konuda düzenli görev yapmaları. Bu acıyı ömrüm boyunca unutmayacağımızı ve benliğimde etki yarattığını söylemek istiyoruz
Fikret Öztünç / Akın Çekinmez

İnsanları öldüren deprem değildi,
Müteahhitlerdi.
Kader, Esra ve Kübra..
Sizleri hiç unutmayacağız.
Beysüm Ailesi

Yollar gidip köprüye dayansa..
Köprü lavlara teslim olup yansa;
yeni yollar bu!
Azminle ümidinle köprüler kur ve kurtul..
Fatih Yağcı


Sevgili Öğretmenim M. Ali Öztürk,
Son gece birlikte ayrılmıştık, yeni günde tekrar buluşmak üzere.. Son şiirini okuyamamıştın bana. Bir akşam daha sohbete  oturamamıştık seninle..
Lodosu andırmıştı, karanlık gecenin ilk haberi. Sonra defalarca sallandık acının habercisiyle saat 03.02’de..
Mahşerdi gördüklerimiz, parklarda karanlık caddeleri aydınlatan araba farlarında. Sabahın ilk ışıklarında seni aradım. Sana sitem ettim taki dördüncü gün enkazdan çıkan halini görünceye kadar..
Yazdığın şiirleri düşündüm.
Cebinden çıkan şiirinde de haberini önceden almış gibi yazmıştın. Şimdi sensiz yudumluyorum çayımı, sohbet ettiğimiz yerde. Sensiz çektiğim sigarayı daha da efkarlı ciğerlerime çekiyorum..Ve senin son yazdığın şiirin kaldı elimizde, onu da mezar taşına yazdırdım
Rahat uyu..
Mustafa Taner


Yalova’yı deprem değil, rantçılar, rüşvetçiler kısa yoldan zengin olmak isteyen, çimento, demir ve malzeme hırsızlar yıktı Yalova’yı..
Onların katilleri deprem değil..
Namık Kesici

Yaşananlar bir masal kadar basit olsa ve yaşadıklarımız bir rüya olsa diye düşündüm.. Ölümün bir çocuğun ağlaması kadar yakın olduğu yaşayınca öğrendim. Şimdi hayattan hiçbir şey beklemiyorum. Fakat yaşamdan umut bekleyenlere  saygı duyuyor ve diledikleri gibi yaşamasını ve umutlarını azla yitirmemelerini istiyorum..
Acılarımızı paylaştıkça azaltacağız.
Ama asla yüreğimizden atamayacağız...
Her şey söylendi ve har şey yazıldı.
Yazmak çözüm değil.
Tüm bu acıları insanlığın yaşaması mı gerekiyordu.
A. Özcan

Canım arkadaşım Dinçer;
Seni ne kadar çok seviyormuşum meğer. En iyi arkadaşım senmişsin. Ben sensiz ne kadar zor günler geçiriyorum bilemezsin.
Şimdi çok uzaklardasın beni seyrettiğini, beni duyduğunu biliyorum.
Ve birazda olsa rahatlıyorum. Seni hiç unutmayacağım.
Ne bugün, ne yarın unutmayacağım. Adını dilimde hep anacağım. Yokluğun zoruma gidecek benim
Seni yüreğimde salkıyacağım..
Hatice Güven

Bizler Çorem çocuklarıyız.
Sizler gibi depremde birçok arkadaşımızı kaybettik.
Ama kendimizi asla ve asla kaybetmedik!!
Sizde kendinizi kaybetmeyin!!

Arzu seni çok seviyorum.
Seni benden kopardılar. Ben yatakta yatarken, sen kara toprakta yatıyorsun.
Sevgilim senden başkasını sevmedim.
Toprağında rahat uyu
Seni hep sevecek ve asla unutmayacağım.
Ferdi İpekçi

Doğal bir afetti. Ama işbaşındaki büyükler bu kadar çalmasaydı, bu kadar insan ölmezdi.
Damla / Görkem / Samet Eyübağaoulu 

Milis Tarım’a..
Akıllarında yaşatıyorsun, dualarımız sana ulaşıyor buna eminim..
Ama sen değil.
Sen olmayacaktın uzaklarda olan..
Böyle olmamalıydı..
Bunu Allah’tan biliyordu..
Sebahattin Töre

Yaşadı bitti vardı, artık yok..
Uyuyorlardı, hepsi masumdu..
Suçları vardı ama yanlış şekilde ödediler.
Onlarda bizler gibi oynuyorlar, gezip tozuyorlardı.
Artık bir toz bulutunun derinliklerinde yaşıyorlar.
Suçlarına ağır ödeyenler onlar mı olmalıydı.
Yoksa para yiyen canavarlar mı?
Evleri vardı, senelerce çalışmış bir ev sahibi olmuşlardı
Ama o evlerin mezarları olacağını bilemezlerdi. Şimdi ise bir çoğu evsiz orda, bir çoğu ölmüş toprak altında..
Sedef Pala / Cüneyt Balıkçı / Koray Genç

Canım arkadaşım;
Depremde ölmesemde senin o gün ölüm haberini aldığım gün
bende seninle birlikte öldüm.
Seval Gültekin

1425 km. uzaklığınızdaydım.
Ama acılarınız hiç tanımadığım sizlerin ayrılık şişlerini sapladım yüreğime..İnsanlık dramı ve teknolojisinin iflasını aynı anda izledim..
Anınız önünde saygı ile eğiliyor,bir öğretmen olarak bir daha böyle dramların yaşanmaması, insan olarak almamız gereken eğitimi ve
dürüstlüğü, öğrencilerime kazandıracağıma sizlere söz veriyorum
Öğr. Servet Yalçın

Sibel biliyorum sen oralarda bir yerlerdesin
Bizi duyuyor ve görüyorsun.
Yokluğun her geçen gün içimizde hissediyoruz.
Özgür Yorulmaz

Arkadaşım Gelengül;
Seninle kısa da olsa bir beraberliğimiz oldu.
Sen gerçekten unutulmayacak birisin.
Senin yokluğun her yerde, her tarafta belli oluyor.
Geri dönmeni çok istiyorum. Ama bu mümkün değil,
Çünkü kara toprak seni kollarına sardı.
Senin yerini kimse dolduramıyor.
Sen yerinde rahat uyu..
Duygu Çalışkan


Hüzünlü bir günümüzde bu anıta geldik Anıtta ölenlerin ruhuna dualar okumak istedik.
Manzarayı görünce ürktük içimiz kan doldu.
Nesrin / Aynur / Oya /Tuğba / İlke / Tuğçe


17 Ağustos depreminde yazılanlara göre 17 bin ölü varmış.Yaşlısı genci ve çocukları tabiki  sadece deprem  acısıyla
kalmadık.. Bunun yanında deprem rezaletinin de çektik. Çadırkentteki rezaletle hafızalardan silinmedi. Ben Araştırma enstütüsü çadır kentinde bulunuyordum. Hele ki o ölen insanları buradaki morg’a getirdiklerini ve getiriş hallerini her kesin görmesini istedim.
Sonuçta ölen insanlardı.Hepimiz öleceğiz toprağa gömülüp gideceğiz.. Bu ölen insanları kapıya gelen tırların içinde çıkartıp bir çöp poşeti gibi diğer arabalara atı morga götürmeleri yok mu içler acısıydı..
Bu da insanımıza verilen değeri en güzel şekilde ortaya çıkartıyordu. Şimdi kimileri halen evinde, kimileri prefabriklerde yaşamlarını sürdürüyorlar.
Elbet bir gün ölünür.
Ölenler gömülür.
Anılar ebedidir.
Ne ölünür, ne gömülür.
Depremzede

17 Ağustos, benim için hayatım boyunca unutamıyacağım bir gün. Biliyorum ki, ne ben ne de Yalova bu günü asla unutmayacak…
Tek dileğim bu yaşadıklarımızdan bir ders almamız.
Çok kayıplar verdik. Belki yaptığımız her şeyi düşünerek yapsaydık sonuç bu olmazdı. Sizleri hiç ama hiç unutmayacağız.
(Gökay ve Kılıç)aileleri..
Pınar / Esra

17 Ağustos benden ne ailemi, nede evi aldı. Benden Yalova’mı ,hayatımı aldı..
Elif Ataş


Aradan bir yıl geçti. Halen tedirgin yüreklerimiz.
Sallandık mı? Sallanıyor muyuz! Diyor hep dillerimiz.
Yaşamdı geçti ama asla bitmezdi.
Öyle büyük acılar var ki yüreklerimizde..
Keşke demek için çok geç artık..
Onları asla unutmadık, unutmayacağız.
Bunca yaşadığımız olaydan sonra kendimize
bir şeyler sormaya denedik mi? Acaba!
Gülten Öztürk

Gelmişiyle geçmişiyle yaşanacak ne kadar acı varsa yaşadık. Yaşadığımız bu acıları fotoğraflar ve bu anıt zaten gösteriyor. Üstelik çok yalın ve abartısız bir şekilde o geceyi anlatıyor.. Bu deftere bu notlar kalıcı olsun diye değil, ölümsüz olsun diye bu deftere düşüyoruz. Biz beceremedik, umarım sizler de başaramazsınız bizleri Taner Cinel ve İdris aydın‘ a sevgiler. Sizlere son selamlarımız gönderiyoruz. Mekanınız cennet olsun.. 
Sultaniye Köyü Gençliği


Bazen öyle anlar vardır ki,yoğun duygular içindesinizdir. Bir türlü ifade edemezsiniz. Ne sözcükler dökülür dudaklarınızdan Ne de kaleminizin ucundan! Tıpkı şu an olduğu gibi. Deprem değil kıyamet koptu sandım. Yaşadıklarım sabahı da bunu bir kıyamet Olduğunu gördüm. Sokaklarda kalmanın, Çadırlarda yaşamanın, kayıp babamın bulunması için Verdiğim mücadeleyi unutamam. Allah herkese sabır versin..

Elif Aktürk  (Gölcük depremzedesi)  
 

 

17 Ağustos 1999;Tüm Yalova günün yorgunluğu içerisinde uykuda, kimisi Yarın gideceği işi düşünüp, kimisi arayıp bulamadığı ama

Bulmak istediği için hayali ile kimi çocuğunun aksiliği, kimide yapacağı tatilin hayaliyle..Takisaatler03.sularına kadar farklı hayaller ve umutlarla Uykuda olan binlerce insanı aynı kader çizgisi uykularından Uyandırdı. Kimi canını dışarı zor attı, kimi dışarı atamadan enkaz Altında kaldı. İnsanlar mahşer mahşer sokaklarda.Kıyamet bu olsa diyoruz ama bu değil.bundan kötüsü eşimiz dostumuz enkaz altında. Bizler çaresiz, aciz kurtarın bizi sesleri..

Can çekişen iniltiler kulak patlatacak şiddete..Hava aydınlandıkça, aslında kararmaktaydı. Tüm Yalova Gözyaşlarıyla kıvranmaktı. Zenginde sokakta fakirde . İnsan tanıdık bir yüz ve tanıdık bir kişi arıyor, bulduğu vakit İse sarılarak ağlıyor.. Türk milleti gerçekten asil ve yüce milletimiz her zor günde olduğu gibi yine et ve tırnak gibi. Kürdüyle, lazıyla, Çerkeziyle hep beraber. Doğuşundan, batısından her yerden gelen yardımlar oluk olduk.. Bu nesil büyük acıyı yaşadı. Dilediğimiz bizden sonra gelen İnsanlar böyle bir felaket yaşamasın. Yüce Allah, altından Kadar aciz olduğumuzu gördük..

Hasan Coşkun   


Hayat galiba işte bu!
Her şeye rağmen devam ediyor.
Acılar sadece yaşayanların içinde kalıyor.
Aydan Görgülü

Bugün 22 Kasım 2000,
17 Ağustos’taki gibi olmasada deprem  gerçeğini bir kez daha yaşadık.
Bu bir artçı depremdi. Ama gönül isterdiki
Japonya gibi deprem olduğunda hayatımız devam etsin..
Bahçelievler ilk. Öğ. Okulu öğrencisi Yıldırım  Sevgi          

Bugünde deprem korkusuyla yataklarımızdan uyandık. Okula gittiğimde hiç rahat değildim sonra adını bile söyle- mek istemediğim deprem oldu. Hemen dışarı çıktı. Bazen düşünüyorum da şu deprem ne kötü şey, keşke elimden bir şey gelse bu depremin olmasını engellesem.
Bunun için her şeyi yapmaya, hatta daha fazlasını yapardım.
Bahçelievler ilk öğretim okulu öğrencisi Alp Koş


Herkes gibi bende canımı, sevdiğimi, dostlarımı kaybettim.
Bir acı yaşadım ki, yüreğimi yaktı..
Düşündükçe binlerce kere isyan ettiğim ve neden dediğim o gece isterdim ki,
Bende sevdiğimle beraber bu dünyadan uçup gidiyim..
Sessizce ama büyük bir acıya..
Ömür…

17 Ağustos depremini unutan kişiler yok olmaya mahkumdur. Kişilik şahsiyetinizi kaybetmemek için bu müzeyi haftada bir kez olsun ziyaret etmenizi istiyorum. Ayrıca bu müzeyi açan şahısları, şahsım ve ailem adına sonsuz teşekkürler..
Bülent Koçoğlu / Vedat Kartal


Daha 13 yaşındaydın ne yazık, seni 17 Ağustos bizleri elinden aldı. O gecen sonra bütün dünya karardı. Seni ve o
geceyi unutmayacağız. Seni asla unutmayacağız. Üzülme güzel kız, bizlerin canı yani senin için inan bütün Yalova 
ağladı.

