46 YIL ÖNCE GAZİPAŞA CADDESİ AKASYA ÇAY BAHÇESİ
9 Eylül 2017 Cumartesi 12:35:54

1971 Yılında bundan 46 yıl önce çekilen bu fotoğrafta Gazipaşa Caddesinde bulunan Akasya Gazinosu olarak bilinen Akasya Çay Bahçesini görüyorsunuz.

O yıllarda Bekir'in Gazinosu Çay Bahçesiyle bitişik olan bu Akasya’da olduğu gibi birçok ünlü sanatçı o dönemler burada sahne alırdı.

Ahşap Masa ve sandalyelerin bulunduğu ve kır bahçesi olarak da kullanılan Akasya Gazinosunun hemen önündeki altın sarısı kumsalı da o yıllarda  Türkiye’nin en temiz kumsallarından biri olarak görülürdü.

Yalovalıların vazgeçilmez mekanlarından biri olan burası, sabahın erken saatlerinden akşam saatlerine kadar bu gazinoların önünde bulunan pilajlarda denize girer, güneşlenirdi.

O dönemler Yalova’nın tek lüksü, burada bulunan balıkçı kayıklarının saatlik olarak kiraya verilip, tertemiz Yalova denizine açılmak ve mavi sularında yüzmek ve balık tutmak olmuştur.

Akşamları ise burada Yalovalılar buz gibi biralarını, sıcak çaylarını içer, Türkiye’nin en önemli Türk Halk ve Sanat müziği söyleyen sanatçılarını dinlerdi. 

Üçkağıtçının, hırsızın, çapulcunun, şehir eşkiyaların henüz Yalova’ya gelmeye cesaret edemediği  o günlerde,  Yalova'nın tüm kahvelerinde ve sahillerinde bira satışları serbest olurken, yaz sezonu boyunca tek bir olayın yaşanmadığı yerleşim yeri olarak dikkat çekiyordu.

Sitemizin kurucusu Faruk Kırtay, 1998 yılında Yazdığı" Dünden Bugüne Şiirlerle Yalova" adlı kitabında o yılları şöyle anlatıyordu.

BİR ZAMANLAR YALOVA 
Dün,
Yalova bahçelerinde, 
Seraları gezdim saatlerce. 
Elma bahçeleri içinde, 
Gelincikleri, Kasımpatıları, 
Papatyaları da gördüm. 
Çiçek seralarında, 
Domates, kıvırcık değil, 
Gülleri, Karanfilleri kokladım. 
  
Sonra, 
Kepenksiz dükkanlar arasında 
Yalova sokaklarını dolaştım… 
Evlerin balkonlarında, 
Yapay çiçekler değil, 
Zambaklar, sarmaşıklar sarkıyordu. 
Ve Yalova pazarında, 
Amasya değil, 
Yalova elması satılıyordu… 
  
Balaban deresinde çakıl taşları arasında, 
Oltayla değil, 
Çuval ile balık yakaladım… 
Damacanadan değil, 
Yalova deresinden içtim suyu, 
Avuç avuç. 
  
Yalova sahilinde… 
Arabaların korna sesleri değil, 
Faytona bağlı bir çift atın nal sesleri 
Duyuluyordu… 
Bir de pamuk şekerci Niyazi dedenin sesi. 
  
Bekirin gazinosunda sanat, 
Akasya parkta ise 
Halk müziği yükseliyordu. 
Sahil kolibasili değil, 
Midye doluydu 
  
Ve sonra, 
Kan ter içinde 
Uyanıyorum. 
Yüzlerce kez, 
“Keşke, keşke” diyorum. 

Faruk Kırtay

Haberi Sosyal Medyada Paylaş :

farkyalovada.com Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2007 @ Türkiyemix Şehir Portalı