Ruhunu Kaybeden Yalova....

Bir yaz sezonunu daha kapattık. Oysa geçmiş yıllarda yazın gelmesini sabırsızlıkla beklerdik. Tatil için değil elbette; Yalova’nın yazlıkçı dostlarıyla yeniden buluşmak için. Bugünün kuşağı Yalova’nın yazlıkçılarını pek tanımaz. Hatta “yazlıkçı” deyiminin ne anlama geldiğini bile çoğu kişi bilmez.

Oysa Yalova’nın yakın tarihinde yazlıkçılar, Yalova ve Yalovalılar için çok önemli bir olguydu. O dönemlerde yaz sezonu öncesinde Yalova insanını tatlı bir heyecan sarardı. Herkes, yazlıkçı dostlarına kavuşacağı günleri iple çekerdi.

Yalovalı esnaf da sezon öncesinde işyerlerini elden geçirir, bakımını yapar, çay bahçelerini temizler, tahta sandalyelerini boyar, çevredeki çınar ağaçlarını ve duvarları kireçle badana yaparak yazlıkçı dostlarını beklerdi.

Yalova’da Yaşamak Bir Ayrıcalıktı…

Yalova’da yaşamak, Yalova’da yazlık sahibi olmak, o yıllarda gerçekten bir ayrıcalıktı.Yalova’da yazlık sahibi olmak, toplumun her kesiminden insan için önemli bir hayaldi. Türkiye’nin seçkin isimlerinin en büyük arzularından biri de Yalova’da bir ev ya da yazlık sahibi olmaktı. Yalova-Çiftlikköy bölgesi öylesine ün yapmıştı ki dönemin Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı Vekili İhsan Sabri Çağlayangil, haftanın önemli bir bölümünü Çiftlikköy’deki yazlığında geçirirdi. Önemli konuklarını evinin bahçesinde ağırlar, Türk siyasi hayatının önemli isimleri de zaman zaman burada bir araya gelirdi. Ve hatta o dönemler, Bakanlar Kurulu Termal Otel’de bir araya gelirdi. 

Yalova’nın Eski Yazlıkçı Dostları…

Yalova’da o yıllarda güçlü bir sahiplenme duygusu vardı. Kent bilinci de bugüne kıyasla çok daha güçlüydü. Kaldırımlarda tek bir izmarit bulmak bile mümkün değildi. Yalova, adeta topyekûn yazı ve yazlıkçı dostlarını karşılamaya hazırlanırdı.Yalova insanı yazlıkçılara o denli bağlıydı ki yaz sezonunun sonunda birbirlerinden ayrılırken geride hüzün gözyaşları ve unutulmaz dostluklar bırakırlardı.

Yazlıkçı Dostlarımızdan Çok Şey Öğrendik…

İşte bizim kuşağımız, Yalova’nın yazlıkçılarını hiç unutmadı. Elbette Yalova’nın yazlıkçıları da Yalova’yı ve Yalovalıları unutmadı. Yazlıkçı dostlarımız sayesinde Yalova o dönemlerde kendisine farklı bir kimlik de kazandırmıştı. Onlarla çok sayıda dostluk ve gönül bağı kurduk. Bizim kuşağımızdan birçok kişi sevgilisini, hatta eşini yazlıkçılar arasından buldu. Çünkü Yalova’nın yazlıkçıları gerçekten bambaşkaydı.

Sevgi ve Hoşgörünün Kasabasıydı Yalova…

Hoşgörülü, sevecen ve paylaşmayı bilen insanlardık.Yazlıkçı dostlarımızın Yalova’nın sosyal yaşamının zenginleşmesinden kültürel birikimin artmasına kadar birçok alanda önemli katkıları oldu.Ama her şeyden önemlisi, bizlere iyi bir dost, iyi bir arkadaş ve sırdaş oldular. Çoğumuz paylaşmayı, dayanışmayı ve birlikte yaşamayı onlardan öğrendik. Gidenlerin yerini sonradan gelenler dolduramadı. Bugün ise hoşgörü ve sevginin yerini, birbirine kuşkuyla bakan ve adeta linç etmeye hazır bakışlar dolduruyor Yalova sokaklarını.

Siteler, Yalova İçin Lokomotifti…

Özellikle Yalova sahillerinde bulunan yazlık siteler, Yalova için çok önemliydi.Farklı yerlerden gelirdik. Farklı ekonomik ve kültürel yapılardan insanlardık. Ama bütün farklılıklarımıza rağmen yazlıkçı dostlarımızla aynı sofrada oturur, kimi zaman birlikte ağlar, kimi zaman birlikte sevinç naraları atardık. Onlar kendilerini hep birer Yalovalı olarak tanımlardı.Hatta zaman zaman kendilerine “yazlıkçı” denilmesine tepki gösterir, “Biz artık Yalovalıyız” diyerek kendilerini ısrarla Yalovalı olarak tanımlarlardı.Yalova’da bir Yalovalı gibi yaşamaya özen gösterirlerdi.Sadece Yalova ekonomisine değil, sosyal yaşamına da önemli katkılar sağladılar.

Yazlıkçılar, Yalovalıları Kıskanırdı…

Çınarcık’ın henüz yeni keşfedildiği dönemlerde, Çiftlikköy yolu üzerinde kurulan onlarca sitede binlerce insan yılın önemli bir bölümünü Yalova’da geçirirdi. Yalova esnafıyla dost olurlar, alışverişlerini büyük ölçüde Yalova’dan yapar, kentin ekonomik hayatına katkıda bulunurlardı.Ama onların bizlere karşı bir de tatlı kıskançlığı vardı.Yazlıkçı dostlarımız, Yalova gibi güzel bir yerde yılın 365 günü yaşadığımız için bizlere gıpta ile bakarlardı.“Böyle güzel bir yerde her gün yaşamak ne büyük ayrıcalık” derlerdi.Biz ise bunun değerini belki de yeterince bilemezdik.

Yalova’da Yaz Sezonu Heyecanı Kalmadı…

Şimdi ise yaz sezonunun gelmesi de gitmesi de bizleri eskisi gibi heyecanlandırmıyor. Denizlerimizin doldurulduğu, kıyılarımızın arsızca işgal edildiği, yeşil alanlarımızın ve alım gücümüzün giderek azaldığı günümüz Yalova’sında insanları heyecanlandıran çok az şey kaldı. 2026 Yalova’sında yazın gidişi yada gelişi artık eski anlamını taşımıyor. Bir zamanlar yaz sezonunun başlamasıyla birlikte bütün kentin yüzü değişirdi. Esnaf hazırlanır, çay bahçeleri temizlenir, sahiller hareketlenir, dostlar birbirine kavuşurdu.

Şimdi ise yaz sezonunun gelişi sadece dondurmacıları ve kaldırım işgalcilerini ilgilendiriyor. Ne yazık ki Yalova’nın eski yazları, eski yazlıkçıları ve o güzel dostlukları artık sadece hafızalarımızda kaldı.

Ve galiba en büyük kaybımız da bu…

Yalova’nın yazını değil, Yalova’nın ruhunu giderek  kaybediyoruz.

 

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!