Arkadaşlarım;Sinem Bayer, İlknur Arçay, İlayda İnce, Merve Yazıcı 


Ülke genelinde yaşadığımız bu acı günleri çabuk unutmamayı diliyorum. İnanıyorum ki, insanlarımızın neden çok öldüğünü, sakat kaldıklarını iyi
saptamışlardır. Birkaç günah keçisinden öteye bu yıkıntıların altından kimlerin ne kadar suçlu olduğunu düşünüp bulmuşlardı.
Dileğim bir daha böyle acı ve üzüntüleri yaşamamaktır.
Mustafa Yuvayapan


Vural Yaşar’a..
Merhaba Hocam. Ne tuhaf değimli hocam seni ne zaman görsem bunu söylerdim. Ama şimdi göremiyorum. Ancak merhaba Hocam cümlesini hiç unutmayacağım.
Çünkü ben ilk defa sana bu kelimeyi söyledim. Ama sen bizleri terk ettin. Bir gün senin yanına gelirsem bunu sora-
cağım unutma.. Hani sen biz izciyken bizi güldürürdün ya bu defa niye ağlattın. Seni asla unutmayacağız.
Saffet Çam ilköğretim Okulu izcilerinden
Ceylan…


Seni sevdiğimi söyleyemediğim için, kendimi hiç ama hiç affetmeyeceğim.
Sevgimi kalbime gömdüm bende senin yanınageleceğim. Bundan hiç şüphen olmasın

Ferdi.


Sevgili Nevin,
Senin ölümünün üzerinden 1 yıl daha geçti.
O depremde sizin aileden de çöküş yaşandı.
Fakat şu an, anlar hayatta sen yoksun..
Bir tek sen yoksun. Kocan şimdi başka biriyle evlendi.
Belki çocukların seni düşünmüyor. Sen yerinde mutlu ol..
Elif Şan


Bugün öğretmenler günü
O gece bir kıyametti sanki.
Tüm öğretmenlerimizi sevgi ve saygıyla bir kez daha anıyoruz..
Bahçelievler  ilköğretim okulu öğrencileri. 

Bütün şehir öğretmenlerimize rahmet diliyoruz.
Bıraktığınız görevi, kaldığınız yerden bizler en iyi şekilde
devam ettireceğiz..
Meslektaşlarınız

 

Ben belki depremde her hangi bir yakınımı ya da maddi zarar görmemiş olabilirim. Ama o büyük felakette ölen herkesin acısını yaşadım. Bundan sonra yapmamız gereken şey uyanık olup bu tür felaketlerden bile kazanç sağlamaya çalışan insanları ve bir doğa olayını böylesi felakete çeviren cahilleri yargı
önüne çıkartmak olmalıdır.
Öldüren deprem değildi.
Gözünü para hırsı bürümüş sorumsuz insanlardı. Böyle bir düzende her an hepimizin başına bir şey gelebilir. Bu yüzden birlik olup yanlış giden bu anlayışa dur demedin zamanı geldi. Ölen insanlarımızın arkasından yas tutmak bir işe yaramaz.
Eğer onların ruhuna huzura kavuşturmak istiyorsak ve bir daha böylesi bir katliama şahit olmak istemiyorsak gözümüzü açıp hakkımızı aramalıyız.
Tüm ölenlerin ruhlarıyla birliktedir ruhum..
Bilge  

***

Ben Ankara’da oturuyorum,
10 yaşındayım. 17 Ağustos depremine çok üzüldüm.
Buralarda Anneannem ve arkadaşlarım oturuyor.
Burada hasarlı ve yıkık evler gördüm birçok insan öldü.
Müteahhitlere sağlam yapın
Gökçe Aydoğan

En yakın dostum, kan kardeşim Handan Basatik’i kaybet- tim. Doğduğu gün ve saatte o bizlerden ayrı düştü.18 yaşına yeni giren ve o saatte hayatını yitiren en yakın dostum Handan; Hayallerimiz ve hayattan çok umutlarımız vardı. Ama beni burakıp ebedi hayata gittin.
Ama bildiğin tek bir şey var. Hayallerimizi senin için seninle yaşıyorum. Seni benim için hiç ölmedin. Bir gün mutlaka
buluşacağız.
Seni çok seviyor, özlüyorum benim melek arkadaşım.
Senem Öcal..


Canlar gitti.
Her şey ansızın oldu.
Yalova’m ansızın….!
Serra Ünsal



Eğer insan istediği an her şeyi unutabilseydi 
ilk depremi unutmak isterdim.
Eğer insan geride bıraktıklarını istediği zaman  alabilseydi., ilk hayallerimi ve Vural Lider’imi
geri almak isterdim.
Bir söz vardı ya
‘‘Dünyada ölümden başkası yalan’’diye..
İşte bu söze hak veriyorum.
Hani dedim ya;
Vural Lider’imin geri dönmesini istiyorum diye.
Birden hayallerim vardı bunu söylemeye gerek yok aslında.
Çünkü hayallerimin çoğu liderimdi.
Çağla ilhan


Sevgili akrabam Halime demir için;
Halime bizim aramızdan sessizce ayrıldı. Ama o evden sağ çıkması zaten mümkün değildi. Ölmeseydi eğer, ailesinin durumundan daha da kahrolur ve hatta ölmekten beter olurdu. O’nu çok özleyeceğim ve onu hiç unutmayacağım O gözlerini unutmak zaten mümkün değildi. Onun için ruhsuz bedenimin çıkartıldığını görmek benim için ölmekten beterdi.
Ama kendimizi yeni topladık ve bu hayatın bir gün biteceğini kavradık.
Seviley Demir.


Ülkemizde önüne gelen herkesin eline kazma kürek almasıyla müteahhitlik belgesi verilmesin.
Bina yapma izni verilmesin.. Bizleri yönetenlerden rica ediyoruz.
Cemal Topçu


Sayfalara sığmıyor..
Yalnızlıktan değil ölümden korkmuştuk şimdiye kadar .
Sevdiklerimizi kaybedince ölmek değil
Hayata yeniden dönmemekten şimdiden korkuyorum.
Yalnızlıktan çok korkuyorum.
Ve beni ailem ve dostlarım yalnız bırakmayın.
Ben sizleri çok seviyorum.
Sizleri hiç yalnız bırakmayacağım..

Burcu Şerbetçioğlu

Biz unutmayacağız desekte bize unutturacaklar, çünkü bu felaketler gibi binlercesi Türkiye’de yaşanıyor. Ve bizler bir

felaketten başka bir felakete gideceğiz..Tedbir alındı gösteriyor. İnsanların ölmemeleri için değil, öldük den sonra ne yapacaklar diye tedbir alınıyor.
Ben yakınlarımdan birini kaybetmedim. Ama binlerce insan öldü. O insanların neden öldükleri ve o insanların yerinde bizlerin olma olasılığımız önemli. Şimdi yapmamız gereken onları unutmayıp arkalarından-yas tutmamız değil, onlar gibi binlerce sevdiğimizin’ de ölmemesi için bir şeylere karşı çıkalım. Akıllı olalım. Bizleri kandırmalarına izin vermeyelim.
Zeynep Tunç


Kıyamet günüydü o gece. Ben çok sevdiğim arkadaşım ışıl Durmuş’u kaybettim. Kim isterdiki böyle olsun, ama oldu işte..Depremde ölenleri unutmayacağım.
Şivem Gürkal


Ömer arkadaşımızı,
Cemil ve Mehmet kardeşimizi unutmayacağız
Bahçelievler ilk.Öğr.Okulu öğrencisi
Tuğba Gürşen


Depremin üzerinden 18 ay geçti.
Ama nasıl geçti
Halen inanmıyorum öldüğüne, halen her an bir kapıdan içeri gireceksin sanki..
Hepimiz ailece seni bekliyoruz..
Sait Saitoğlu


17Ağustos 1999’dan uzaklaştıkça deprem gerçeği bir kaç TV haber olmaktan uzağa gidemedi. Beklide bunun sebebi biziz. Ama şu bir gerçek ki, Yalova diğer illerden biraz daha şanslı. Tabi buna şans denilecekse. Depremde kaybettiğimiz Zeki Hocam, dualarımız seninle, seni unutmadık.
Ali Yılmaz

Semanur teyze bizi bırakıp gittin ama her şeyin sonu kara toprak, sonunda bizlerde senin yanına geleceğiz. Mekanın cennet olsun.
Gülsüm / Sema Topçular / Emine Karaman

 

O gün çok kötüydü !
Bugün 3 Aralık 2000;ilk kez bu deprem anıtını geziyorum.
Gemlik’te bu anıtta söz edildi.
Buraya geldiğimde tekrardan 17 Ağustos’u yaşadım.
Bu anıt son derece yerinde yapılmış bir eser..
Gelecekte bir daha böyle bir facianın yaşanmaması
dileğiyle..
Hüseyin Kahraman

Siz Yalovalılar 17 Ağustos’u unutmak yerine bugünün  hatırasını yapmışsınız. Ve gelip bizler bunu izledik, gördük.
Karar verdik ki, bundan sonra bizlere tedbirli olacağız ve sizlerin yaşadıklarınızı yaşamamak için önlem alacağız.
Hepinize rahmet, Yalova’ya geçmiş olsun dileklerimizle
Balıkesirden, Osman Parlak /Ömer Kahraman

Feryatlarınızı ta Şırnak’tan duyduk.
Duygularınızı, acılarınızı oradan hissettik. 
Abdullah Öğmen /Şırnak 

Sakın ola ki bu ibret fotoğraflarını ve mermerlere yazılan binlerce güzel insanın masum
olduklarını unutmayalım.
Her şeyi ehline emanet edelim,
Bilinçsiz insanların güzel sözlerine kanmayalım.
Hala görüyorum o günden ders almayan gözü paradan
başka bir şey görmeyenleri.
Allah onları ıslah etsin.
İnsan hayatıyla oynayanlara 17 Ağustos acısı yaratsın..
İnş. Müh. Osman Altınışık

 

17 Ağustos’ta,Yalova ve Marmara bölgesi sallandı.
Bende yaşadım bu afeti, yaşım henüz 17 ve daha öncede hiç böyle bir depremle karşılaşmamaştım. Dedelerimizde böyle- sine bir felaketle karşılaşmamıştı.Ölen insanlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz.Yalova’yı çok seviyoruz.Burada kıyamet kopsa da bu güzelim toprakları terketmeyeceğiz.
Çünkü Yalova Marmara’nın gözdesi..
Murat Caner Aydıniçen

Geceler ne kadar karanlık olursa olsun, sabah mutlaka güneş doğacak..
Ama senin için artık çok geç bir tane, arkadaşım Pınar Kılıç..


Gülü bir gün seni her gün,
Gülü soluncaya kadar,
Seni ölünceye kadar seveceğim bir tanem.
Bir gülü sevdim, bir de seni
Bir mevsimlikmiş seninle aşkım.
Özhan Gülfidan Yalova lisesi


Okul müdürümüz İbrahim Usluya..
Seni hiç unutmadık hocam.
Gül yaşamak için suya..
Aşk yaşamak için sevgiye
Bizler yaşamak için sizlere muhtacız.
Yalova lisesi öğrencilerinden..
Buğra, Özhan, Volkan, Levent, Metin, İsa, Murat, Ali
Abdullah, Abdulkadir, Fırat, Sinan, Emre,Cumhur, Yasin
Onur, Emrah, Orhan, Kıvanç, Cüneyt ve 9/C öğrencileri

Balıkçı Yunus amca
Bu dünyada seni seven 10 kişi varsa bilki 10’uda benim.
Bu dünyada seni seven 1 kişi varsa o da benim.
Bu dünyada seni seven hiç kimse yok sa,
bilki bende ölmüşüm. Seni hiç unutmayacağım..
Yasemin

Biricik öğretmenim Ayfer Tuncer, sizleri hiç unutmayacağız..
Öğrencilerin..


Arkadaşlarım Erkan Karabayır;
Öyle bir günde aramızdan ayrıldın ki, mezarına getirecek bir gül bile bulamadım.
Beni affet
Tugay Ateş


Sebahat halen seni seviyorum.
Seni unuttuğumu sanıyorsan yanılıyorsun.
Ben, beni bıraktığın yerdeyim. Aramızdaki mesafe ne kadar uzak olursa olsun. Sonsuza giden tüm yollara adını yazdım. Hangi yoldan gidersen git, seni özlediğimi göreceksin senin değerinin farkı bu..
Erdinç Ayata


20 yıldır Yalova’da yaşamaktayım.
Yalova’nın öncesini ve sonrası..
Bunu bilmek beni çok üzüyor.
Lütfen bundan sonra kurallara uyalım..
Atılay Çalmalı 


Sevmek hayat sıkı sıkıya bağlamak gerek şu 3 günlük dünyada.Hayat bir çizgi, ince bir çizgi.Bu çizgi üzerinde yürümek
Çoğu zaman sağında ölüm, solunda yaşam. Dengeni kaybedip ne tarafa düşeceğini bilmeden yürür durursun.
17 Ağustos’ta bir çok insanımızı kaybettik.
Bugün bizler yaşıyorsak onları unutmadan
Yaşıyor ve hiçbir zaman unutmayacağımıza yemin ediyoruz.
Tuba Yılmaz

Yine geceye ölüm sessizliği büründü.
Ve herkesin bilmediği bir lehçeyle haykırdı..
Birden bire gerçekleşen değişim..
Sadece anlayanları sarstı..
Murat Korkmaz

Bugün ramazan bayramı.
kendimizi boşlukta hisseder gibiyiz.
Deprem çocukları..


