İNCE, TBMM’NDE KONUŞTU
CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında AKP ve Başbakan’a yüklendiİnce’nin TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmanın tutanakları şöyle
7 Nisan 2011 Perşembe 14:08:31

CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında AKP ve Başbakan’a yüklendiİnce’nin TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmanın tutanakları şöyle

MUHARREM İNCE (Yalova) - Sayın Başkan, Sayın Başkan…
BAŞKAN - Buyurun efendim.

MUHARREM İNCE (Yalova) - Sayın Başkan, Sayın Çiçek konuşmasında "Siz Grup Başkan Vekilisiniz, daha ağırbaşlı olmalısınız." dedi. Ben buna katılıyorum. Ben gerekli ağırbaşlılığı gösterdiğime inanıyorum. Grup Başkan Vekilinin bir diğer görevi daha vardır ki konuşurken belgeyle, bilgiyle konuşmalıdır. Bence Sayın Çiçek… Ben imzasını sordum Sayın Çiçek'in, açıklaması şudur: "O zaman muhalefet milletvekiliydim, şimdi Başbakan Yardımcısıyım, şartlar değişti


BAŞKAN - Sayın İnce, buyurun.

MUHARREM İNCE (Yalova) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Son günlerde bir usta-çırak tartışması var. Aslında, bu tartışmanın kökenleri, tam beş yüzyıllık. Mimar Sinan, 1500'lü yıllarda şöyle der Şehzade Camisi için: "Bu benim çıraklık eserimdir." Süleymaniye için "Bu benim kalfalık eserim." Selimiye içinse "Bu benim ustalık eserimdir." der. Yani, 1500'lü yıllarda yaşamış Mimar Sinan'dan alıntı yaparak, bugün üçüncü dönemi kastederek "Ustalık dönemim olacak." diyen Sayın Başbakana bir şeyi hatırlatmak istiyorum: Mimar Sinan o minareyi yaptığında oradan bir çocuk geçiyor. Çocuk diyor ki "Aa bu minare eğri." Mimar Sinan hemen topluyor çalışanları, halatları bağlatıyor minareye "Çekin." diyor. Çocuğa da diyor ki "Düzelince söyle." Çocuk diyor ki "Düzeldi." "Tamam, bırakın." diyor.

O çocuk kimdir biliyor musunuz? O çocuk eleştiridir, o çocuk muhalefettir, muhalefet. Yani "Ustalık eserim, kalfalık eserim, çıraklık eserim." diyen, o 1500'lü yıllarda yaşayan Mimar Sinan için o çocuk bir eleştiridir yani çok küçük bir eleştiridir ama eleştiridir. Yani, bir çocuğun eleştirisine bile katlanabilen Mimar Sinan ama muhalefetin eleştirisine, kendisiyle aynı konumda olan milletvekillerine, ana muhalefet partisine, muhalefet partilerine katlanamayan bir iktidar. Bu şuna benzer… Bu tartışma aslında ideolojik bir tartışma, yüzyıllık bir tartışma. Yarım yamalak özümserseniz bir kültürü, bir ideolojiyi, bir düşünceyi, yarım yamalak algılarsanız işte böyle olur. Sizin yarım yamalak demokrasi bilginizle de bugün burada yasa yapıyoruz.

Madem bu kadar önemliydi neden Komisyon Başkanı burada yok? Yurt dışındayken imza atmasını biliyor ama Komisyon Başkanı bugün burada yok.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Muharrem Bey, Komisyon Başkanı, Başkan Vekili burada, Sözcü orada.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Yani siz bir çocuğun muhalefetine bile, bir çocuğun eleştirisine bile katlanabilen bir geleneğin insanları olduğunuzu söylüyorsunuz da bu "temel yasa" kavramı neden? Muhalefete beş dakikalık süre neden? Söz kesmek neden? Kanun hükmünde kararname neden?

Sayın Elitaş, "twitter"dan mesajlar okudun. E, bize de mesajlar geliyor, hiç okumuyoruz. Bir tanesini okuyayım. Diyor ki: "Mücahitler müteahhit oldu, sonra her şeye müsait oldu." Buna benzer on tane mesaj var, "twitter" mesajlarına geçmeyelim isterseniz. 
KAMER GENÇ (Tunceli) - Kimi kastediyor, kimi?