Ben çok uzaklara geldim.
Görevim buralardaki kalıcı konutları yapmak. Bir firmada çalışıyorum. Acılarınızı çok iyi anladım ve buralardaki
fotoğraflarda yaşadım.
Hepinize ama hepinize buradan söz veriyorum.
Görevimin gerektirdiğinin fazlasını yerine getirip sizlere  buralardakilere daha sağlam konutlar yaptırmak için..
Uğur Koçyiğit

17 Ağustos, hayatı felç etmişti.
İnsanların kardeşliğini gördüm.
Zengin fakir demeden insanların ekmek yemek
kuyruklarında gördüm. Paranın geçmediğini gördüm.
Eşitliği, düşman belenen insanların kardeşliğini gördüm.
Rantçıları gördüm.
İbret olsun ki, stokçuları gördüm.
Ölü insanların ziynetlerini çalanları gördüm.
İnsan hayatının parayla satın alınamayacağını gördüm. 
Özgür Ovarcıklı


Bugün bayram ve sizsiz kutluyorum.
Buralarda adınız yazılı hiç birinizi de tanımasam da..
Sizleri seviyorum. Galiba ben herkesi seviyorum.
Çünkü yaşamayı seviyorum.
Halim Akay


 

Bayram ve 17 Ağustos;
Aramızdan ayrılışınızın beklide bu 3. bayramıdır ya, inanılacak gibi değil, geçen zamanın olur ya hatırlanmak değil hiç unutulamayan o günlere yeniden dönmek yine oralara yaşamak ve sizden hiç kopmamaktır. Bizleri diri ve dinç yarına hazırlayan! Beklide zamanın farkına sadece bu olayla ışık tutacak nesiller bilinsin ki baki olan sizleri içimizde kalan o günleriniz bizde bıraktıklarınız bizim için  önemli olan alemdeki geride kalanları sizleri şahit olarak bir
yön verecek olmanız! Fani olan hayatı yaşayan bizler unutmadık, unutmayacağız. Sizler hep var olacaksınız .
Sultaniye Gençliği..


Eda seni hiç unutmayacağız.
Ben arkadaşların adına konuşuyorum.
Bazı kötü huyların vardı ama biz seni o kötü huylarınla seviyorduk.
Keşke yanımızda olsaydın da yine bizi kötü davransaydın. Ruhun şad, toprağın bol olsun.
Seni çok seven Ahmet

Aramızdan ayrılışınız 2 yıl oldu. Ama bizler sizleri asla Unutmadık, unutmayacağız. Ve de unutturmayacağız .
Kalbimiz hep sizlerle olacak. Sizlere olan ateşimiz hiçbir  zaman sönmeyecek. Bizler sizleri her 17 Ağustos’ta sevgi ve
saygıyla anıcağız. Sizler ölmediniz kalbimizdesiniz.
Orhangzi Gençliğinden Cemil, Orhan Bülent 

17 Ağustos depreminden bizim ailemizden 4 kişi öldü.
İnsanların, depremin nedenlerini ararken
ilk önce kendilerine bakmalarını tavsiye ediyorum.
Çünkü cevap orada..
Ferdi Kocaman.


17 Ağustos depreminde yaşayanlar
bir daha yaşanmamasını yüce Allah’tan dileriz.
Ölenlere rahmet kalanlara sabır dileriz..
Pınar Vardar


Ben Berna Balcı.
Yalovalıyım ama 20 senedir Burhaniye / Örende
yaşıyorum.
Acımı, 17 Ağustos’tan buyana kalbimde taşıdığım halde, bu kadar hazin gerçek bir durumla karşılaşacağımı sanmıyordum sanmıyordum.
Tüylerim iken, diken gözyaşlarım kan dolu ılık ılık  kalbime akışını hissediyorum.
Çok üzgünüm.
Yüce Allah’ım bir daha böylesi felaketle vermemesini diliyorum.
Sizleri unutmayacağım Her zaman kalbimizdesiniz
Berna Balcı

Deprem;
Yaşadığım olayların en acısı, hafızımda en fazla iz bırakanı, hayatın bir kara gerçeği.. Ben bunu en yoğun ve
derin yaşayanlardan sadece birisiyim..
Bir korkuydu o, bir karanlıktı, bir ürperişti, onu nasıl tanımlarsan tanımla izlerini yok edilemiyeceği bir haykırış.
Dünyanın insana haykırışı ne anlatmak istiyor, neyi ima ediyor,
Bunu henüz çözemedim. Ama çözmeye uğraşıyorum.
Emre İzci


Ne umutlarla yattık 16 Ağustos akşamı,
Kimi sabah erkenden kalkıp sevgilisiyle buluşmayı, kimide çocuğunun dükkan vitrinlerinde gördüğü oyuncak arabasını
almak için, ne umutlarla yatağa yatılmıştı bilinmez..
Yanlarında umutlarını, hayallerini ve sevdiklerini götürdüler, hayal dolu yürekleriyle..
Herkezsin başı sağolsun
Nedim

Önce ölenlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Yalova  Belediyesine ve diğer yetkili kurumlara böyle bir anıt
yaptıkları için onlara teşekkür ediyorum..
Yusuf Tonbil

Sevgili Nilüfer ve Erhan. Sizleri hep tatlı ve sevecen olarak hatırlayacağız. Sizleri ömür boyu unutmayacağız. Mekanınız
cennet olsu. Erdoğan Eken, Hayriye Eken, Ebru Aygül, Huriye Esirfen, Ahmet Esirfen

Ne bu felaketi yaşanmamış sayabiliriz, nede günleri geri getirebiliriz…
Elimizde olan tek şey unutmamak..
Bu dünyadan gidenleri burada ismi olan ve olmayanları unutmamak yapabileceğimiz tek şey.
Ve yaşadığımız her saniyenin değerini bilelim.
17 Ağustos’u
Unutmayalım, unutturmayalım.
Gülten Öztürk


Sevgili Yalova’m. Doğduğum, büyüdüğüm memleketim seni hiçbir zaman böyle üzüntülü görmedim. Ölenlerin
acılarını paylaşıyoruz. Allah bir daha böyle acı yaşatmasın. Depremi, 17 Ağustos unutmadık, unutmayacağız.
Ölenlere rahmet, kalanlara sabır dilerim.
Sevinç Vardar-

45 saniye uzun bir süre değil,
ama Yalova’yı yıkmaya yetti..!
Kayahan Türkoğlu


Dilerim Allah’tan ki, 17 Ağustos anılarda ve fotoğraflarda kalır. Türk milleti yine aynı acıları, duyguları yaşamaması için çok büyük dersler alır. Burada yaşamını yitiren insanlara gösterilmeyen saygı ve verilmeyen değer geride kalanlara verilir ve bir an önce önlemler alınır.
S. Özlü Uysal


Üzerimize çöken bu enkaz 
sevgimiz ve umutlarımızla kaldıracağız.
Tuğba

Olanların hepsini bir kaleme sığdırmak çok zor.
Bu zamana bu güne kadar gelmemi sadece Allaha borçluyuz. Burada gördüğüm resimler bana
sadece deprem gününü hatırlatıyor. Kısaca İMDAT diye bağıranlar aklıma geliyor.
Asiye Yavuz

Canım yavrularım Eren ve Ceren.
Sizleri ölümlerden dönerek sadece 53 gün yaşamanız için dünyaya getirdiğimi bilmiyordum. Sizler beklide anne ve
babanızı kurtarmak için öldünüz.
Daha sizlere doyamamıştık. Kokularınızı doyasıya koklayamamıştık, doyasıya öpüp sevememiştik ki; 17 Ağustos’ta
o sallantıyla hep birlikte aynı evin ve odanın altında kaldık.
Sanmayın ki; siz ikizlerimizi unutacağız.
Kardeşiniz Eren’i sizin sevginizle içimizde olacak büyüteceğiz.
Sizler canımız, kanımız ve her şeyimizsiniz.
Annen Meral, Baban Murat Hayta…


Sizsiz; Yaşamamızın bundan sonrasında hep hüzünlü yaşayacağımız biri yılbaşı gecesi daha..
Ve az sonra 2001 yılına gireceğiz ve sizler aramızda yokken. Her şey o kadar acı ve anlamsız ki. Artık bizler,
geride kalanlar için sonsuzlukta buluşmak üzere..
Bahar..


Bebeğim,sevgilim Hatice..
Seni unutmuyorum. Biliyormusun ilk defa seni sevdiğimi söylüyorum, ama sen yoksun. Şimdi beni seyrettiğini biliyorum. 
Her zaman seninle birlikteydik. Ama şimdi yanımda yoksun. Ve ben buna tahammül edemiyorum. Her gece seni sevdiğimi haykırıyorum. Ve sen beni duymuyorsun. Düşünüyorum neden sen neden? Bu felaket seni değil beni öldürdü bir tanem, nur içinde yat.
Yusuf Yıldı

Unutulmak ölmek kadar acıysa,
hatırlanmak yaşamak kadar güzeldir.
Songül / Alpay


Canımdan bile çok sevdiğim Ayhan ağabeyim..
Senin öldüğünü ilk duyduğumda inanamadım.
Fakat doğruydu, artık sen yoksun..
Bir daha ben kiminle dertleşeceğim, kim bana hergele diyebilecek.
Seni unutmam mümkün değil.
Seni seven kardeşlerin.
Sana ve eşine rahmet diliyoruz..
Murat, Sinan, Sedat, Servet ,Serhat, Ercan


Sevgili Uğur..
Hayatta en acı şey nedir? Diye sormuştun!
Cevap verememiştim şimdi anlıyorum sensizlik..
Sen ne kadar doğru.
İnsanlar unutulunca gerçekten ölür diye..
Seni hiçbir zaman unutmayacağız.
Hacer A..


Seni çok seviyorum DAİL!
Sana hiçbir zaman seni sevdiğimi söylemedim. Kim
der diki burada sana bu satırları yazarak söyleyeceğimi. Kim bilebilirdi ki!
Söylüyorum işte!
Seni halen çok seviyorum. Ve biliyormusun yapmış olduğun kağıttan çiçeğini saklıyorum. Aşkım gibi o da ilk
günkü tazeliğini koruyor. Sen rahat uyu seni unutmadım unutmayacağım..
G.K..


Hayatta ki her şeyin olduğunu şu fotoğraflara bakınca insan daha iyi anlıyor.
Ölmek an meselesi daima iyi olmak, insanlara şefkatle yaklaşmak gerek. İnsanları kaybettikten sonra bir daha geri
getiremezsiniz.
Sevgi Duyar

 

17 Ağustos’un üzerinden aylar geçti. Fakat insanlar depremden kendilerine hiçbir ders çıkarmadılar. En azından insanlık duygularımızı yani gerçekten insan olduğumuzun farkına varmadan, tekrar herkes eski yaşamına geri döndü.
Unutmadık diyorlar ama gerçekten sizleri çabuk unuttular.
Hiçbir insan depremde ölmeyi hak etmiyor. Üzgünüm sizlere yardımcı olamadığım için..
Kaan Ali cenap / Eskişehir


Kulların hatalarından biz hep sevgiye hasret kaldık, sevdiklerimizden ayrı kaldık hata yapmayın artık.
Artık yeter, yeter..
Sevgi..

Sizleri unutmak ne mümkün, gündüz hayalimiz gece düşlerimizsiniz. Allah bir daha göstermesin!
Mehmet Tarakçı /Yalova eski jandarma komutanı

Ölüm sürpriz yapmaz,
ölümün gelişi sürpriz olur..
Kim o saatte ölümü bekleyebilirdi ki..
Atakan Demir


Depremin üzerinden 2 yıl geçti ama yinede biz sizleri unutamadık. Bu anıta her geldiğimizde yeniden depremi
yaşıyoruz. Nasılda alıp götürdü sizi 45 saniye.. Sizi hiçbir zaman unutmayacağınızı bilmenizi isterim. Bir şarkının mısraları şöyle der: En kötü günler unutuluyorsa, en derin yaralar kapanıyorsa neden korkulur hayattan söyleyin bana. Ama hiç öyle değil! Biz hayattan korkuyoruz. Ne o acılar unutuldu, nede yaralar kapandı.
Bihin Çağlayan / Gamze Çoruh


Ağlayan bu şehrin gözleri
hiç kapanmasın!
Osman Faruk Paşayiğit


Düşlerin şarkısı yoktur.
Şarkı söyleyemezler.
Sen onlara şarkı ta ki!
Sana mutluluğu bahşedinceye kadar.
Hatice Kır


Ne acılar yaşandı, ne felaketler geçti insanlık hayatında..
Ne birbirimizi sevmeyi öğrendik nede saygı duyduk yıllarca..
Hakkını veremediğimiz yaşamının anlamını hep kayıplarla mı hep anlayacağız?
Nice evler yıkıldı!
Ya yıkılan kalpler!
Ya kırılan kalpler!
Ya çöken sevgi duvarları!
17 Ağustos’u unutmadık
Unutmakta pek kolay olmayacak
Handan K…

Seda; seni hiçbir zaman unutmayacağım.
Daha 14 yaşındayken bizlerden ayrıldın.
Narin..

Sevgili Özlem Çakıroğlu; seni çok özledim her gece gökyüzüne bakıyorum bana baktığını göre biliyorum. Gökyüzünün
en parlak yıldızı oldun. Meleğim can dostum benim.
Yeşim..

Yaşadığım en acı olaydı 17 Ağustos.
Hiçbir zaman unutmayacağım bir iz bıraktı bende. Beni dünyaya getiren besleyip büyüten canım babam yok artık.
Seni çok seviyorum babacığım. Hiçbir zamanda unutmayacağım.
Merak etme orda yalnız olmayacaksın. Bir gün mutlaka buluşacağız seninle. Canım babacığım keşke  son bir veda etme olanağım olsaydı..
Seni Çok Seven Kızın Şeyda

Hala, Abim, Ablam ve yengelerim.
Sizleri aramızda görmemek çok acı bir şey.
Anlatmakla bitmez bir bayramda sizsiz ve acılı…
Sizleri çok özledim ama geri gelmeyeceğinizi
biliyorum. Ancak sözlerimi defter döküyorum..
Tuncay


Gerçekten tüm olanlara inanamıyorum. Sanki bir rüya, rüya da değil bir kabustu. O gün saniyeler saatti sanki. Ama artık inanmak zorundayım. Yaşam o kadar kısa ki. Sanki  benimde içimde bir şeyler koptu. Acılar, feryatlar ve hiçbir  zaman geri gelmeyecek insanlar.
Onlar inanıyor ki, bizlere gökyüzünden bir yerlerden bakıyorlar. Ve ben bunu düşünerek gökyüzüne bakıyorum.
Sizleri görüyorum.Sizleri hiçbir zaman unutmayacak olan  bizler, sizlerin eksikliğini taşıyacağız yüreğimizde..
Gözlerimizde sakladığım gözyaşı, hep kalacak.
Selma Şahin / Yalova Lisesi

Bir gece vakti kaybettim ben her şeyimi.
Bir gece vakti kaybettim bütün dostlarımı.
Sarsıldım yüreğimden.
Vurulmuşa döndüm beynimden.
Çalkalandım.
Kahroldum bitti umutlarım.
Kahroldum gitti bütün yakın dostlarım.
Belki yaşıyorum ama
Kalbim daima onlarla
Atilla Arslan / Hakan Alparslan 


17 Ağustos’ta hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
Ama ölen insanların gelmeyeceğini, hayatın devam ettiğini kabullenmeliyiz.
Ölüm dediğin nedir
Dalda bir kuru yaprak
Bin senede yaşasan 
Son durak kara toprak
Serkan /Murat

Bu insanlar bir zamanlar aramızda idi, şimdi gönlümüzde yaşıyorlar.Onlara çok borcumuz var, çünkü bizlere çok şey
öğrettiler, Tabiki tutarsak..
E. Özkan

Anıtı ziyarete gelen arkadaşlar! Sizden ricam birazda olsa burada ölenlere saygı gösterelim. Bu deftere anlamlı
yazılar yazılım. Ölenlere bunu çok görmeyin. Çünkü buradakiler ölmeyi hiç ak etmediler. Sakat kalanlar var.
Onlar bu anı her an yaşıyorlar.
Fevzi

17 Ağustos’u İstanbul’da yaşadım. O zaman dedim ki galiba kıyamet koptu! Ama Yalova’ya gelince gerçek  kıyametin burada koptuğunu gördüm. Allah bir daha böyle acılar getirmesin.
Kemal Özcanlı

Geldik,
gördük,
ağladık,
gidiyoruz ama unutmayacağız!
Sema Kayalar ve Bulca ailesi

Burada gördüklerimiz umursanamaz bir gerçekten ibarettir. Ama insanlarımız çok çabuk unutuyor bunları bu 
olanları şu gördüğümüz resimleri ibret alalım ve yarın belki bizimde başımıza gelecekmiş gibi birbirimizi kırmadan unutmadan
yarınlara bakalım.
Tevfik / Tuğba Doğru

İki tane gül olsun
biri beyaz, biri kırmızı!
Eğer seni unutursam,
Beyaz gül kefenim olsun
Seni hep sevdim İsmail..
Kübra Şek


Dün gece çok korktum. Hem de çok. Kendi kendime diyorum ki, o içlerinde yıldızın ışıltısını gören insanlar neden gittiler de.
Ben bu hayatı hak etmediğim halde bu dünyadayım.
İnanın ki, her zaman her vakit kalbimizdesiniz.
Yağmur..


Şu an bu anıtta gördüğüm resimler ve o an yaşadıklarımız, acı, perişan günleri hatırlattı.
Ailemde ve arkadaşlarımda büyük etki bıraktı.
Artık hiçbir şey 17 Ağustos’tan önce ki gibi değil..
Ölümden korkmuyorum ama ölüme hazır olmadığımdan korkuyorum..
Oya Ezgin


Ben bir ananın evladıyım, o kara gecede anasını kaybetmiş  boynu bükük kalmış bir evlat. O korkunç geceyi kelimelere sığdırmak mümkün olmaz. Geride kalan hiçbir varlık ifade edemez sadece kaybettiklerimizi anarak bir şeyler söyler ve yazarız. Gözümüzden yaş, kalbimizden sızı, benliğimizdense o gece hiç silinmeyecek. Şehitlerimizi, rahmetle anıyoruz. Mahşerde buluşmak kaldı geriye elden ne gelir ki..
Seni çok özledim anneciğim. Dualarını bizden  sakın eksik etme. Aramızdasın bunu biliyorum ve hep öyle
kalacaksın. Seni çok seviyorum.
H. Demirel


Değerli dostum, öğretmenim, patronum Can Öğüt!
Seni unutmadık. Hepimiz çok özledik.
İnşallah öbür dünyada mutlusunuzdur
sen annenle beraber.
Biliyormusun 2000yılı da umut yılı olmadı.
İnşallah 2001 yılı iyi geçer.
Can, seni çok arıyor ve özlüyoruz.
Mezarında rahat uyu.
Barış

Hepiniz birer melek olarak aramızdan ayrıldınız.
Can T…


Sevgili yavrularım, Selin Küçük güner, Müheddet Küçükgüner, Hasibe Fedar, Belma Kaya. Sizleri çok özledik
Ve h,iç unutmayacağız. Bir daha hiç dönmeyeceksiniz,Fakat  bizler bir gün sizin yanınıza geleceğiz.Mutlaka..Huzur içinde yatın.
Zeki / Semra Küçükgüner


Bir musibet, bin nasihata bedelmiş.
Bazı şeylerin acısını çekmeyince önemi anlaşılmıyormuş.
Şimdi çok daha iyi anlıyoruz.
Deprem şehitlerine rahmet, geri kalanlara sabır diliyorum.
Fethi Kaya

 

Bu deprem anıtın bulunduğu resim sergisinde, resimlerin arasında benimde oturduğum evim var. Ve evimi tanıyamadım. Enkaz altında geçen saatler şimdi sanki yalangibi geliyor. Biliyorum bu anıtta benimde adım ola bilirdi ama yok. Burada olmamı yardım ekiplerine değil, dayıma ve teyzeme borçluyum. Sağol Bilal Abi..
Betül

Depremde en iyi arkadaşım Melis’i kaybettim ve onun adına hiçbir şey bulamadım. Halende bulamıyorum.
Sadece birkaç anı ve özlemle geçirdiğimiz günleri hatırlıyorum.
Allah’ım bir daha böyle şeyler yaşatma.
Ayfer

Eğer bende bu korkunç depremi yaşamasaydım bu görüntülerin neler ifade edebileceğini (diğerleri gibi)anlayamazdım. Enkaz altından yabancı yardım ekipleri
tarafından kurtarılmasaydım buradaki berber tedavisi sürenlere şifalar diliyorum. Hepinize geçmiş olsun.
Belnaz

2001 yılı depremsiz ve barış dolu geçsin.
Aybike Tatar

Karanlık bir saatte başlasanız da sonsuz yolculuğa
sizi hiç unutmadık, unutmayacağız.
Siz inanıyorum bir yerlerden bizleri seyrediyorsunuz
O yüzden ağlamıyoruz gülerek sizi selamlıyoruz.
Hüseyin Bayraktar


Aradan çok zaman geçmesine rağmen biz yine buradayız.
Unutmadık sizleri. Belki siz bir gün bu yazdıklarımızın farkına geç varacaksınız. Ama o zaman bizde sizlerle aynı yerde soluk alacağız. Sizleri seviyoruz. Sizler hayatta  olmasanız da kalplerimizde yaşıyorsunuz.
Ramazan, Akif, Emine, Remziye


Sen gittin gideli,güneş renksiz hava suskun.
Sen gittin gideli, güneş renksiz hava suskun.
Sen gittin gideli, Dünya benim için renksiz.
Sen gittin gideli, çiçekler yaralı, kuşlar ağlamaklı.
Sen gittin gideli, Kimseler aramıyor
Yürek acı çekiyor canım.
Sen gittin gideli…
Fuat,Murat, Nihat, Nurpaşa Yılmaz
Yürek acı çekiyor..
Sizleri unutmadık, kalbimizdesiniz
Meral ve Sercan çiftti

Sevincin kadar olduğu,
Güzelliklerin karardığı
Üzüntülerin ağlamaklara dönüştüğü
O gece.. Hiç unutulmayacak
Tolga Zinderen 


O karanlık gecede hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Bende Adapazarında yaşadım depremi ve çok şükür böylesine büyük bir felaketten sağ çıktım. Ama canımdan çok sevdiğim kızkardeşimi, ömrünün en güzel  çağında daha 19 yaşında kaybettim. Elbette ki yokluğuna alışmak çok zor onu unutmak çok zor her ne olursa olsun hayata bağlı kalmayı yaşamak gerektiğini öğrendim. Onu çok seviyorum.
Özkan Yılmaz


17 Ağustos;
Aslında onun hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki ve bunların çoğu da lanetlerle doludur.
O kara günde yaşananlar,
hiç yaşanmamış olsaydı keşke..
Ben hiç tanıdığımı depremde kaybetmedim ama
herkesi kaybettim.
O günü unutmamak ve
boynumun borcudur.
Gürsel Kurtuluş


İnsanın doğup büyüdüğü şehri bu şakilde bulması..
Hemde depremden 18 ay sonra...
Ne söylene bilir ki?
Tuğba Albayrak


İnsan bazen bazı şeylerin gerçek olduğuna inanamıyor.
Ama inanmak zorunda kalıyor. Ama ben, inat ediyor hatırlamak
bile istemiyorum. Arkadaşım Murat, ruhun şaad olsun.
Esra


17 Ağustos biz bunu hak etmedik!! 
K. Tolga

 

Allah bir daha böyle deprem nasip etmesin bizlere. Ölen insanlara rahmet diliyorum. Burada gördüğüm resimler beni derinden etkiledi. İlk kez böyle bir dehşetin fotoğraflarını görüyorum.
Mutlu K..


Deprem gecesi..
Saat 03’te gece bütün hayatım yıkıldı. Ben ilk başta o gürültüleri unutamıyorum. Tam cama çıkıyım dedim başladı sallanmaya, o sallantı anını hiç unutmuyorum.45 saniyeyi dolu, dolu hissettim. Dışarı indiğimde her taraf karanlık yıldızlar san ki bir ışık veriyordu.
Ben deprem anında Çınarçık’taydım. Annemle babam Yalova’daydı. Bu deprem herkesi çok kötü bir şekilde uyardı.
Ama tabiki anlayana.
Anne ve babama kavuşunca artık ölsem de hiç bir şey  olmaz demiştim. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum.
Atatürk İ.Ö.O Öğrencisi Burçak / Zeynep Babatürk


Pınar Ablacığım, seni unutmadım.
Keşke ölmeseydin.
Annemi ve seni çok özlüyorum.
Sanki hep yanımdasın, sanki hiç ölmedin.
Pınar abla sanki hiç mi hiç ölmedin, hep kalbimdesin.
Miray Tuna


Yaşadığımız bu felakette hiç kimsemi kaybetmedim. Fakat, ölümün ve geride bıratıklarını çok iyi biliyorum. Ben annesiz
ve babasız büyüdüm. Çok acı çektim. Ama hiçbir acı 17 Ağustos’un getirdiği kadar olmaz. Çünkü daha annesini babasını tanıyamadan,onları kaybeden bebekleri gördüm.
Ölüm acı bir ayrılık ama yine onlara kavuşacağımızı unutmadan yaşayalım. Ölenlere Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabır versin. 1999’un Ağustos’u herkese bir ders vermeli ve bir daha böyle bir felaketle karşılaştığımızda bunca ölüm olmamalı.
Nuran Türken



Dünya fanidir, ölüm anidir.
Üzülme Anacığım, tenim toprakta olsa ruhum seni sevecek, gözyaşlarım dinmeyecek..
Betül Çetinkaya


Depremde İsparta Kapalı Cezaevindeydim. Depremi belki bedenen yaşamadım ama o gece beynimde depremler oluyordu.
Sonra Televizyonlar alt yazı geçti. İstanbul’da büyük  deprem oldu diye. Ailemden 4 gün hiç haber alamadım.
5.gün gardiyana verdiğim telefon numarasından aileme ulaşıp sağ olduğu haberini gardiyanın titrek sesinden aldım.
Şimdi özgürüm ve ilk kez bu anıta geldim ama şimdi benim ellerim titriyor bu yazıları yazarken. Ne diyeyim ki..
Hayat seni her koşulda yaşarız..
A.Kerim Arslan


17 Ağustos’u Anlatıyorum..
Sanıyordum ki, sabah gene işe gideceğim. Benim için her gün aynı gündü. Sabah olduğundan deprem oldu. Gece uyandık dışarıya çıktık. Sabah olduğunda her taraf kan revan feryatlar içindeydi. Tanımadığım bir amca bir enkazın başında ağlıyordu. Etraftan yardım istiyordu ama kimse  adama bile bakmıyordu. Ben amcanın yanına gidip ne oldu amca dedim. Karım ve çocuklarım enkaz altında dedi. Ben nerede değince iki duvarın arasında çekyatta sıkıştı dedi.
Amca bana, oğlum bana bir demir kesme makası bula bilirmisin  dedi. Ben makas aramaya çıktım birçok kişiden istedim am bana dönüp bakmadılar bile, çünkü herkes kendi canıyla uğraşıyordu. Amcanın oğlunun cesedinin çıkartılınca kendisi baygınlık geçirdi. Karısını kurtardılar ama bacağı kopmuştu. Her zaman ne oldum değil, ne olacağım demeli..
İbrahim Göçen


Depremden sonra burada ilk gelişim.
Daha önce hiç cesaret edememiştim.
Gülnur

Böyle bir felaketten ders almayanlara kendi adıma acıyorum.
Dilerim ki, bu felaket asla unutulmaz.
Özden Kaşacı

 

Yaşanılması gereken bir olay yaşadık. Ağladık, hep ağladık. Unutmaya çalıştık unutamadık.
Biliyoruz ki depremde kaybettiklerimiz gökyüzünden bizi izliyorlar.
Kaybettiğimiz arkadaşlarımız Büşra seni unutmadık ve unutmayacağız.
Seni çok özledik. Her zaman bizimlesin. Ama o tatlı gülüşün yok artık içimizi ısıtan. Seni çok özledik.
Melike / Firdevs


17 Ağustos’u unutmadık, unutmayacağız.
Unutanlarıda uyarıcağız.
Ölenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı dileriz.
Herkesin, 17 Ağustos depreminin unutulmaması üzerine anlatılacakları var..
Bizler insanları anlamaları için bu anıyı yazıyoruz.
Seval Karabuluk / Fatoş Karayavuz


Sevgili eşim Sebahat, canım oğlum Erhan,
17 Ağustos’tan buyana sizleri çok özledik.
Allah^tan size ve yaşamını yitirenlere rahmet dilerim.
Kutlu Ailesi