MUHARREM İNCE (Devamla) - Mesela "Gömleklerini değiştirdiler ama kafa aynı kafa." diyor. Buna benzer pek çok mesaj geliyor. Bunları hiç okumayalım isterseniz.

Şimdi, madem buradan yetki alıyorsunuz ben Sayın Bakana şunu söylemek istiyorum:

1) Sözleşmeli öğretmenler üç senedir kadro bekliyor. Bu yetki kanunu ile sözleşmeli öğretmenlere kadro verecek misiniz?

2) İthal öğretmen istihdamını bu yetki kanunuyla mı çözeceksiniz?

"Eşit işe eşit ücret" ilkesini bu yetki kanunuyla mı gerçekleştireceksiniz?

Kurumlar arasındaki ücret dengesizliğini bu yetki kanunuyla mı çözeceksiniz?

Görevden alınma işlemlerine karşı dava açan bürokratların sicil puanlarını düşürmek, onları süründürmek, sürgün etmek, yargı kararlarını uygulamamak gibi yöntemleri bu yetki kanunuyla yasal hâle mi getireceksiniz?

Başbakana bir defaya mahsus atama yetkisi mi vereceksiniz TÜBİTAK'ta yaptığınız gibi?

Başbakan tarafından tesis edilen işlemlere karşı dava açan kamu görevlileri için özel bir düzenleme yapacak mısınız?

Çakılı kadro ile sözleşmeli çalışan sağlık personelinin sorunlarını bu kanunla mı çözeceksiniz?

Bakınız, bu kürsülerden eski Millî Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceğinin sözünü verdi, Sayın Nimet Çubukçu verdi. Siz Meclisi baypas ederek, yasamayı devre dışı bırakarak Bakanlar Kuruluna madem böyle bir yetkiyi veriyorsunuz, parmak kaldırmanıza da nasıl olsa gerek yok artık, hadi o verdiğiniz sözü tutun, o sözleşmeli öğretmenleri bu yetki kanunuyla kadroya geçirin, o atanamamış 300 bin öğretmenin derdine çare olun.

Bu yetki kanunu ne işe yarayacak? Yani siz ballı maaşlı çocuklarınıza yaptığınız -bazılarınızın çocuklarınıza yaptığınız- kıyakları kimlere yapacaksınız bu yetki kanunuyla? Bunu atanamamış öğretmenlere yapın diyorum, yüce Meclise saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim…

MUHARREM İNCE (Yalova) - Sayın Başkan…
BAŞKAN - Sayın İnce, buyurun efendim.
MUHARREM İNCE (Yalova) - Sayın Başkan, Sayın Milletvekilinin bir düzeltme yapması lazım.
BAŞKAN - Ne gibi?
MUHARREM İNCE (Yalova) - Biz yasamanın bir üyesiyiz. Yürütmenin başı Sayın Cumhurbaşkanıdır, yürütmenin siyasi kanadının başı ise Başbakandır. Milletvekili başbakanın milletvekili olmaz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - "Yol arkadaşı" dedi.
MUHARREM İNCE (Yalova) - Yol arkadaşı olabilir, Başbakanın milletvekili olamaz. Genel başkanların milletvekili değiliz biz. Biz milletin milletvekiliyiz, biz milletin vekiliyiz. Anayasa'nın 80'inci maddesi "Milletvekili kendisini seçenlerin ya da seçildiği bölgenin değil, bütün milletin temsilcisidir." der. Biz milletin temsilcisiyiz. Yani ne genel başkanların milletvekiliyiz ne de Başbakanın milletvekiliyiz. Bunu düzeltmesi lazım. Yasamaya saygısızlık yapmıştır, yasamayı yürütmenin emrine sokmuştur.
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın İnce

 

 



milletinvekili mubuyuk

Haberi Sosyal Medyada Paylaş :

farkyalovada.com Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2007 @ Türkiyemix Şehir Portalı