Aradan bir yıl geçmesine rağmen etkisini ve acısını unutmadığımız deprem felaketinde doğal doğal bir afetti.
Bana göre doğal afetler içinde en sinsisi ve acımasızı da depremdir. Diğer doğal afetlerde dakikalar hatta saatler öncesinden önlem alabiliriz, fakat depremde ne yazık ki bu mümkün değil.
Bu felakete hayatını kaybeden insanlarımızı saygıyla anıyoruz.. Gerek maddi, gerekse manevi kayba uğrayan insanlarımıza geçmiş olsun diyoruz.
Eray/ Makbule Kızıltepe


Yalova sizden bir hatıra oldu bize.
Gittiniz ama sizi yaşatacak hatıralarımız yeter bize..
Dilara


Depremden sonra aylar geçti ama biz halen o acıyı  unutmadık ve unutmayacağız. Türkiye Yalova’yı unutsada
biz bu günleri unutmamaya kararlıyız. Belki yakınlarımızı kaybetmedik ama kaybedenlerin acılarını paylaşabildik.
Ve bu deprem Yalova’ya paylaşmayı öğretti.
Nurdan, Ece, Özlem, Dilek


Unutmamalı
O güzel günleri,
Anılarla gönülleri
Hoş tutmalı,
Avutabilmeli,
Hatırlamalı..
Canım kardeşim Selin ve Müheddet
Küçükgüner’e ithafen yazıyorum.
Sizi öyle özledim ki.
Ablanız Sedef


17 Ağustos depreminin derin yaralarını içimde taşıyan bir depremzedeyim. O felaket gününü Yalova’da yaşadım.
Resmen cehennem gününü andıran bir zaman zaraydı.
Bu benim içinde silinimesi güç izler bıraktı. Yakınlarımızı dost ve arkadaşlarımızı kaybetmek bizim için büyük bir acıydı. Artık o insanlar bizim yanımızda olma-
sada bizim kalplerimizde tatlı birer hatıra olarak kalacak. Ben bir daha böyle bir olayın yaşanmamasını diliyorum
Ve başınız sağolsun dilerek sözlerime son veriyorum Unutmadık ve unutmayacağız
Emine / Azize Şaban


Yaşadığım müddetçe Allah bu acıyı bir daha yaşatmasın.
O anı hiçbir zaman unutmam mümkün değil.
Yaşamayan insan bu acıyı bilemez.
Ölen kardeşlerime Allahtan rahmet dilerim.
Bütün Türkiye’nin başı sağ olsun.
Selma Koçak.

Merhaba, bu deprem bize çok şey öğretti. En başta birbirimiz olmadan yaşanmayacağını, paylaşmadan, sevme-
den ve hatta kavga etmeden. Biz depremde yardımlaşmayı bir can kurtarmanın ne kadar iyi olduğunu, bir şey kaybet- medim. Arkadaşlarım hariç ama hayatım boyunca olanları ve yaptıklarımızı hiç unutmayacağım. Bizi ne kadar unutsalar bile ben 17 Ağustos 1999’u unutmayacağız. Bana her  zaman bir şeyler hatırlatacak
Elif Erden, Zişan Sağdınç, Ayşen Sağdıç


17 Ağustos depremini yaşıyanlardan birisi benim. Depremi Bursa’da yaşadık.
Ve o on Yalova, İzmit, Gölcük, Adapazarı’nda binlerce insanımızın öldüğünden hiç haberimiz yoktu.
Bu depremden sağ sağlim kurtulduğumuz için şükrediyoruz. Ama faleketin boyutları çok daha büyük 
olduğunu 1 gün sonra anladık..
Ahmet K. G. K. 


Sayın Yalovalılar,
Anılar vardır anıldıkça hüzün dolar dudaklara. Anılar vardır anıldıkça tebessüm dolar dudaklara. Geçmişte yaşamış olduğumuz deprem felaketinin bir daha başınıza gelmemesini temenni eder, yeni ufuklara yelken açan Yalova’nınbu tür felaketlerden ders alması gerektiğine inanıyorum.
Ali Toy

Canım arkadaşlarım Mehmet, Fuat, Murat bir gün gelipte size böyle defterden sesleneceğim hiç aklıma gelmezdi.
Parlayan yıldızlarınız birer kaydı belki ama her zaman sizin anılarınızı yaşatacak dostlarınızın olduğunu unutmayın. Artık yoksunuz. Buna alışmak çok zor oldu. Ama sizi her zaman yanımızda bir yerde hissediyoruz. Rahat olan. Yarım bıraktığınız bir bitire biliriz. Sizi hiç unutmaya-
cağım.

Çocukluk arkadaşlarınız..

Ne sizi unutacak kadar zaman gelecek,
ne zaman sizi unuturmaya yetecek…
Sevgili Kızım, Halime Akdemir.
Sevgili Delinim, Zekiye Akdemir.
Sevgili Torunum, Ece Akdemir.
Sizleri hiç unutmuyoruz.
Babanız Bekir Akdemir.

Bütün sevdiklerim her zaman kalbimde yaşayacaksınız.
Asla ölmediniz.
Bekleyin en sonunda buluşacağız.
Yalova 
Lisesi Özge

Kırkbeş saniyede haytımızda neleri pekiştiriyor.
Bir gece vakti geride boynu bükük çocuklar, annemler ve babalar. İşte bizim hayatımızı değiştiren kırkbeş saniye 17 
Ağustos depreminde ölen kardeşlerime yaradandan rahmet, geride kalan yetimlerede baş sağlığı dilerim
Ali Aydın/ Ercan Çakıcı


Keşke olmasaydı.
Şuan burada yürümek, resimlere bakmak o kadar zorki.
45saniye…
Sonrasında her şey paramparça.
Deprem o pis mahluk.
Benim en sevmediğim parçamı aldı.
Kalbimi aldı. En can dostumu, canımı aldı.
Canlı bir ölü gibiyim.
Bu sorunun yaıtını bulmak çok zor.
Neden
Bu soruyu bulsam yani cavabını acaba bana ufuğu
getirece, kalbimi yerine koyacak mı.
Olsun biz onunla yine buluşuruz, Ahrette.
Mehtap Oktay

Sen yaşayıpta bir çiçek olsaydın..
Seni yaşatmak için..
Bir ömür boyu gözyaşı dökerdim.
Ahmet Birhan Evren


Şuanda burada olmak istemezdim. Bu kötü resimleri görmek istemezdim. Depremde birçok yakınım kaybettim.
Ama onlar asla ölmediler, hepsi kalbimin bir köşesinde daima olacaklar. Onları çok seviyorum. İnşallah böyle bir felaketle bir daha karşılaşmayız. Hepimiz Allaha emanetiz.
Duygu Yılmaz.

 

Bugün Yalova’ya bayram tatili için geldim. Belki burada vefat eden insanların hiç birini tanımıyorum, resimlere öyle- sine bakıyorum. Fakat resimlerde o acı an tekrar yaşanıyor.
Neden böyle oldu. ‘‘Neden bu kadar insan öldü’’diye sormanım hiçbir anlamı yok, önemli olan bir daha tekrarlanmaması ama bunun da garantisi yok ki…
Belki bu deprem bize tek bir yürek olmayı öğretti, belki sevgi dolu gözlerle bakmayı öğretti. Hepsi bu. O günler için söylenecek tek bir sözüm yok. Yalnız buraya gelen ve bu yazıyı okuyan insanlardan bir tek ricam var; Ne olur sevdiğiniz insanlara çok geç olmadan onları sevdiğinizi söyleyin.
Çünkü yarın çok geç olabilir..
Lütfen Herkesi sevin..
Sizleri hiçbir zaman unutmayacağız

Selma Yılız


Biliyorum ki; üzüntümü nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum,
Bu manzara karşısında.
Allah bir daha böyle felaketler bizlere göstermesin.
Saadet Altuncu


Yaşamın kaynağı sevgi ise eğer,
Sevgi bir tutku,
Tutku bir amaç,
Amaç bir şeyleri paylaşmaksa,
paylaşmaksa dosttur,
dostluk hatırlamaksa eğer,
hep aklımızdasınız
Özel ailesi

Her şet o gün başladı. Birçok ölü ve yaralı vardı.
Hiç bir şeyi unutmuyorum. En sevdiğim arkadaşlarımı kaybettim. Bir zamanlar hiç sevmediğim arkadaşım Kübra Başbuğ’a bir elveda diyemedim. Biliyorum ki, onun hiçbir suçu yok. O gece kendi evinde değilde ani bir kara olarak teyzesinin evine girmeyi karar verdi. Kendi evlerinde hiç hasar yoktu ama teyzesinin evi enkaza dönüştü. Onu hiç  unutmayacağım. Arkasında yaşlı gözler bıraktı.
Burca Işıklıoğlu


Biliyorum onlar bir daha hiç gelmeyecekler.
Ve bizler onları hiç unutmayacağız.
Bedriye Atmaca


İşte hayatın gerçeği..
Deprem insanlar ile var olan bir doğa olayı bunu yok saymak imkansız. Depremde ölenlerin geri gelmesi de
imkansız. Onun için depremin var olduğunu sayarak yaşamalıyız. Fakat sorumsuz müteahhit ve inşaatçıların toplumdan dışlamamalıyız. Onların çıkarları için insanlar ölmesin…
Fatih Gök


17 Ağustos’u yaşamış biri olarak hemşerilerime bir şeyler söylemek istiyorum. Felekatin büyüklüğü herkesçe malumdur.
Ancak bazı insanların sorumsuzluğu ortaya koymuştur ki ;
fay hattının geçtiği yerde 7/8 katlı binalar sapasağlam dururken fay hattının geçmediği yerde 3 katlı binalar olarak görüyorum.
İmar ve İskan Bakanlığına bu defter aracılığıyla sesleniyorum.
Bir ana önce imar durumlarını gözden geçirin..
Seracettin Akın

Ölüm Allahın emri..
Bunu biliyorum ama ya çürük binalar kimin…?
Müge /Mübeccel Soyuz


Bu anıtı hazırlamasında katkı sunan Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal’a ve Yalova’yı tekrardan yaşanabilir
halen getiren başta milletvekilimiz Yaşar Okuyan olmak üzere Herkese sonsuz teşekkürler..
Yusuf


Dünya dönüryor
Gemiler gidiyor,
insanlar ölüyor, hayat bitiyor.
Tüm Türkiye uyanın bu olay bizlere ders olsun..
Sinem, Elif Emel, Fatoş


Ben 10 yaşındayım.
Bu deftere yazı yazarken, annem  duvardaki resimlere bakarark ağlıyor. Daha bu yaşımda anladım hayatın acımasız olduğunu, hayat ne demek olduğunu..
Ey tanrı’
Neden verdin bizlere nu acıları, neden aldın en iyi insanlarımızı elimizden..
Neden neden bizler.
Sözüm bu kadar sorularım da...
Deniz Akdolu


Hepimiz çok üzgünüz..
Kötü bir geceydi ama bu kadar da
kötü olması gerekmezdi.
İnsanlarımızı buna karşın taş yığınlarının altından kurtaranlara minnettarız..
Tuba Yılmaz.


Ben 8 yaşındayım.
Artık binaları sağlam yapın kimse depremden ölmesin.
Elif Arıkan


Sen yaşayıp eğer bi çiçek olsaydın,
seni yaşatmak için bir ömür boyu gözyaşı dökerim.
A.Tahir.


Enkaz altına sadece insanlarımız, kardeşlerimiz kalmadı.Çürümüş kokuşmuş burokrasi ve çıkarcı anlayış ta enkaz
altında kaldı. Öğrendik ki, bizi millet yapan siyasiler değil  biz kendilerimiziz.. 17 Ağustos bizlere bunu kavrattı..
Hasan Yılmam.


Henüz 15 yaşındayım, depremde annemi kaybettim.
Acı gerçekle baş başa kalmak beni çok etkiledi.
Mürvet Karaağaç


Sözlerle ifade edemeyeceğim kadar zor bir durum yaşadık. Ve bu zor durumda halk olarak gayet iyi çıkmayı başardık. Gerek halkımız gerek devlet büyüklerimizin yardımlarıyla acımız kısmen de olsa sevince dönüştü. Yaşamını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa diliyoruz..
Süleyman / Duygu / Şahin/ Aysun Eralp


Benim küçük arkadaşım Çisem. Seni ne kadar özlediğimi
biliyormusun? Ama ne yazık ki sen öldün..
Seni hiç unutmayacağım..
Direnç Arkadaşın..

17 Ağustos beni çok etkiledi.
Depremden sonra şok geçirdim.
Enkaz altında bağıranlar sanki beni linç etmek istiyorlar.
Çok ağladım annemle birlikte. 
Ama yapacak bir şey yoktu.
Uğur Kaya


Depremlere karşı önlemler alınmıyor bunlara daha fazla önlem verilsin.
Merve Dalgakıran Atatürk ilköğretim okulu öğrencisi

Sorumsuz ve duygusuz gençlere sesleniyorum. Bugün bayramın ilk günü. Ben bu bayramını o sessiz burukluğunu kay-
betiklerinle 2. kez yaşıyorum.. Yalova açık öğretim öğrencilerinden..
Süleyman Güler / Aydın Güven


Kimseye kalmaz bu dünya
Altında yer, üstünde gök kalmaz.
Bir eski resim kalır elde.
Ama kirpikte ışık
Gözde mana kalmaz
Sizleri çok seviyor ve unutmayacağız.
Refiye Çiğdem.


Nu anıtı görüpte tüylerimizin ürpermesi imkansız.
Böyle bir acının bir daha yaşanmaması dileğiyle buradan ayrılırken bu anıtın yapımına katkı veren herkese teşekkürler- imizi gönderiyoruz..
Ölenlere rahmet diliyoruz
Sözbir ailesi...

17 Ağustos depreminde yaşamını kaybedenlere rahmet diliyorum. Anneler, babalar, evlatlar bir daha gözyaşı dökmez. İyi günlerin mermer anıtına yazılmış gibi kalıcı olmasını dilerken, kötü günlerin kumsaldaki ayak izleri gibi çabuk silinmezsini istiyorum.
Meryem Baykal

Depremden sonra yardımımıza koşan herkese…
Sonsuz teşekkür ediyoruz.
Yalovalı depremzedeler..


Bu deftere yazılan notlar, eğer korunursa geleceğe büyük ispatı olacaktır.
Ali Tarakçı

Sevgili Anneanneciğim ve dedeciğim. Sizleri çok özledim. Biliyormusun derslerim çok başarılı. Bugün sizleri ziyaretinize
geldim. Bizler iyiyiz. Siz rahat uyuyun.
Torunun  Ezel Bal..

Çağımızın büyük felaketinden tüm insanlığın ders çıkart masını diliyorum. İlgilerin bundan sonra ki şehirleşmesinde
daha düzenli olmasını istiyorum. Ölenlere rahmet diliyorum.
Kemal Kasım

Yalovalı değilim ama depremin 1. gününden itibaren burada kalmaya karar verdim.
Bütün yaşanları devamlı olarak yaşadım. Hayatımda bu karar büyük bir felakete rastlamadım..
Senem Neyan


İzmirden Yalova’ya misafirliğe geldim ve bu anıtı ziyaret  ettim. Burayı görünce tüğlerim diken, diken oldu. Yalova 
Belediyesine bu anıt için teşekkür ediyorum. Çünkü bu anıt  bütün dünyaya ibreti alemdir.
Ekrem Olgaç

Sevgili arkadaşım Gökhan!
Sen yaşarken itiraf edememiştim.
Biliyormusun senin ayakkabını ben çalmıştım.
Cihan..


17 Ağustos depreminde hiç bizlerin hatası yok mu? Biz insanlar yaşadıklarımızdan dersler çıkardık mı? Gerekli tedbirleri alıp ülkeyi yönetenleri duyarlı olmaya davet ettik mi?
Halk olarak duyarlı davranıp birlikte haykırırsak belki bir şeyler değişir. Belki bir daha böylesi felaketlerde çocuklarımız enkaz altında kalmaz. Felaketler yalnızca bir kader  değil aynı zamanda boş vermişlik ir.
Kenan Kuerföz


Gökyüzünde o kadar çok yıldız var ki..
Ben seni Güneşim şeçtim
Milyonlarca yıldızlardan vazgeçtim..
Ömer Dinç


Bizler namuslu, dürüst, çalışkan, emeğe saygılı olmadığı sürece daha nice felaketler acılar yaşarız. Hırsızlığın en büyük namussuzluk olduğunu bu anıtta bir kez daha gördüm. Onları deprem değil aç gözlü müteahhitler öldürdü.
S. Dinçmengü.


Deprem bizden yitirdiklerinin yanı sıra bizde iki önemli şey bıraktı. Paylaşma ve yardımlaşma.
Gidenlerimizi geri getiremeyiz ama  elimizde kalanların değerini bilelim..
Gamze, Aysun, Tuğba.

Artık bitti demiştim Yalova. Buradan için kan ağlayarak yıkık kentimi ve yüreğimi terk etmiştim. Olmayacak bir şey olmuş Yalova’da. Kısa bir süre içinde Yalova ve insanı toparlanmış, Ayağa kalkmış. Burada bir mucize gerçekleşmiş san ki. Yalova’yı eskisinden daha iyi konuma getiren herkese,Belediye’ye, Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanı Okuyana teşekkürler  
Yalovalı depremzede Kenan Kartal


Elif; Canım arkadaşım seni çok özledim. Sabahları okula
giderken beni beklediğin yerde artık yoksun..
Sensiz hiçbir şey  olmuyor..
Seda..


17 Ağustos gecesi.. İnsanların elinden o an hiçbir şey
yapamaması insanları çileden daha da çok çileden 
çıkartıyordu.
ÜNİCEF tiyatrocuları


Sen hiç merak etme Aysen teyze,
Senden kalan her şeyi saklıyoruz.
Annen ve çocukların çok iyi.
Teyzeciğim biliyorumusun kızın evlendi ve çok mutlu..
Seni seviyoruz..;
Yeğenin..


Depremi Çınarcık’ta yaşadım ve mucize olarak kurtuldum
Kendi yaralarımız kısa zamanda kapandı ama tedbirsiz yöneticiler halen aynı. Umarım bir daha aynı kabusu
yaşamayız.
Selin

***
Asrın felaketin üzerinden neredeyse iyi yıl geçti.
O geceyi hiç unutmuyorum Hala içimde o anın korkusu bulunuyor. Hele gece03. olduğu zaman gözlerim açılıyor
uykudan. Ben yakınlarımı kaybetmediğim halde böyle sdüşünüyorsan ya,  yakınlarını kaybedenler..
Yalova’nın yapılanmasında önemli katılarda bulunan herkese, saygı Yaşar Okuyan ve Yakup Koçal’a teşekkür
ediyorum.
Nizamettin Çinal

Tüm unutanlara..!
Seneler sonra buralara gelip burayı böyle göreceğim hiç aklıma gelmezdi.
Hepimiz üzüldük. Ama şunu anlıyorum ki, deprem çabuk unutuldu ve olanlardan dersler alınmadı.
Meral Ören / Dilşah Soydan / Sinem Şenol


Şimdiden aradan 2 yıl geçti Yeni binalar yapıldı, içine yeni canlar yerleştirildi fakat alınan dersler çok uzaklarda kal-
dı. Siyasiler yedikleri para kadar yatırım yapsalardı belki de bu anıt hiç yapılmayacak binlerce insanımız ölmeyecek, insanlarımızın cansız bedenleri enkazlarla birlikte bu dolgu alanına dökülmeyecekti. İnsanların hayatı bu kadar ucuzdu?
Cevdet 


Sevgili arkadaşım Pınar Erhan, çok üzgünüm öldüğünü bunca aydan sonra yeni öğreniyorum. Sen benim Afyon dan çocukluk arkadaşımdın. Seninle çok iyi günlerimiz oldu.
Sen Afyon depreminden kaçtı, Yalova’da depreme yakalandın.
Pınar, şuan umutlarım paramparça ağlamalarım bitmiyor.
Gözlerim hep seni arıyor. Bugün yaşasaydın en mutlu ben olurdum.
Pınar, biliyormusun en çok sevdiğim bölümü inşaat mühendisliğini kazandım. Senin içinde kazandım bunu. Senin ve senin gibiler için kazandım. Şuan bende İsparta’dayımseni orada hep anacağım buradan yemin ediyorum.
Pınar Yılmaz İsparta İnşaat mühendisliği

Diloşum, sen ölmedin, biz seni yaşatıyoruz.
Sen şuan emin ellerdesin Umarım Allah seni bin bir güzellik içine o güzelim cennetine koyar.
Biliyormusun;
Her gece gökyüzüne bakıyorum.
Orada bir yıldız görüyorum. O yıldız aynı senin gözlerin gibi parlıyordu. Yıldızı sana benzetiyorum. Bu yüzden her
gece yıldıza bakıyorum seni görüyorum. Senin resimlerin halen bende. Seni ölene kadar unutmayacağım.
Betül Kamış 

17 Ağustos’ta ablamı kaybettim. Ondan bize bir tek bebeği (Merve) kaldı. Aradan neredeyse 2 yıl geçti ancak
acım,hüznüm o anki gibi taze..Dileğim böyle bir felaketin asla yaşanaması.
Ancak üzülerek söylüyorumki, bu facianın dorumluları halen işbaşında. Umarım bu kötü gidişe ‘‘Dur diyecek dürüst, vicdan sahibi insanlar işbaşına geçer..
Hüzün Buğse Nur 


Evimiz buzdandı.
Ekmeğimiz ise tuzdan
Aşkımız ateşli,,
Ve bir gün yağmur yağdı söndü.
Başak


Birkaç ay önce ABD’nin Seatle kentinde şiddette bir deprem oldu. Bu deprem kimseye bir şey olmadı.Bir kaç  binanın çatısı uçtu. Bizler ise onbinlerce kurban verdik. Ben  vatandaş olarak ülkemin geleceği açısından umutlu değilim.
Bu deprem neticesinde yıkılan ve binlerce insana mezar olan binalara olsası bir depreme karşı güvenilir ve sağlam bir yapıda yapılmasının tek nedeni olarak koşuşmuş bir yönetim yıllarca bu milletin kan damarları vahşice emmesi olarak yorumluyorum. Bu ülkenin kaynaklarını israf eden tüm sorumlulardan ahrette de olsa hesap soracağımı ve zalim insanlara hakkımı helal etmediğimi beyan ediyorum.
Taner Yüksel

Doğup büyüdüğüm evim benim tam doğum günümde yerle bir oldu. Binlerce insan gözyaşı döktü aynı anda.
Sema Yağcı

Bu deprem kesin olan bir şey varki üç kuruş rant elde etmek için her türlü hilakerlığı yapan bazı müteahhitlerin
yüzünden nice masum insanlar hayatını kaybetti. Sizleri unutmayacağım.
Seçkin Karadere

Ben Bosnahersek’li savaş görmüş bir çocuğum.
Annemin gözlerinde hep yaş gördüm.
Burada da gözyaşı görüyorum.
Esra Arvas

Sevgili arkadaşım Ilgın.
Sen benim en sevdiğim arkadaşımdın.
Allah bizleri ilerde komşu etsin.
Biliyormusun Direnç, ILGIM adını duyunca çok ağlamaya
başlıyor. Seni hiç unutmayacağız.
Hilal Bağca

İçimizden çok şeyler geçiyor. Fakat dile getiremiyoruz.
Bir daha böylesine acı olay ve felaketlerin bir daha olmamasını içtenlikle diliyoruz. Bizlerde birer depremzedeyiz.
Bizlerde yaşayan şanssızlardanız. Depremin üzerinden 2 sene geçmesine rağmen o günleri unutamıyoruz..
Sevinç / Semahat Demir


Bu çürük binaları yapan hırsızların
elleri kırılsın..
Orhan Sarıcı

Dün gözümüzü yumduğumuz için,
bugün gözlerimizi açamıyoruz..
Kurtuluş/ Gülten


İl olduk sevindik,
Atatürk’ün kentti olduk diye övündük.
45 saniyenin içinde dövündükçe dövündük..
Yerden yere vurdun bizi Yalova.
P.Y


Yalova’dan yapılan Çevre İl Müdürleri eğitim toplantısı nedeniyle dolgu alanında yapılan deprem anıtını ziyaret  ettim. Yeniden o günleri yaşamış gibi oluyor insan. Bu anıtın yapılmasını gelecek kuşaklara ibret olması için ders alınacak bir olay. Emeği geçenleri yürekten kutluyorum.
Allah bizlere, ülkemize bir daha böyle bir afet göstermesin temennisiyle ölenlere rahmet diliyorum.
Fevzi Aytekin Çevre Bakanı


Kurtarıcı İskender’e..
Dağlar, dağlar olsun.
Aşamadığın Ağrı dağını..
Kurtardın enkazdan onca insanı..
P. Yıldız


Sensiz geçen bir bayram daha yeğenim. Ben bugün buradayım bayramlaşmaya geldim.
Sa��lığında sana doyamamıştım..
Turgut Irmak


Sizleri hiçbir zaman unutmayacağız. O kara gecenden sonra memlekette, yani sizden sonra hayat pahallılığı ilerledi.
Başkada bir şey yok.
Aydın İnci

Sevenleri, sevdiklerinden ayırmak insana mahsus değildir.
Ama emir büyük yerden olunca..
Aydan

***
Bugün bayram ablacığım ama sensiz..
Sevgili ablacığım seni çok özlüyorum.
Anıların bende ama sen yoksun..?
Biliyorum beni duyuyor ve görüyorsun.
Seni çok seviyorum.
Bayramlar artık bizlere zindan gibi geliyor.
Damla Nur


Sevgili Furkan Töre yeğenim..
Biricik canımızdan çok sevdiğimiz..
Sensiz geçen iki yıl hayatımızın en uzun süresi oldu. Seni her zaman gönlümüzde salkıyacağız. Biliyormusun seni bir kardeşin oldu. Bugün 50 günlük..
Seninle bir gün cennette buluştuğumuzda sana sarılıp eskisi gibi uzun, uzun koklayacağım..
Seni çok seven Dayın

İnsanların gözünde sadece bir damla gözyaşı olsaydı, onları kaybetmemek için hiç ağlamazdım.
Depremi yaşayan biri olarak ‘‘ Ben hep Ağladım’’..
Erdinç..


Şuan ki duygularımız çok kötü.
Bu anıtın yapımına katkı sunanlara
teşekkür ediyoruz.
Unutma!
Unutanlar, unutanları asla unutmazlar..!
Seda / Gözde Gülcan Ayşegül..

Bir gün gülen gözlerle soracaksın bana dünyamı..
Ama nereden bileceksin bütün dünyamın sen olduğunu..
Ahmet Şakir Metin

Bizler 4 arkadaş Yalova’ya gezmek için gelmiştik. Bu anıta gidiğimizde; kahkaha atmaktan ve gülmekten utandık. İnsanlar acı çekiyor, ağlıyor ve bunlar zamanla unutuluyor. Oysa unutmaktan utanmalıyız. Bu ızdırabı yaşayan siz Yalovalılar daha iyi biliyorsunuz. Bu müteahhetler rahat gezebilir mi? Vicdanları nerede?
Derya / Filiz Demir / Hatice / Mehtap Baynaz

Depremde ölenlere..
Biz İstanbul’da okuyan 6 arkadaşız.
Niyetimiz burayı gezmek eğlenmekti…!
Lakin, kader bizide belki ertesi gün beklide birkaç hafta(ama en fazla iki ay) içinde unuttuğumuz depremi hatırlamaya zorladı.
Evet; unuttuk inkar etmeyiz.
Ölenleri, öldürenleri, ölmelerine engel olmayanları unuttuk..!
Ölmek ya da öldürmek çok acı.
Onların matemini tutmaksa ilkinden daha zor..
Özgür Macit

Biz yedi arkadaşız Ankara’da öğrenciyiz Burada böyle bir anıtın yapıldığını duyduk ve cebimizde paramız(geri
dönüş) olmadığı halde geldik.. Umarım bu olanların sorumluları hak ettikleri cezayı alırlar..
Yalova halkı çok iyiler hepsine teşekkür ederiz. ‘‘bie dağın tepesindeyken dağın büyüklüğünü anlayamazsınız.
Fakat o dağdan ayrılıp uzaklaştığınızda dağın nekadar büyük olduğunu anlarsınız..’’
Yeni nesil olarak bu sistemin başıboşluğun değişmesi olarak elimizden gelen yapacağız..
Burcu, Murat, Erman, Ender, Çiğdem, Kotan ve İskender..


Sizler hiç ölmediniz, bizlerin kalplerindesiniz. Yaşıyorsunuz ve hiç unutmayacaksınız. Merak etmeyin geride kalan çocuklarınıza, eşlerinize, kardeşlerinize bizler sahip  çıkacağız. Sizler birer şehitsiniz bu yozlaşmış temeli olmayan ve yıkılmaya mahkum olan toplumun birer şehitsiniz. Bugünleri, bu yaşadıklarımızı hiç unutmayacağız. Merak etmeyin bizler bu doğal felakete daha fazla şehit vermemek için yemin ettik.Ben kendi adıma yemin ediyorum. Sizlere söz veriyorum. Başka canlar yanmayacak, başka çocuklar ölmeyecek, ocaklar sönmeyecek..
Gülden Çakır


17 Ağustos’ta bende arkadaşlarımı kaybettim..Pazartesi benim kara günüm.
Çünkü sevdiğim Halil amcamın ölüm günü.. Bugün günlerden de 23 Nisan 2001 pazartesi günü..
Nilgün Çur

Sevgili kardeşim Fehmi Işıkyıldız ve yengemin Serdar  Işıkyıldız..
Sizleri depremde kaybettik ama kalbimizden hiç bir zaman çıkmadınız..  Değirmendere’deki evime bana misafir
gelmiştin. Yalova’ya bir akşamlığına badızına misafirliğine gitti ve…
Depremden 10 saat önce benden ayrılırken o mahsun bakışını hiç unutmuyorum. Sanki ölüme gittiğin içine doğmuştu..
AHH  keşke engel olsaydım da göndermeseydim, bir gün sonra  bana dönecektin..Halen bekliyorum.. Sanki geleceksin
gibi.. Oysa Urfa’daki evin o kadar sağlam yapılmıştı ki.. Çürük yapılara kurban oldunuz. Ablana geldin diye ne kadar sevinmiştim.
Seni ve oğlunu Urfa’daki evine cenazelerini gönderdim…
Sen daha 42 yaşındaydın, oğlun ise 15 yaşındaydı.
Kardeşim, gözün gibi sevdiğin Kübra’na övündüğün Burak’a bizlerde gözümüz gibi bakıyoruz. Sevgili eşin Şule’yi de birer emanetin olarak görüyoruz Ruhlarınız şaad olsun

Ablan Aynur Işıkyıldız Leventyüz

Erdoğan dayım, Ayşe teyzem, Tuba ablam; sizleri o kadar çok özledikki, keşke sizlerde bir iki katlı eve
taşınsaydınız da ölmeseydiniz..
Ahmet Erdoğan   
 
O gece;insanların en derin ve tatlı uykusunda amansızca yakalanmıştı insanlar. Kimisi annesini,kimisi babasını arıyordu çaresizce..
Yalova, İzmit, Adapazarı.. Her yer matemde ve kırık kalplerde ölenler için ağıt yakıyordu.
Neden 35 bin kişi?
Çürük binalar ve mühendislik hataları ve diğer görevlilerin iki kuruş daha kazanma uğruna yaşanan
cinayet.. Acaba hangi insanoğlu böyle bir cinayeti, vahşeti uygular? Lütfen bu yazıyı her kim okursa sadece gözleriyle değil, yüreğiyle okusun, hiçbir zaman iki kuruş için insan hayatına değişileceğine inanmasın..
Deniz Durgun

Ağlamadım mı sanıyorsun?
Hemde kaç kere hemde kaç gece..
hırsla yırtar gibi açtığım sigara dumanları arasında
kaç kez boğulduğumu hissettim..
Gözümün önünde hep o vahşet gecesi..
Kaç kez yumrukladım sağır duvarları..
Kaç kez asılı kaldı ellerim duvarlarda.
Kaç gece sana yardım edememenin verdiği yorgunlukla
uyuya kaldım bir parke taşında kaç kez biliyorum..
Gürsel’’ avcı’’

Depremde annemi kaybettim, enkaz altında 14 saat kaldım.
Dünyada 3 gün vardır.
Dün, bugün ve yarın..
Dün geçti,
bugündeyiz.
Yarının ne olacağı belli değil..
Bugünün kıymetini bil..
Mahmut Camkıran.


Artık sabah kalktığımda seni hasta görmek istemiyorum..
Çünkü hastaysan eğer yaşıyorsun demektir.
Ayşen Sağdıç

Sevgili arkadaşım Tolga Boztilki,
Seninle bazen kötü geçen günlerimiz oldu. Onun için senden özür dilerim. Sen ölünce millet sefil oldu. Sen ölmeseydin keşke.. Arkadaşım senin yokluğun her yerde belli oluyor, sınıfta seni konuşup, seni özlüyoruz. Canım Arkadaşım 17 Ağustos’u asla unutmayacağız.
Arkadaşın Hamide/Abdullah. 


Anneme hitaben dizeleri yazıyorum.
Gittiğinde ruhum sanki kuş olup uçtu
Nerde olsan seni buldum yanımda
Hiç benzemiyor başka acı senin yokluğuna
Ne savaşlar başka aşklar giden dostlar.


‘‘O’’ binlerce insanın hayatını kaybeden gecede.Ben buralarda değilim? Ama keşke o anı yaşasaydım.
belki çok acıydı, Ama keşke yaşasaydım diyorum Çünkü, kendimde bir eksiklik hissediyorum. Sonuçta bende Yalovalıyım,
insanlarımın hissettiği acıyı bende hissetmek, acıları çekmek isterdim..
Elif


Güzel tanrım..
19 tane arkadaşımı kaybetmenin acısını tazeledim bugün
bu deprem anıtını gezdiğimde..
Bu insanların günahları yoktu ben eminim..
Diliyorum ki, hepsini melek tayin etmiş olasın..
Hakan


Burası bugüne kadar gezdiğimiz sergilerin en kötüsü..!
En acı vereni, aslında burası görsel olarak uygulamalı bir hayat okulu. Burada hüzün, burada acı, burada merhametsizlik kokan fotoğraflar var.. Böyle bir segide gezmek hiçte kaidelerde benim de ismim yer alabilirdi.
Bu taşlar aslında birer sabır taşıdır..
Afyon Gençler..

 

Sevgili dostum Murat,
Artık burada anıtta geçiyor ismin..
Sen herkes için unutulmayacasın artık..
Ama sen benim için hep kalbimde olacaksın..
Engin Sitesi Aysan Gener

Böylesi bir felaketin ardından yapıla bilecek tek anlamlı şey; düşünmek, kendimizi sorgulamak
ve dua etmek.. Böylesi bir felaketi bir daha yaşamamak için..
Burcu Akdoğan 19 Mayıs 2001

Ben 17 yaşındayım. Ne yazık ki, sormayan, araştırmayan ve doğal olarak da itiraz etmeyen bir toplumun çocuklarıyız..
Beklide büyük bir ölçüde sizin ölümünüze bu kuşak neden  oldu. Ve maalesef bundan sonra olacakların da sorumlusu
bizler olacağız. Bizleri affedin..
Yasemin Kargı 19 Mayıs 2001


Kardeşim Ufuk..
Bir yaz gecesi telefon çaldı.
Hiç ummazdım son sesin duyuşummuş.
Abla deyip gülüşün, kader mi bu.
Biliyor musun,
dedeğin gibi gözümden hiç yaş çıkmadı..
Çünkü sen benim için ö….
Ablan Türkan

17Ağustos’ta Sema sitesinde hayatını kaybeden 138 kişinin hepsini de çok özlüyoruz. Kendi çıkarları için çürük bina yapanlara lanet ediyoruz. Deprem yüzünden hayatımızı o kadar çok değiştirdi ki artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak..
Ev yapmayı düşünen müteahhitler önce bu deprem anıtını gezsinler, resimlere ve mermerdeki isimleri görsünler öyle karar versinler ki bir daha böylesi felaket yaşanmasın..

Sema Sitesi(eski)Sakinleri)

Sevgili Selma öğretmenimiz..
Daha okuldayken görevine yeni gelmiştin,tam sana alışmıştık ki,aramızdan ayrıldın.. Bir 19 Mayıs  daha sensiz
geçti bütün öğrencilerin seni arıyor..
Ayten Korkmaz / Esra Budak


Bu kötü manzarayı unutmanın tek çıkar yolu yarınlara umutla bakmak ve inadına yaşamaktır..
Mahir..

Bir daha o düşleri yaşamak istemiyoruz. Yaşamak bizlerin elinde. Bizlerde diğerleri gibi ona, babasız ve evsiz kalmak istemiyorsak, artık sizlerde bizler gibi bir şeylerin farkına varın..
Bihin Gamze 

Yazılacak bir şey yok..
17 Ağustos her şeyi anlatıyor..
Hayat bir nefes kadar kısa ve yaşamaya değer..
İbrahim Doğan Gençoğlu


Van’dan özellikle burayı görmek için geldim..
Geldiğime bin pişman oldum O günleri sanki bende
yaşadım. İnsanlarımıza sabır, hayatlarını kaybedenlere rahmet diliyoruz.
Gürsel G.


Birileri bir yerde bir yanlış yaptı
ve binlerce insanımızı okyanusun ortasında yaktı
Üzgünüm demek yetmiyor
hiçbir zaman da yetmeyecek.
Aytekin Kurç


Ağustos güzeldi. . Hele 17’si olmasa..
Kenan dikici

Canım Özlem hocam
Sen öldükten sonra okul da halen matem var. Seni çok seviyor ve özlüyoruz. Bu kadar sevildiğini bilseydin sanıyorumki hiç ölmek istemezdin
Öğrencilerin, Senem, Elif/ Hilal


Canım arkadaşım Pınar Kılıç..
Bugün seninle beraber gezmek, senin hatıra defterine şiirler yazmak isterdim. Şuan Yıldızla beraber eski anıları seninle konuşup gülmek isterdik. Seksek oynadığımız beton varya halen duruyor. Şimdi sizin yıkılan eski evimizde yeşillik var.. Orda her gün oturuyoruz ama sen yoksun Aslında varsın ama seninle konuşamıyoruz. Sen bizi görüyorsun Aslında varsın ama seninle konuşamıyoruz. Sen bizi görüyorsun, duyuyorsun.
Bugün anneler günü annemize hediye alacağız. Ama sende orada annemle birliktesin…seni inan ki çok özledik
Böyle ayrılmak istemezdik En azından son bir kez görebilseydik
Seni her bankaya gittiğimizde kuyrukta arıyorum. Ama artık bankaya seninde kalbimde götürüyorum iyiki seni
tanımışım Seni seviyorum..
Sevim Akçay/ Yıldız Göl

 

Yine beyaz bir sayfa ve yine yazan Elif.
Aslında bazen buraya geldiğim zaman kendimi tutamayıp bağırmak istiyorum. Neden bunlar. Niçin?
Ben babamı, annemi ve kardeşimi depremde kaybettim.
Ama yine de ayaktayım. Ve buraya gelip yazıyorum.
Demek ki her şey eskisi gibi oluyor. Beklim bunlar olmayabilirdi ama suç kimde? Kimde. Kimde?
Ben herkesi yine de çok seviyorum. Üstelik bunca olanlara
karşı herkesi..
Elif..


Bugün 12 Mayıs 2001 ve yarın anneler günü.
Ancak Yalova’da benim gibi annesine hediye alamayacak 
ve gününü kutlamayacak yüzlerce çocuk var..
Ogün..

Yaşamda görülmemiş düzensizliklerden biri. Bu yaşananlar + plansızlık = para hırsı +sorumsuzluk + ? Başka ne denile bilir ki?
Bundan sonra biraz akıllanma ve benzer felaketlerin tekrarlanmaması için eğitim ve bilime önem veririz. İnşallah
Prof.Dr. Harun Mutluay


İnsanlar yaşadıkları süre boyunca hiçbir şeyin değerini bilmezler. Çünkü artık onlar sıkılırlar Fakat o’nu kaybedince
bir daha göremeyeceklerini görünce onların değerini bilirler.
Rabia Berber

Aynen bana söylediğin gibi güzelim.:iki sevgiliden biri
ölürse;asıl ölen hayatta kalandır.
Seven

Seninle ilkokul anılarımızı saysak bitmez. Sensiz geçen  her günüm hüzünlü. Seni çok özledim. Her gün yıkık evinizin önünden geçiyorum.17 Ağustos’ta bende göçük altında kaldım. Göçükte bile aklıma sen gelmiştin. Göçükten kurtardıklarında sizin evi gördüm yıkılmıştı. Senden bugüne kadar hiçbir şey istemedim. Şmdi sana sesleniyorum: Geri dön
Kadir..


Sevgili kızım Songül Yılmaz
Bunca çilenin sonu değil mi bir kara toprak Ölmekten korkmuyorum tek korkum unutulmak demeyin.
Bizler sağoldukça sizlerle her gün öleceğiz.
Baban Hakkı Yılmaz.

Orhan…
Seni halen çok seviyorum. Seni hiçbir zaman unutmayacağım.
Aslında senin orda olmana üzülüyorum, nasıl olsa bir gün oraya geleceğim. Seninle ayrı geçen günlere yanıyorum..
İpek..


Müteahhitlerden yardım istiyorum Ben küçük bir çocuğum daha yaşamak istemiyorum.
Fatih  Tuğba

Bir depremde olarak kendimi şanslı görüyorum. Çünkü bende hayatımı kaybedebilirdim. Böyle bir felakete bekliyordum
Çünkü, insanların vurdum duymaz olması, üstüne düşen görevleri yerine getirmemesi sonucu bu olayın olduğunu düşünüyorum. Kul azmayınca yaradan bela vermez demişler inşallah bu felaket ders olur. Önemli olan fazla yaşamak değil, iyi yaşamak.
Ümit Çetinkaya


Artık beden derslerinden nefret ediyoruz.
Çünkü beden derslerimizde o yok.
Ama kalbimizde seni çok seviyoruz.
Öğrenciniz Melike Arzu


İşi ehline bırakmazsanız çok kötü sonuçlar doğar. İnşaat yapmak için hiçbir diplamo, ruhsal veya belge gerekmiyor bu ülkede. Halbuki bir berber dükkanı açmak için bile;Çıraklık Eğitim merkezinden belge istiyorlar. Ama Türkiye de inşaat yapmak için hiç belge aranmıyor.
Ondan olsa gerek, saçlarımız binalarımızdan daha  güzel, daha sağlam belki de.
Orhan Budak. İnş. Müh. G. Antep

Bu anıtı görüpte unutanlara çok ayıplıyorum.
İsmet Paşa İlköğretim okulu Canan Yıldız


Size sesleniyorum müteahhitler, bu resimlere bakıp biraz ders alın.
Bihin –Gamze

Bazı şeyler vardır ki asla ama asla anlatılamıyor, sadece hatırlanıp hissediliyor. Bu anıtı depremden bu yana ilk defa görüyorum, kendimde bu cesareti bulamamıştın, zaten 1 ay sonra Yalova’nın halini gördüm. Allah ölen kardeşlerimize rahmet eylesin ailelerine de sabır. Böyle bir felaketin bir daha yaşanmaması dileğiyle

Büşra Tokaklak


İçimde fırtınalar kopuyor.
Seni düşünmeden yapamıyorum.
Ama artık yoksun. Senin birlikte ölmek isterdim.
Ve ölmeye de hazırım.
Çünkü senden başkası yalanmış

Sevgili.


17 Ağustos 1999 Marmara depremi herkese umutlarını, düşündükleri günleri de yanında götürdü.
Burada olanlar sadece bir resimden ibaret ama ya bunu yaşayanlar. Bu deprem hepimizi derinden yaraladı.
Bu unutulmaması gereken bir anı. Ben unutmayacağım.  Asla aklımdan çıkmayacak.
Elif Kayıkçı


Onca günden sonra bir kez daha uğradım burada
Aslında geçen seferlerde de aklıma gelmişti yazı yazmak.
Ama bir türlüde alıp yazamadım. Kalemi alırken titredi ellerim.
Kısmet bu güneymiş. Bunca geçen günden sonra hala unutmadık şehitleri. Yani 17 Ağustos şehitlerini. Allahım neydi o akşam o ses, sanki kulakları sağır edercesine.
Sonra….sonrasımı. Marmaranın yasa gömülüşü, aslında tüm ülkenin yasıydı bu. Onları unutmadık, unutmayacağız.. Toprakları bal yeleri cennet olsun
N. Yalınkılıç


17 Ağustos depremi Allah bir daha böylefelaket vermesin. Ölenlere rahmet dilerim. Öğretmenin seni çok seviyorum. Canım öğretmenim.
Semra

.Geçen onca zamandan sonra başlatmak ve bitmek bir yerde. Belki nedensizce, belki hiç neden yokken, beklide kadar demek lazım. Hayata ait her ne kadar güzel şey varsa, o an bitti ve yeni her şeyle beraber gömüldü kalp hurdalığına. Şimdi her şeyle daha farklı, acı veriyor en büyük mutluluklar bile. Sevinemiyor, mutlu olamıyorsun. Ama omlar unutulmadılar, Unutmadık.
Y. Canan

Acılarınızı paylaşır ölenlere Allahtan rahmet dilerim.
1-c sınıfı adına İsmail Acar


Sevgili öğretmenim. Seni çok seviyorum.
Meryem Işık Öğretmenim. Elveda Öğrenciniz; Kevser

Sevgili dayıcığım seni çok özledik.
Seni seviyorum.
Hiç aklımdan çıkmıyorsun.
Geri dön. Seni çok seviyoruz.
Yeğenin; Kaan Boztepe


Selam Özlem Hocam Seni hiçbir zaman unutmayacağımı zannetmiyorum. Evet doğru seni bazı zamanlarda üzdüm
ama unutmamalıyız ki seninle kötülerin yanında iyi güzel günlerde geçirdik…
Senin ölümünü duyduğumda ikinci bir deprem yaşamıştım hafızamda. Şu anda o kadar kötü bir an yaşıyorum ki anlatamam.
Sözcükleri kullanmakta övünen ben ilk kez cümleciklerin bu kadar yetersiz kaldığını yaşıyorum vede şaşırıyorum.
Allahtan rahmet diliyorum. Seni seven ve daima Sevecek  olan Öğrencin;Şeyda


17 Ağustos deprem oldu.
Herkesin evleri yıkıkdı, ama depremden korkmayın.
Sağlam evler yapın.
Abdullah Uuğurluer

Bugün bunları görünce 17 Ağustos gününü hatırladım.
Dayanamıyorum. Mehmet


Seni çok özlüyorum Semanur.
Keşke seni kurtarabilseydim. Zamanı geri getirme gibi şansım olsaydı hiç düşünmeden yapardım.
Seninle geçen zamanlarımızın yerine hiçbir şey tutmuyor.
Seni hiç unutmayacağım.
Sen gülünce güller açar gül pembe,
bülbüller seni söyler Seni çağırır Gülpembe Arkadaşın…


Fotoğraflarda genelde güzel, hatıralar, mutluluklar, sevinçler olurdu sanırdım. Böyle acıların bir daha yaşanmaması dileğim..
Belgin Durgun

Allah’ım lütfen bir daha kimseyi öldürme kimse ölmesin.
Bu acıyı kimseye çektirme, kimseyi annesiz babasız evsi zbarksız bırakma.
Ceren Cengiz

Allah’ım bir daha böyle acıları yaşamayız.
Deprem hepimizi yüreğimizden vurdu.
Canım halam ile enişteme Allahtan rahmet diliyoruz.
Siz rahat uyuyun. Hiçbir zaman sizi ve bütün depremde 
ölenleri unutmayacağız.
Nalan Otar


Ne söylenir ki, Ne yazılır ki Sadece utancımı, acımı yazabilirim. Sizden bu ileri çağda bu acıyı yaşatanların yüreği sızlasın diye dilekte bulunacağım.
Ayşe ve mukkadder bacılarım ruhunuz şad olsun. Beni bağışlayın sizlere bir şey yapamamamın acısı içindeyim.
Tomris


Böyle büyük bir felaketi yaşamak bizi ve bütün dünyayı sarstı. Böyle günlerde bizleri yalnız bırakmadılar. Üzüntümüzü paylaştıkları için bütün yardım severlere teşekkür ederim. Böyle günleri bir daha yaşanmaması dileklerimle.
Esra Tunca


Bu deftere yazı yazmak bile bence acımızın dinmediğini gösterir. Tek dileğim Allahın geride kalan bizlere bir daha
böyle bir defter açtırmamasıdır.
F. Burcu

Değer verdiklerini kaybetmemek için yaşayan herkese sonsuz sabırlar dilerim…
Burcu N.

Burası deprem anıtı değil, depremin ta kendisi…
Ömer

Depremi çok kötü yaşadım
Ölünden döndüm. Bu anıta her geldiğimde o geceyi hatırlıyor. Bu anıtı hiç yalnız bırakmayacağım..
Nuray


Elimde denizden çaldığım bir midye var.
Şimdi denizden o kadar uzak ki, tıpkı seninle ben gibi..
tek fakımız o denizini çekiyorum.
Sen hep kalbimdesin selin
Elif

Bu çürük binaları yapanları her gün hatırlıyoruz..
Filiz Öztürk / Karamürsel


İnanması güç fakat seni yitirdim
Senin için zamanla mücadele edemedim
Sen beni affet hiç diyemedim senin yanında olmak isterdim
Melis Yılmaz / Hande Sarıtaş

Henüz daha çok küçüktün..
Ölmeye hakkın yoktu.. ama senin de elinde değildi..
biliyorum sen masumsun..
Senem Erkin


Hacer,im ..
bitanem seni çok seviyorum.
Hiçbir zaman unutmayacağım, yavrunda Allaha emanet.
Sen orda huzur içinde yat.
Seni kimse unutmadı hep bizlerlesin.
Ablan Belgin

O saniye yüreğimizde bir şeylerin koptuğunu hissettik.
Sanki her şeyin sonuydu.. Geriye bizler kaldık. Allahtan bir daha böylesi acıları yaşamamak tek dilediğiz.
Bengül ve Begüm Kolun daha yaşayacağı güzel günler vardı ama bu acıya katlanmak zorunda kaldık.
Sizleri hiç unutmayacağız..
Enver Çetin / Ümit Buçak

Nineciğim seni çok seviyordum
Esra Şakar

Semra..
Senin öldüğüne hiç inanmıyorum. Keşke bu yalan olsaydı.
Sema seni halen çok seviyorum. Sn her zaman kalbimdesin ve yaşayacaksın. Seni inan ki hiç unutmadım, Semra seni halen çok seviyorum. Senin benimle birlikte bir gün toprak olacağımızı düşünüyorum. Bir gün senin yanına geleceğim
Semra.. Biliyor musun Selma seni o kadar özlüyorum ki.. Semra seni çok seviyorum. Aklımda bir tek sen varsın Semra, sana yemin ediyorum ki seni hiç unutmadım her an seninleyim
Semra, seni halen çok seviyorum. Seni çok, çok ama çok seviyorum. Sana yemin ederim ki senden başkasın sevmedim ve sevmeyeceğim. Seni asla ve asla unutmayacağım Semra seni çok ama çok seviyorum. Semra senin yokluğuna daha fazla dayanamayacağım.. belki beni Semra.. Semra seni halen çok seviyorum. Sen benim her şeyimden seni çok ama
çok seviyorum Semra..
Sedat Kukul


Deprem olalı 2 yıl oldu..
Türkiye bu depremden ders alıp ne kadar önlem aldı ya da yaralar ne kadar sarıldı.
Gelin bunu hep beraber düşünelim...!
Tolunay Yıldız


Sevgili Engin Karakaş..
Seni Erzincan depreminden sonra Yalova’ya uğurladık.
Ama kader buraya kadarmış. Sen hep kalbimizdesin..
9 Haziran 2001 
Yaşar Erbil

Seni çok özledim ağabeycim..
Umarım cennettesinizdir. Yengem ve canım abim sizleri çok özledik.
Emanetleriniz bizimle ve sizlerle..!
Nurşen Mikyas

Okuldan kaçarak sizleri ziyarete geldik..
Sizleri bir kez daha ziyaret etmek için.
Ne zaman buraya gelsek hüzün kaplıyor içimiz.
Ş.O.A. Anadolu lisesi öğrencileri 9/ F sınıfı öğrencileri.. 12 Haziran 2001


Sevgili ablalarım, Kübra, Esra ve Kader Arvas..
Sizleri çok özledim, kalbimde yaşıyorsunuz..
Minik kardeşiniz 
Tuba Arvas


Keşke..
Evet bir çok keşkeler olmuştur hayatımızda ama sanırım tüm insanlığın en büyük keşkesi bu 17 Ağustos’tu.
Beynimden hiç çıkmayan sizlerin seslenişleri anaların babaların feryatları Allah’ım halen beynim sarsılıyor..
Yokluğunuz her geçen gün giderek büyüyor.. Bu depremin benim hayatıma kattığı en güzel şey artık ailemi ve insanları daha fazla sevmek. Hepinize geçmiş olsun demek isterdim  ama hiçbirimiz için geçmeyeceğini biliyorum..
Umarım bir daha hiç böyle keşke diyeceğimiz bir felaket
olmasın..
Sakine/Erol/Gülizar Okuyan.

Tarih 17 Ağustos sabaha karşı üç suları..
Yalova salına, salına akıyor.
Herkes üzgün ve düşünceli. Baba oğlun, oğul ise babanın, annenin sesini duyuyor ama onlara ulaşamıyordu.
Binlerce can kuş gibi uçup gitti.
Sizler unutulmayacaksınız..
Saffet çam İlköğretim okulu 8/E  sınıfından Hatice Bozkurt,
Belgin çavuşoğlu, Gaye Oktay, Ufuk duman, Hakan Aydın,
Ender Tezcan, Ahmet Alptekin ve Timur Yazıcı..


Ben deprem olduktan sonra 17 rakamını hiç sevmiyorum. Çünkü, 16 Ağustos en sevdiğim yeğenimin doğum günüydü.
Ben depremde Halamı ve iki yeğenimi kaybettim.
Buraya bir daha girmek istemiyorum.
Aysel Hande Topçu

Sevgili Selma seni çok seviyorduk.
Ama senin ölmen bu sevgimizi engelleyemez. engelleyemedi de.. 
Sen halen yaşıyormuş gibi seni çok seviyoruz.
8/ A sınıfı öğrencileri adına..
Ebru Zungur / Müşerref Varol


Sevgili Nilgün..
Bütün sınıf arkadaşların seni çok özledi. Seni yüreğimizde yaşatıyoruz.. Çocuk sesleri ve birde şu ses var ya:‘‘Orada
kimse var mı’’ sesleri kulaklarımızda çınlıyor.
Atatürk ilköğretim okulu öğrencileri ve 6/D sınıfı..

 

Üzgünüm..!
Ama bu bir özür değil, belki kabahatli olan hepimiz biliyorum..
Ama yapacak çok şeyimiz var oda. Çalışmak..
Bir daha güzel olan bunca insanı kaybetmemek için..
Hamza

Canım kadar sevdiğim arkadaşım Çerkez Halil..
Çok ufaklığından beri sevip büyüdüğüm arkadaşım senin öldüğünü yeni, yeni anlayıp acını ve diğer kayıplarımızın
üzüntüsünü halen yaşıyorum. Sen ve tüm Yalovalıları unutmadım  ve unutmayacağım.. Sizleri dualarımda yaşatacağım..
Arkadaşın Gül Ersoy

 

Haberi Sosyal Medyada Paylaş :

farkyalovada.com Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2007 @ Türkiyemix Şehir Portalı